https://secureservercdn.net/45.40.150.47/48c.6e4.myftpupload.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

KONSANTRASYON

Okunması Gerekenler

POZİTİF

POZİTİF Geçen hafta iç sahada Kayseri maçında oynanan güzel futbol gollerle karşılık bulamayınca 2 puan bırakılmıştı. Ancak Fatih Terim; "Böyle...

BİR ÖNEMLİ DEPLASMAN GALİBİYETİ DAHA

Galatasaray, Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin haftasında Çaykur Rizespor deplasmanına, iki senedir kabuslar gördüğü deplasmana gitti. İlk yarıya geçen hafta da olduğu gibi...

İSPANYOL DÖRTLEMESİ

İSPANYOL DÖRTLEMESİ Fenerbahçe Beko yazılarıma yaklaşık bir aydır ara vermiştim çünkü öyle bir viraja giriliyordu ki savrulma, devrilme yaşamadan çıkmak...

alp-eralpŞimdi herkes diyecek ki: ”Devre arası Emenike çıktı,takım düzeldi”. Ben buna katılmıyorum. Emenike kötü müydü? Evet, hem kötü hem de isteksizdi ama tüm takım kafası başka yerde kalmış gibi oynuyordu ilk yarı. Dolayısıyla tüm suçu Emenike’nin üstüne yıkmak çok gerçekçi olmaz. Haa, bana kalsa Ocak’ta, hazır piyasası da varken, yaşı da 29’a gelmişken hemen satarım, eğer şimdi satmazsan sonra Guiza gibi elinde kalır ama bu gece özelinde ilk 45 dakikadaki uyurgezer futbolun tüm sorumluluğunu ona yıkmam.

 

fb-zorya-2Belli ki bir konsantrasyon eksikliği olmuş takımda. İster derbi galibiyetinin zafer sarhoşluğu deyin, ister Manchester United zaferinin getirdiği aşırı özgüven, ya da tüm bunların sonucunda ortaya çıkan rakibi küçümseme, her ne olursa olsun ilk yarıda oynadığımız futbol için ”oyuncular %100’lerini sahaya yansıttılar, müthiş mücadele ettiler, rakibe nefes aldımadılar” gibi şeyler söylememiz mümkün değil. Allah’tan Zorya etkili geldiği dakikalarda bitirici vuruş konusunda sıkıntılar yaşadı. Eğer geriye düşseydik rakibi açmakta oldukça zorlanabilirdik.

 

İkinci yarıya Stoch’u alarak girdik. Belli ki soyunma odasında Obradovic’vari bir fırça da gelmiş, bu takımı kendine getirmiş. Daha iştahlı çıktı çocuklar sahaya. Stoch ta doğrusu hem oyuna hareket getirdi hem de kendine has jeneriklik gollerinden biriyle kilidi açan çilingir oldu. Oyunun zora girdiği ,pozisyon bulmakta zorlanıldığı maçlarda bazen duran toplar bazen de uzaktan şutlar sonuca götürür. Bu gece de bir uzaktan şut bir de duran toptan gelen kafa golüyle işi bitirdi Fenerbahçe.

 

fb-zorya-4İlk devrenin durgunlarından Topal ikinci yarı fabrika ayarlarına dönüp etkili oldu, Jozef çıkışını sürdürdü, Kjaer-Skrtel ikilisi yeni efsane stoperler olma yolunda kaldıkları yerden devam ettiler, Alper belli ki hocanın güvenini kazandıkça daha da etkili olacak, son kaçırdığı gol önemli değil, 90.dakikada maç 2-0 ‘ken o deparı atıp oraya gelmesi gol kadar değerli. Advocaat’ın Van Persie’yi oynatmayıp daha zorlu geçecek Rize maçına saklaması da güzel.

 

Advocaat demişken, sezon başında dudak bükeni çoktu. Öyle ya adam resmen yarı emekli bir pozisyonda milli takıma danışmanlık yapıyordu. Ama bu onun futbol bilgisini, tecrübesini değiştirmiyor işte. Sezon başından beri maç içinde yaptığı oyuncu değişikliklerinin hemen hepsi son derece yerinde. Oyunu seyretmekle yetinmiyor, müdahele ediyor, gerektiğinde riske giriyor, gerektiğindeyse oyunu rölantiye alma amacıyla değişiklikler yapıyor ama mutlaka bir dokunuşta bulunuyor.

