brunoBEN BU LAKABI SONUNA KADAR HAKETTİM ABİ-8

“Ben bu lakabı sonuna kadar hakettim abi” adlı yazı dizimizin bugün ki kahramanı MİÇO Müjdat YETKİNER.
Fenerbahçe futbol tarihinin iki Müjdat Yetkiner’inden yaşça küçük olanı.
80’li yıllarda oynamış, göbekli olanı ve hatta hatta bıyıklı olanı.
Göbeğinden ayrı bir paragrafda bahsetmek gerek. Hatırladığım en göbekli futbolcudur.
O meşhur göbeği sarı-laci çubukluyu gerim gerim gerdirirdi.
Altyapısından çıktığı kulüpte uzun yıllar kalmayı başardı.

mico1Önce forvet arkasıydı, sonra baktılar ki Müjdat’ta bir 10 numara yeteneği yok, defansif orta saha olarak oynamaya başladı.
Veselinoviç zamanında”süpürücü libero”olarak geri dörtlünün en arkasında yer buldu ve daha sonra da bir maçta kaleye bile geçmek zorunda kaldı.
Nerden nereye di mi?
Nedense bana bu hikaye hiç yabancı gelmedi. Sanıyorum Mehmet Topuz’a da bir yerlerden tanıdık gelmiştir.
Penaltı kurtardığı maçtan başlayalım anlatmaya.
O maç bir Sakaryaspor maçıydı. Ne şekilde Fenerbahçe kalecisiz kaldı da Müjdat kaleye geçmek zorunda kaldı onu maalesef anımsamıyorum.
Sadece hatırımda kalan penaltı vuruşundan önce iki elini yana açıp oyuncu henüz topa vurmadan 5-6 adım öne çıkması ve sağ tarafına gelen topu uzaklaştırması.
Böyle penaltı olmaz tabii. Hakem de haklı olarak penaltıyı tekrar ettirdi.
Maalesef çizgide penaltı karşılamaya çalışan göbekli abimiz ikinci atışta topu kalesinde görmüştü ama olsundu; ne de olsa ilkini kurtarmıştı.
mico10Müjdat’ın Fenerbahçeliliğine laf söyletmem ben arkadaş.
Hele hele Müjdat’ın sahada sarf etmiş olduğu enerjiye asla laf ettirmem.
Canını dişine takar, sahada terini son damlasına kadar akıtırdı.
Adeta bir gemideki MİÇO gibi en çalışkanıydı takımın.
Öyle tahmin ediyorum ki. MİÇO lakabı da ordan gelmekte.
Libero oynasın diye ne oyuncular geldi. Müjdat hala sahadaydı ama.
Kimse onu çubuklusundan ayıramadı.
Jacolcewıcz geldi, Soczynsky sonra. Bi ara Tanjga var, bir ara rahmetli Wisnievski, bir ara da Doğu Alman ajanı olduğu sonradan ispat olunan kazma Wagenhaus.
Hiç biri kesemedi Müjdat Abi’mizi. Çünkü yüreğiyle oynardı Müjdat.
16 senede 763 maç takıma hizmet etmiş olmak da her baba yiğidin harcı değil. Bunu da kimse gözden kaçırmasın!
mico2Fenerbahçe futbol takımımın her dönem en az bir dayı’sı olmuştur.
Müjdat Abi’miz de onlardan biriydi.
Bi kavga mı var, bi haksızlık mı var, taa gerilerden gelerek olaya el koyardı.
Samsunspor o yıllar Fenerbahçe’nin başına bela olmuştu. Üst üste farklı yenilgiler alıyordu Fenerbahçe Samsunspor karşısında.
Tanju da Samsunspor forması giyiyor o aralar.
Kupa’da Fener ve Samsun eşleşti. İlk maçı hatırlamıyorum sanıyorum Fener’in en az iki farkla kazanması lazım.
1-0 Fener önde ve bastırıyor. Derken maçın son dakikalarında Tanju Kadıköy’de attı golü. Maç berabere bitti,Fener elendi.
Samsunspor’lu oyuncuların çoğu uyanık. Bitiş düdüğüyle beraber soyunma odasına doğru bir Ersun Yanal deparı attılar.
Sahada kalan bir kaç oyuncuda  sevinç gösterilerini abartınca ortalık karıştı.
Dedim ya; Fener’in illa en az bir dayısı vardır sahada!!!
O dönemde sürüsüne bereket.
Başta Müjdat ve Abdülkerim, yanında Stoper Hasan çaldılar sopayı Samsun’lu oyunculara.
Müjdat Abi 4 ay sahalardan men cezası almıştı Abdülkerim’le beraber.
Ama öyle böyle çalmamışlar sopayı. Hiç abartmıyorum.
Bir arada hatırlayamadığım bir nedenden MİÇO kadro dışı bırakılmıştı.
Bir baktık ki, Müjdat’ın resmi spor sayfasının yarısını kaplamış.
Kadro dışı kaldı, şimdi taksicilik yapıyor gibisinden bir de başlık atmışlar.
Müjdat Abi, direksiyonda. Yanında sarı, firma baskılı toz bezi.
Sonradan anlaşıldı ki, Müjdat’ın taksicilik falan yaptığı yok.
O taksiler zaten Müjdat’ın. Medya kendince sansasyonel bi haber yapmış.
mico4Müjdat Abi’nin bir de kaleci Schumacher’in gözünü moratması hadisesi vardır. Onu da atlamak olmaz.
İnternette konuyla ilgili bir röportajına rastladım; olduğu gibi aktarıyorum:
5-0 öndeyiz maçın son dakikaları, Arap İsmail penaltı yaptı. Schumacher ile de aramız çok iyiydi. Ortak bir dil bilmemize rağmen vücut diliyle çok güzel anlaşırdık. O penaltıdan golü yiyince elimle ‘nasıl koydular ama’ gibi bir hareket yaptım, bu çıldırdı. Ne var sanki 5-0 öndeyiz sonuçta. Neyse maç 5-1 bitti. Sonra soyunma odasında boynuma sarıldı, yumruk yumruğa giriştik, gözü morardı. Sonra araya girdiler barıştırmak için. Bir çiçek yaptırdık evine gittik özür dilemeye. Sarışın bir arkadaştı, mor göz sarı saç, “bana sarı-lacivertin ne demek olduğunu öğrettin” dedi gülerek. Çok olgun bir arkadaştı.”
Futbolu Fenerbahçe’de bırakırken jübilesinde sahaya helikopterle inmesi de apayrı bir sansasyon yaratmıştı.
Daha sonra da antrenörlük yaptığını duyduk.
mico3Sapına kadar Fenerbahçeli, göbekli, bıyıklı, sahaya yüreğin nasıl koyulduğunu, Fenerbahçe formasının ne kadar kıymetli olduğunu dönemin yeni futbolcularına öğreten Müjdat’ı gerçekten çok özledim ben.
Fenerbahçe Spor Kulübü’nün de yönetici olarak da futbolcu olarak da Müjdat gibilere her zaman ihtiyacının olduğunu düşünüyorum.
Ve burdan kendisine kucak dolusu sevgiler gönderiyorum.

bruno.monte@abcspor.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz