https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

MESSI’NİN INTER MIAMI, MLS VE AMERİKA ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Okunması Gerekenler

Messi’ nin Inter Miami, MLS ve Amerika      üzerindeki etkisi

Lionel Messi’nin transferi, Şimdiden Inter Miami, MLS ve Amerikan futbolu (Soccer) üzerinde büyük bir etkiye sahip olacak gibi. David Beckham ve ortakları, 2018 yılının ocak ayında MLS’in 25. franchise takımını alır almaz, LA Galaxy’deki oyuncu olarak lige devrim getiren adam, Lionel Messi’nin Instagram hesabında paylaştığı bir video mesajını paylaştı.

Kim bilir, belki birkaç yıl içinde beni ararsın diyerek yeni projeden dolayı Beckham’ı tebrik etmisti.

Altı yıl sonra Messi’nin video mesajı gerçekleşti ve Suudi Arabistan ve Barcelona’dan gelen tekliflere rağmen Inter Miami’ye imza atacağını duyurdu.

Işin başka boyutu, Messi gibi bir dünya yıldızını Amerika’ya getirmek için dostça bir davetten çok daha fazlası gerekiyordu. Miami ve MLS, son dünya kupası şampiyonu icin büyük bir servet harcadı. Messi’nin raporlara göre MLS ve Apple’ın yayın ortaklığından ve ligin en eski sponsorlarından Adidas’tan bir pay alacağı söyleniyor. Şüphesiz, Messi MLS’in gelmiş geçmiş ve hatta gelecek 10 yıl için en yüksek ücretli oyuncusu olacak.

Yeni yeni ögrendiklerimize göre Messi’nin Miami’ye transfer sureci bir cok dram ve belirsizlikle doluymus. Geçtiğimiz altı yıl boyunca, Miami’nin sahipleri Messi ye duyduklari ilgiyi  hiç gizlememisler ve aradaki iliskiyi ve ilgiyi hep sıcak tutmuşlardı. 2021’de Inter Miami’nin ortak sahibi Jorge Mas, The Athletic’e şunları söyluyordu: “David ve ben, Miami için dönüşüme yol açacak bir şey yapmak için çok sıkı çalışıyoruz. Bunu sadece Miami için değil, aynı zamanda tüm Ligde de dönüşüme yol açacak bir şey olarak görüyorum.” 

Aslına bakılırsa MLS genelinde, tüm kurmaylar da aynı düşüncedeydi. Ligin komisyoneri Don Garber, Mart ayında ligin, nesilde bir gelen bir yetenek olan Messi’yi çekmek için yaratıcı olmaya ve her turlu limitleri zorlamaya hazır olduğunu söylemişti.

Elbette Miami Messi ile ilgilenen tek takım değildi. Paris St-Germain de Messi’yi elde tutmak için kendi girişimlerini yaptı. Barcelona da teklif sundu. MLS anlaşmasına yönelik en büyük tehdit, Suudi Arabistan takımı Al-Hilal’den yılda 400 milyon dolarlık teklifti.

Sonunda Messi MLS’yi seçti ve Inter Miami’ye katılmaya karar verdi.

Messi’nin Amerika’ya gelişi, yaşı ve kariyeri belirli bir yere ulaşmış süperstar futbolcuların varlıklarıyla Amerikan futbolu (Soccer) nu ilerletme trendinin en son örneğidir. Bu trend, 1970’lerde Pele ile başladı ve 2000’lerde Beckham ile devam etti.

Su ana kadar Amerikan futbol tarihinde hiçbir oyuncu, Pele’nin bu ülkeye kattığı kadar etki yaratamadı. Brezilyalı efsane, 1975 yılında kurulan Kuzey Amerika Futbol Ligi’ndeki New York Cosmos takımına katıldı. Medya imparatorluğu Warner Communications’ın gücüyle desteklenen Cosmos, Amerikan tarihinde hiçbir futbol kulübünün başaramadığı bir şeyi gerçekleştirmeyi amaçlıyordu: futbolu Amerika’da gerçekten ve derinden ilgi çekici hale getirmek. Kısa bir süre için, başarılı olabilecekleri görünüyordu.

Pele’nin sadece Cosmos’taki varlığı bile yatırımcılara anında büyük geri dönüşler sağladı: kulübün ortalama seyirci sayısı 1975 yılında 3.500’den, 1977 sezonundan ayrıldığında 45.000’e kadar yükseldi. Cosmos, Pele’yi izlemek için Giants Stadyumu’na üç kez 70.000’den fazla seyirci çekti ki, bu o zamanlar icin benzersiz bir başarıydı. Perspektif olarak söylemek gerekirse, Pele’nin Cosmos’un bir maç için çektiği seyirci sayısı, ligdeki birçok takimin sezon boyu sayısından çok fazlaydı.