 

fb-zorya-3Buna ters bir örnek vereyim. Geçen sezonki hocamız Pereira sezonun son resmi maçı olan, çok önemli Galatasaray’la Federasyon Kupası finalinde maç başında mağlup duruma düştükten sonra şu değişikliklere gitti. İlk devre ayağına top değmeyen, yani topla buluşturamadığımız santrafor Van Persie’yi oyundan çıkarıp, yerine bir başka santrafor Fernandao’yu aldı. Daha sonra o gün sağaçık oynayan Alper’i çıkarıp,bir başka sağaçık, 4 aydır sakat olan Markoviç’i oyuna soktu. Ve son olarak ta maçın sonlarında artık tüm riskleri alarak (!) sağbek Şener’i çıkartıp, diğer sağbek Gökhan Gönül’ü sahaya sürdü. Bu örnek sonrasında herhalde hoca farkıyla ne kastettiğimi daha iyi anlamışsınızdır.

 

Fenerbahçe’nin bu sezon için en büyük artılarından biri Advocaat ve ekibi gibi duruyor olsa da en büyük dezavantajı bir türlü çözülemeyen boş tribünler sorunu. Manchester United maçında doluya yakın, Galatasaray maçındaki full tribünler aldatıcı oldu. Sorunlar çözüldü zannedildi ama bugün aslında hala çözüme çok uzak olduğumuz anlaşıldı. Tabii ki hafta arası maçın 7’de oynanması seyirci sayısını olumsuz etkilemiştir ancak bu sıkıntının devam ettiği gerçeğini değiştirmez. Beşiktaş maçı sonrası tekrar Anadolu takımlarıyla oynanacak maçlarda dolu tribünlere her şeyden daha fazla ihtiyaç duyulacaktır. Futbolcular zaman zaman konsantrasyon kaybına uğrasa da yönetimin en önemli konsantrasyonu bu problemin çözümü olmalıdır. Şampiyonluk yolunda önümüzdeki en büyük engel ”boş tribün” sorunsalıdır.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: alp.eralp@abcspor.com

twitter: @alperalp72

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerikDEJA VU
Sonraki İçerikÇİĞDEM CEYLAN İLE SÜPER LİGE DAİR

Son Haberler

POZİTİF

POZİTİF Geçen hafta iç sahada Kayseri maçında oynanan güzel futbol gollerle karşılık bulamayınca 2 puan bırakılmıştı. Ancak Fatih Terim; "Böyle...

BİR ÖNEMLİ DEPLASMAN GALİBİYETİ DAHA

Galatasaray, Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin haftasında Çaykur Rizespor deplasmanına, iki senedir kabuslar gördüğü deplasmana gitti. İlk yarıya geçen hafta da olduğu gibi çok hızlı başladı. Yere düşen...

İSPANYOL DÖRTLEMESİ

İSPANYOL DÖRTLEMESİ Fenerbahçe Beko yazılarıma yaklaşık bir aydır ara vermiştim çünkü öyle bir viraja giriliyordu ki savrulma, devrilme yaşamadan çıkmak bir yana verilecek reaksiyonun boyutunu...

SOCRATES VE RAI KARDEŞLER

Socrates ve Rai Kardeşler Kardeş futbolcularda bir kural vardır, ister istemez, bir kardeşin kariyeri diğerini az da olsa geride bırakır. Michael Laudrup, Brian’ın; Karl Heinz...

UKRAYNA FUTBOLU

UKRAYNA FUTBOLU… Bir hafta önceki yazımda Ukrayna’nın SSCB’yi omuzlarında taşıdığı yılları Dinamo Kiev, Blokhin ve Lobanovski üzerinden incelemiştim. Bu haftaki yazımda SSCB’nin dağılmasından sonra kurulan...

Benzer Konular