https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

KADIKÖY’ÜN SPOR HAFIZASI, BİR NESLİN BULUŞMA NOKTASI: CAFERAĞA SPOR SALONU

Okunması Gerekenler

Bugünkü yazı konumuz Kadıköy ve semtin basketbol mabedi…

50 yaş üstü sporseverler için basketbol dendiğinde akla Spor Sergi gelir. Anadolu Yakası dendiğinde de, Sakız Sokaktaki emektar mekan; Caferağa Spor Salonu.

Önce adliye, sonra harabe

Bugün spor salonunun ve Barış Manço Kültür Merkezi’nin bulunduğu alanda 1930’larda Kadıköy Adliyesi vardı. 1950’lerde çıkan büyük yangın binayı kullanılmaz hale getirdi. Yıllarca boş kalan arazi, Kadıköylüler için “Adliye Arsası” olarak anıldı.

Balıkçı Yalçın diye nam salmış mahallenin bitirimlerinden biri öncülük etti. Çocukları, gençleri toparladı, kolları sıvadı ve elbirliğiyle yıkıntıyı temizlediler mahalleli ile arsayı. Semt, bir top sahası kazanmış oldu.

Mahalle futbolunun kalbi

Akşamları projektörler altında 6’şar kişilik maçlar oynanıyor, yaz turnuvaları düzenleniyordu. Dönemin ünlü futbolcuları (Ogünler, Cemiller) bile bu mahalle turnuvalarına katılıyordu. Kadıköylüler için burası sadece bir saha değil, mahallenin buluşma noktasıydı.

Nizamı futbol alanından küçüktü ama memlekette gece maçı oynanan statların parmakla sayıldığı 60’lı, 70’lı yılların yaz akşamlarında Kadıköy’ün en cazip köşelerinden biriydi Adliye Sahası.

Beş iş insanının projesi

Az bilinen bir ayrıntı ise spor salonunun tamamen kamu yatırımıyla yapılmamış olması.

1980’lerin ortasında, Anavatan Partisi Özal iktidarında Fenerbahçe camiasından Ali Dinçkök, Mete Has, Abdullah Acar, Tanju Zarbun ve Mesut Dizdar, Kadıköy Belediyesi’nin desteğiyle bu arsaya modern bir spor salonu yapılmasını sağladı.

Yaklaşık 18 ay süren inşaatın ardından Caferağa Spor Salonu 1986’da hizmete açıldı. Bir süre sonra tesis belediyeye devredildi.

Efsane Caferağa sosislisi

Caferağa denince eski müdavimlerin aklına ilk gelen şey basketboldan önce büfedeki sosislidir. Salonun büfesi yıllar içinde öyle meşhur oldu ki, birçok kişi maçtan çok sosisliyi konuşur hale geldi. Bugün bile eski sporcular ve taraftarlar için Caferağa’nın en güçlü nostaljik simgelerinden biri de bu büfedir.

Arsadan sahaya geçişte başrolü oynayan Yalçın Abi ya da nüfus kağıdındaki adıyla söylersek Yalçın Uçmak, dönemin Kadıköy Belediye Başkanı Osman Hızlan tarafından salonun büfesinin işletmesi verildi. ‘Balıkçı Yalçın’ böylece ‘Büfeci Yalçın’ oldu.

Sonrasında dillere destan olacak, maç izlemek için kapıdan giren her meraklının ısırmadan edemeyeceği sosisli sandviç de böyle doğdu. Kendi kadar meşhur sosislisi (şu an Ataşehir-Ülker Arena’da devam ediyor).

Salon yalnızca basketbola ev sahipliği yapmadı.

Voleybol, hentbol, judo, güreş, boks organizasyonlarının yanı sıra konserler, kongreler ve kültürel etkinlikler de burada gerçekleştirildi. Caferağa, uzun yıllar Kadıköy’ün çok amaçlı yaşam merkezlerinden biri oldu.

Mahalle maçları, toz kalkmasın diye devre aralarında sulanan toprak saha, duvarların üzerine dizilip seyre duran futbol meraklıları tarih olmuştu belki ama spor tutkusu artık basketbol, voleybol maçlarında, güreş, judo ve boks turnuvalarında devam edecekti!.

Toplantılar, kongreler, halk konserleri de cabası… Caferağa çatısı altında hayranlarıyla buluşan, şarkılarını onlarla birlikte söyleyen pek çok sanatçı, konserler bile oldu yıllar içinde…

Basketbolun gizli akademisi

Kadıköy’ün göbeğinde olması, Fenerbahçe’ye yakınlığı Caferağa’nın sarı-lacivertli kulübün yuvası gibi görülmesine yol açtı. Ancak okul maçları programında, yoğun altyapı faaliyetleri takviminde de bu tesisin hatırı sayılır bir yeri vardı. Bir gün bile boş kalmıyordu. Özellikle Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı, Ataşehir’deki salona taşındığı 2012’ye kadar!

Türkiye’de profesyonel basketbol oynamış çok sayıda sporcu, çocuk yaşta ilk resmi maçını Caferağa’da oynadı. İstanbul’daki okul sporları, altyapı ligleri ve amatör organizasyonların önemli bölümü yıllarca burada düzenlendi. Birçok basketbolcu için “Caferağa’da oynamadan büyümek” neredeyse mümkün değildi.

İlk Önemli Maç Tofaş ve Meşhur Virtus Bologna Maçı.

Arşivin tozlu sayfalarında bir gezintiye çıkınca Caferağa Spor Salonu’nda ilk önemli randevunun 31 Ekim 1987’deki Fenerbahçe-Tofaş karşılaşması olduğunu görüyoruz.

Caferağa’ya konuk olan takımlar içinde en şöhretlisi, o zamanlar Kinder sponsorluğunda oynayan Virtus Bologna’ydı. 1998’de Euroleague şampiyonluğuna ulaşan Bologna takımı, 1999-2000 sezonunda Saporta Kupası’nda ilk turda Fenerbahçe ile aynı gruba düşmüştü. Ettore Messina yönetimindeki kadroda Predrag DanIlovic, Antoine Rigaudeau, Saulius Stombergas, yok yok!. 19 Ekim 1999 tarihi de, Caferağa’nın CV’sine efsane Kinder Bologna’yı konuk ettiği gün olarak yazıldı.

Bir Salonun Ötesinde

Bugün Kadıköy sokaklarında yürürken birçok kişi bu binanın bulunduğu yerde bir zamanlar önce adliye, sonra mahalle futbol sahası olduğunu bilmiyor bile. Oysa Caferağa’nın hikayesi, sadece bir spor salonunun değil; Kadıköy’ün spor kültürünün ve mahalle yaşamının da hikayesi!

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Son Haberler

BUZ ÜSTÜNDE SAVAŞ: GÖKYÜZÜNDE BİNLERCE KİLOMETRE, 11 AYRI SAAT DİLİMİ

Rsuya devasa bir ülke. Bir ucundan diğer ucu arasındaki mesafe yaklaşık 9000 km! Batı ucu: Baltık Denizi çevresi / Kaliningrad...

Benzer Konular