Pele’nin Cosmos’taki varlığı, George Best, Johan Cruyff, Franz Beckenbauer ve Gerd Muller gibi oyunun devleri de dahil olmak üzere diğer devleri Kuzey Amerika Futbol Ligi’ne çekti. Maalesef Pele’nin Cosmos üzerindeki bu büyük etkisine rağmen, NASL (North American Soccer League) Pele sonrası varlığını koruyamadı. Onun varlığıyla tetiklenen artan harcamalar bir bakıma ligin 1984’te yok olmasına katkıda bulundu bile diyebiliriz.

Konuya orta ve uzun vadede baktığımızda aslında Bir bakıma Pele planı işe yaradı. NASL çöktüğünde, Pele’yi üç yıl boyunca Amerika’da izleyen çocuklar, Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk büyük futbolcu nesli oldu. Onlar, 1990 Dünya Kupası’na katılmayı başaran ve Amerika’da popülaritesi hızla artan bir milli takımın temelini attı.

Beckham’ın Amerika’daki etkisi, Pele’ninkinden farklı olmakla birlikte, MLS için de büyük bir etki yarattı. 2007 yılında Los Angeles Galaxy’ye transfer olduğunda, Beckham, Amerikan futbolunu küresel bir marka haline getirme potansiyeline sahipti. Birçok futbol otoritesi, Beckham’ın üst düzey futbol kariyeri ve dünya çapındaki ünü sayesinde Amerika’nın futbol sahnesini dönüştürebileceğine inanıyordu.

Beckham, 2007 yılında MLS’e geldiğinde, lige yeni küresel süperstarlarını kullanma konusunda NASL’ye göre daha iyi donanımlıydı. O sezon MLS, 1996’daki açılış sezonuna göre sadece üç takım daha fazla olmak üzere 13 takıma sahipti ve ortalama lig genelindeki seyirci sayısı 16.770 idi (toplamda üç milyondan fazla).

2023 yılında, MLS, St. Louis City SC gibi yeni ekipler de dahil olmak üzere 29 takıma sahip olup, San Diego’da 30. bir takımın yolda olduğu bir konuma ulaşmıştır. Bu büyük büyüme büyük ölçüde Beckham’a atfedilmektedir.

MLS komiseri Don Garber, Kasım 2007’de New York Times’a verdiği bir röportajda, Şüphesiz MLS, tarihinde herhangi bir dönemde daha fazla küresel farkındalığa sahip ve David sayesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde daha fazla meşruiyete sahip” dedi. “İşimizin her ölçüsü onun sayesinde büyüdü. Los Angeles Galaxy’nin Beckham formalarından 300.000’den fazla sattık ve bu, 2006’da satılan Galaxy formalarının 700 katıydı. Genel olarak satışlar iki veya üç kat arttı. Uluslararası televizyon satışları neredeyse hiç yoktan 150’den fazla ülkeye dağıtıma çıktı.” 

Beckham’ın MLS’ye gelişi, ligin profiline katkı sağlayarak ve yeni yatırımcıları cezbederek ticari bir başarı oldu. Onun etkisi saha dışına da uzandı; Inter Miami CF’nin orta sahibi oldu ve kulübün kurulmasında önemli bir rol oynadı. Ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki genç futbolun gelişiminde de etkisi büyük oldu; Los Angeles’ta David Beckham Akademisi’ni kurarak genç oyunculara koçluk ve eğitim imkanı sundu.

Şimdi, Messi’nin gelişiyle Amerikan futbol sahası bir kez daha yeni bir dönüşüme doğru ilerliyor. Bu küresel futbol ikonlarının Amerika Birleşik Devletleri’ndeki etkisi, sadece saha performanslarıyla sınırlı kalmıyor. Onların varlığı, ülkede futbolun profilini yükseltmeye, yeni hayranlar, sponsorlar ve yatırımlar çekmeye ve sporun tüm seviyelerinde büyümeyi hızlandırmaya yardımcı oluyor.

Messi’nin MLS’deki varlığı, Pele ve Beckham’dan önceki dönemlere kıyasla, ligin genel katılımı, uluslararası tanınırlık, ürün satışları ve diğer yetenekli oyuncuların çekilmesi konusunda, ligin su andaki güçlü durumu göz önüne alındığında daha büyük bir etkiye sahip olacaktır. Futbol tarihinin beklide en büyük oyuncusu olarak kabul edilen bir adamı izlemek için herhangi bir MLS stadyumunun boş kalması düşünülemez bile. Hatta MLS kulüpleri, küçük kapasiteli stadyumlarında talebe uygun olarak koltuk fiyatlarını yükselteceklerdir.

PSG’nin Messi’nin Paris’te bulunduğu süre boyunca bildirdiği rakamlar bir gösterge olabilirse, Inter Miami Amerikan sporlarının en popüler markaları arasında yer alacaktır. Marca sporun bir raporuna göre, PSG, Messi’nin transferinden bir yıl sonra 700 milyon avro gelir elde etmiştir. Ayrıca imaj hakları ve maç günü satışlarında da büyük artışlar gözlemlenmiştir. Temmuz 2021’de Arjantin’den Diario Ole, Messi’nin Fransa’ya gelmesinden bu yana sadece Real Madrid’in daha fazla forma sattığını açıkladı ve satılan PSG formalarının %60’ının Messi’ye ait olduğunu belirtti.

