KALİTELİ YAŞAM, KALİTELİ FUTBOL

Okunması Gerekenler

*MİA SAN HÖNESS

18 yaşındaki Uli Höness 1970 yılında doğduğu şehrin takımı 1846 Ulm'dan Bayern Münih' e transfer olur. Bir temmuz sabahı,...

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı...

brunoCebimizdeki paranın miktarı sahip olduğumuz şeylerin kalitesini belirler. Oturduğumuz evden, altımızdaki arabaya, kolumuzdaki saatten, cebimizdeki telefona kadar bu böyle ama cebimizdeki paranın miktarı maalesef yaşam kalitemizi belirlemez çünkü yaşam kalitesininin belirleyicisi, yaşamımızdaki insanların kalitesidir. Sohbet ettiğimiz, yerine göre geyik yaptığımız, dertleştiğimiz, fikir aldığımız insanların kalitesi ne kadar yüksekse, yaşam kalitemiz de o nispette iyileşir. Kulüp kasasındaki paranın miktarı da futbol takımının oyuncu kalitesini belirler ama her zaman futbolun seyir zevkini ve kalitesini belirleyemez.

Sahadaki oynanan oyundan zevk alamıyorsa, ne starı, ne şöhreti deyip geçer taraftar ve “milyarlık eşekler diye” basar gamatayı, yüksek maliyetler yüksek risk getirdiğinden çuvalla dolar da heba olabilir ama kalite de kalitedir nihayetinde, bir şekilde mutlaka faydasını görürsün. Mesela Nani ve Podolski sahada isteneni veremiyormuş gibi duruyor, hele Podolski sahada kayboluyor ama bir anda sahne alıyorlar, tabelayı değiştiriyorlar. Özellikle Nani inanılmaz puanlar aldı. Fenerbahçe futbol kalitesi düşük bir takım görüntüsü verse de, puan kaybına ramak kasla da, kaliteli ayakları bir şekilde Fener’i ipten alıyor, ne güzel. Peki nereye kadar alır; tartışılır. Öte yandan bir diğer kaliteli ayak, yılın transferi Robin Van Persie ise ilk onbire dahi giremiyor, Fernandao da oyundan alınırken sitem ediyor, sırf ismi yüzünden bu adamı oynatıyorlar, ne güzel oynuyordum diyor. Kaliteli ayaklardan kurulmuş, hayal kırıklığı yaratmış takımlar var, kaliteli ayaklarla hayran bırakan takımlar da var, sırf kaliteli ayakların yarattığı farkla, iyi oynamadığı halde ipi göğüsleyen takımlar da var.

Nedir bunun ortası ? Sisteme göre oyuncu transferi. Sıfırdan takım kurmak zorunda kaldıysan da belirli bir sisteme ve oynadığın lige uygun oyuncu transferleri yapacaksın. Tabii ki hiç bir zaman sıfırdan takım kurmak zorunda kalma, her yıl 3-4 takviye yap. RVP’nin hayal kırıklığı yaratmasının temel iki sebebi var; mevcut oyun sisteminde santrforlar zaten az top alıyor ve RVP de Fernandao’ya göre bu lige biraz kibar kalıyor. RVP’yi aldıysan da ona göre sistem kuracaksın. Şimdi sen orta sahada biraz daha çabuk oynasan, dikine oynasan RVP biraz daha boş kalsa, birebir kalsa klasını konuşturur ama Fenerbahçe’nin hocasında böyle bir çaba yok. “Yok ben böyle iyiyim, nasıl olsa üç puanı alıyorum, Fernandao da yeter” diyor. Yeter mi ? Yetmez abi, idare eder, kör topal. Fernandao’nun kapasitesi belli, kalitesi de ama oyunu ona göre şekillendirirsen RVP seni uçurur. Formayı dağıtırken hak edene verelim elbet ama kalite ve kalibreyi de es geçmemek lazım. Pereira bu kadronun hakkını veremiyor. Daha doğrusu kalitenin hakkını veremiyor. Onun bu durumdan bir şikayeti yok, halinden memnun ama biz bu filmi gördük. Geçen yıl ilk yarıyı lider bitirmiştik, böyle nereye kadar dedik, olan oldu. Nani, “bi sopalan dövemedikleri kaldı” diye tweet atmış ya ? Daha hiç bir şey görmedi. Fenerbahçe’yi Manchester belledi, Türkiye’yi de ingıltere. Yok öyle futbolun adaleti falan. İngiltere’de meyve veren ağaca bakım yaparlar, budarlar, örnek gösterirler, burada taşlarlar, sahibi görmeden dibine tuz ruhu dökerler, fırsatını bulurlarsa da keserler.

Burada başarılı olan kıskanılır. Burada gerçekten çok iyi olacaksın, kıskananaları “sopalan sen döveceksin”. Fenerbahçe Gençler deplasmanına gidiyor, gençlerin hocası diyor ki; “Arkadaşlar, korkmayın. Çok yavaş oynuyorlar. Nani’ye top aldırmayın, alanı iyi daraltın, pozisyon üretemiyorlar zaten. Ceza yayı civarında frikik imkanı tanımayın, ön liberolara basın, isimlere kanmayın, bi cacık yok bunlarda. İşte bunu dedirtmeyeceksin, puan alma inancını sileceksin akıllardan. Kümede kalma hesabını, koparacağım dediği bir puan hesabını başka maça saklasın. İşte biz bunu beceremiyoruz. 1-0 ilk galibiyetlerle, kısır pozisyonlu maçlarla umut veriyoruz. Puan cetveli aldarmasın, ligin ikinci yarısı bambaşka maçlara sahne oluyor. 3 derbi içeride oynarsın, şampiyonluk verirsin. Pereira ile ilgili ne hayaller kurmuştuk; Son haftalardaki görüntüsü savunma futbolu. Başarı gelir mi, bu kadroyla gelmezse ayıp ama o ayıbı bize bu kafa yaşatabilir. Tek avantajımız zor pozisyon veren bir takım olmamız ve kalite farkımız.

Pereira’nın bir Mourinho olmadığını biliyorduk; olsaydı duyardık zaten. Hayaller en azından Ersun Yanal futboluydu. seyretmeden, maç yazısı yazarım: Düüüt….zzzzzz.. Gol…zzzzz.. Düüüt !! Oyunu domine eden, rakibi gol manyağı yapan bir Fenerbahçe’yi izleme umudum hala devam ediyor; Aziz Başkan mutlaka el atacaktır, umutla bekliyoruz, Pereira’ya da desteğimiz sene sonuna kadar devam ediyor.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail : bruno.monte@abcspor.com

twitter : @BrunoMonte1907

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

*MİA SAN HÖNESS

18 yaşındaki Uli Höness 1970 yılında doğduğu şehrin takımı 1846 Ulm'dan Bayern Münih' e transfer olur. Bir temmuz sabahı,...

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay Kerimoğlu transfer olunca daha da...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı Jailson, Gustavo ve Ozan ile...

ERROR BULUT

ERROR BULUT Yüz güzelliği mi iç güzelliği mi meselesiyle uzaktan- yakından bir alakası yok ama "boyu mu, işlevi mi" meselesini çok andıran bir sorunsal daha...

AYAN, PİNHAN VESAİRE

AYAN, PİNHAN VESAİRE “Reklam, talep yaratma sanatıdır.” American Marketing Association (AMA) reklamı bu sözlerle tanımlar. Reklam ve genel olarak pazarlamayı ele aldığınızda en kısa ve en efektif...

Benzer Konular