Futbol dünyasında transfer denildiğinde akla genellikle menajerler, kulüp başkanları ve milyonlarca sterlin gelir. Ama 1990’ların ortasında İngiltere’de yaşanan bir transfer hikayesi, bu kavramı bambaşka bir noktaya taşıdı.
Çünkü hikayenin merkezinde sıradan bir futbol yöneticisi yoktu.
Karren Brady: Ve sattığı futbolcu, kendi kocasıydı!
Üstelik bunu bir değil, iki kez yaptı.
Bugün Karren Brady’yi İngiliz futbolunun en tanınmış yöneticilerinden biri olarak biliyoruz.
Ancak Birmingham City’nin başına geçtiği dönem, futbol dünyasında kadın yöneticilerin sayısı yok denecek kadar azdı. Brady, henüz 23 yaşındayken Birmingham City’nin genel müdürü oldu.
Ve kısa süre içerisinde iş hayatıyla özel hayatı birbirine karışacaktı. Çünkü kulübün golcülerinden biriyle yakınlaşmıştı.
Adı: Paul Peschisolido.
Kanadalı forvet Paul Peschisolido, Birmingham City formasıyla oynadığı dönemde takımın önemli gol kaynaklarından biriydi.
1992-93 sezonunda 7 gol attı. Bir sonraki sezon ise 9 golle takımın en skorer oyuncusu oldu. Ancak Birmingham’ın küme düşmesiyle birlikte kulübün mali şartları değişti. Ve Peschisolido da satılabilir oyuncular listesinin başına geldi.
İşin ilginç tarafı şuydu: Oyuncuyu satacak kişi, aynı zamanda onunla romantik ilişki yaşayan Karren Brady’ydi!.
1994 yazında Peschisolido, Birmingham’dan Stoke City’ye yaklaşık 400 bin sterlin karşılığında gönderildi yani satıldı. Fakat hikaye burada bitmedi. Çünkü birkaç ay sonra çok daha garip bir şey olacaktı.
1995’te evlendiler
Artık durum şöyleydi: Bir tarafta Birmingham City’nin yöneticisi. Diğer tarafta profesyonel futbolcu.
Fakat Brady’nin yaklaşımı oldukça netti: iş başka, ev başka.
Ancak Birmingham’ın Peschisolido ile işi henüz bitmemişti. 1996 yılına gelindiğinde Birmingham City, Peschisolido’yu yeniden kadrosuna kattı.
Ve işte futbol tarihinin en tuhaf transfer hikayelerinden biri burada doğdu: Karren Brady, daha önce sattığı adamı geri aldı. Üstelik adam artık sadece eski futbolcusu değil: Kocasıydı.
Fakat bu dönüş de uzun sürmedi. Peschisolido’nun Birmingham’a dönüşünden kısa süre sonra kulüp onu yeniden satış listesine koydu.
Kulüp birkaç yeni oyuncu almayı planlıyordu, ancak bütçe sınırlıydı ve Birmingham’ın takımını yeniden inşa etmeden önce satış yapması gerekiyordu. Bunlar arasında Birmingham kadrosundaki en değerli varlık kocasıydı. Kocası, kulüp için ve futbol ligi genelinde kendini kanıtlamış bir Kanadalı milli oyuncusuydu.
Bu nedenle, o dönemde çiftin ilk çocuğunu bekliyor olmasına rağmen, Brady kocasını 550 bin sterlin karşılığında West Bromwich Albion’a sattı.
Bir başka deyişle: Kocasını sattı. Ve bundan para kazandı!
“Husband For Sale” başlığı ile İngiliz basını bu hikayeyi doğal olarak kaçırmadı.
The Independent’ın 1997 tarihli haberinin başlığı bile olayı özetliyordu: “A husband who’s really worth his weight in gold.”
Brady netti: Kim olduğunuz önemli değil. Takımın çıkarı neyse onu yaparım!.
Futbol gerçekten bazen senaristlerin bile yazamayacağı hikayeler üretiyor.
“Kocasını satan kadın yönetici” hikayesi eğlenceli olsa da, aslında çok daha büyük bir kariyerin yalnızca en sıra dışı bölümü.
Transfer piyasasında futbolcu: futbolcudur.
Ne kadar sevdiğiniz… Ne kadar gol attığı… Hatta kocanız olup olmadığı bile bazen ikinci plandadır.
Bir kadın yönetici, kendi kocasını futbolcu olarak iki kez sattı.
Ve en güzeli? Kocası hala onunla evli!