Sosyal medyada, PSG inanılmaz bir şekilde takipçi sayısını artırdı. Messi’nin imzalanmasından sonra PSG, sosyal medya platformlarında 5,6 milyon takipçi kazandı ve o zamandan beri takipçi sayısını 15 milyon artırdı. PSG ayrıca Instagram’da en çok takip edilen Fransız şirketi haline geldi. Messi’nin kişisel Instagram takipçi sayısı 468 milyon olup, LeBron James’in 154 milyon ve Tom Brady’nin 14 milyon takipçisinden çok daha fazladır.

Messi’nin ayrılışı marka üzerinde de anında negatif etki yarattı: PSG, geri dönemeyeceği anlaşıldıktan sonra Instagram’da tam 2 milyon takipçi kaybetti.

Messi bir pazarlamacının hayali. Sadece Inter Miami ve MLS’in marka değerini önemli ölçüde değiştirmekle kalmayacaktır. Bununla birlikte Messi, Özellikle Kuzey Amerika’nın 2026 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmaya hazırlandığı ve ABD’li şirketlerin oyuna daha önce hiç olmadığı kadar fazla para dökecek olmaları dikkate alındığında, kendi kişisel gelirlerini de kat ve kat arttıracaktır. Kuzey Amerika’nın 2026 ev sahipliği teklifini hazırlayan grup, 48 takımlı yeni genişletilmiş etkinliğin FIFA’ya 14 milyar dolar gelir sağlayacağını tahmin ediyor – 1994’teki Amerika’da düzenlenen son Dünya Kupası’nda elde edilen 235 milyon dolarlık gelire kıyasla korkunç bir artış.

ABD’de önemli bir varlık kurarak, Messi sponsorluk gelirlerinde daha da büyük bir odak noktası haline gelmeye aday görünüyor. Belki bir gün Beckham’ın izinden giderek kendisi de bir MLS kulübüne sahip olabilir – The Athletic gazetesinin haberine göre, MLS ve Inter Miami’nin Messi’ye tekliflerinin, ligden ayrıldıktan sonra veya futbolcu olarak emekli olduktan sonra bir MLS takımının bir kısmını satın alma seçeneğini içerdiği de dedikodular arasında.

MLS, 2023’ün Apple ile devrim niteliğinde bir 10 yıllık yayın anlaşmasının başlangıcını işaret ediyor. Ligin tüm maçları MLS Season Pass adlı bir yayın hizmetinde Apple TV+ içinde yayınlanıyor.

MLS’nin 2.5 milyar dolarlık Apple anlaşmasının temeli, abonelik satışlarına dayanıyor. Messi bu anlaşma gereği abonelik gelirlerinin bir parçasında hak sahibi olacak. Apple, bu yıl MLS envanterinin %40’ını internet bağlantısı olan herkese ücretsiz olarak sundu, ancak MLS maçlarının yaklaşık %60’ı sadece Season Pass aboneleri için mevcut.

Messi’nin varlığıyla birlikte, bu yıl Inter Miami MLS Kupasını kaldırabilir mi? Las Vegas yani bahisçiler muhtemelen evet diyecek, ancak gerçekçi cevap bana göre hayır.

Inter Miami’ye yönelik bu yılki MLS yapılandırma ve kontrat sorumlulukları devam etmekte. MLS kupasını kazanacak Böyle bir oyuncu ve teknik yapılanması, en erken 2024-2025’e kadar pek mümkün görünmüyor.

Bu sezon Inter Miami için kötü geçiyor. Kendi konferanslarında son sırada ve Playoff sıralamasından 7 puan gerideler. Messi nin gelişiyle MLS’de her konferansta dokuz takımın play-off’a girdiği bir ligde, Inter’ın işleri düzeltebileceği kesinlikle mümkün. Ancak, yine MLS gibi bir ligde, bir NBA süperstarının yapabileceği gibi tek bir oyuncunun takım kalitesi olmadan ligi domine etme ihtimali pek yüksek değildir. Ama yine de unutmayalım “Messi is Messi”! 

Messi, eminim ki MLS’de sahaya ilk çıktığı andan itibaren büyük bir etkiye sahip olacak, ancak tek başına takımı şampiyon yapabilecek kadar büyük bir etkisi olmayacaktır. Başarılı olmak için Inter Miami’nin Messi’nin varlığını iyi bir şekilde değerlendirmesi, takımın genel yapılandırmasını iyileştirmesi ve takımdaki diğer yetenekli oyuncularla birlikte çalışması gerekecektir.

mail: ozkan.temur@abcspor.com

twitter: @oz_temur

 

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Son Haberler

YAZ KIZIM

Bazen kaybettim sanırsın ama çok şey kazanmışsındır. Bazen gömüldüm sanırsın ama ekilmişsindir, yeniden filizleneceksindir. Bazen kazandım sanırsın ama kaybetmişsindir. 10 kişiyle kazanılan...

Benzer Konular