https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

JUDAS, POACHER, RAUMDEUTER, GAZUMP, BISCOTTO, YOYO CLUB, TINPOT, FLAT-TRACK BULLY

Okunması Gerekenler

Futbol literatürü, taktiksel analizlerin ötesinde argodan tarihsel kırılma noktalarına uzanan son derece zengin bir jargon barındırıyor.

Saha içinde ve transfer piyasasında sıkça kullanılan ancak popüler kültürün gölgesinde kalmış, argodan tarihsel olaylara uzanan bu renkli dilin az bilinen yönlerini keşfediyoruz.

Judas (Hain): İncil’de Hz. İsa’ya ihanet eden Havari “Yahuda”dan (Judas) gelir. Futbolda ezeli rakibe transfer olarak kendi kulüp taraftarına “ihanet eden” oyuncuları tanımlamak için kullanılır.

En ikonik örneği, 2000 yılında Barcelona’dan doğrudan Real Madrid’e geçen ve Camp Nou’ya çıktığında sahaya domuz kafası fırlatılan Luis Figo’dur. (İngiltere’deki en bilinen örneği ise Tottenham’dan Arsenal’e geçen Sol Campbell’dır).

Poacher (Ceza Sahası Hırsızı): Kökeni “kaçak avcı” anlamına gelir. Oyuncunun oyun kurulumu, pres veya pas trafiğiyle hiç ilgilenmeyip sahanın kuytu yerlerinde (çoğunlukla defans hattının arkasında veya altıpas çevresinde) “pusuda beklemesini” ifade eder.

Tek işi sıçrayan veya dönen sahipsiz toplara tek dokunuşla gol atmaktır (Örn: Filippo Inzaghi, Ruud van Nistelrooy).

Raumdeuter (Saha Kaşifi / Alan Yorumcusu): Almanca kökenli, taktik literatürüne Thomas Müller ile girmiş özel bir rol. Belirli bir mevkisi yoktur; ne tam bir kanat ne de tam bir 10 numaradır.

Tek yeteneği, rakip savunmanın anlık bıraktığı “alansal boşlukları” (Raum) önceden sezip oralara sızmaktır.

Gazump (Araya Girip Elinden Çalmak): Yiddiş (Aşkenaz Yahudice) kökenli bir emlak argosuyken İngiliz futbol kültürüne evrilmiştir. Bir kulübün, başka bir takımla sağlık kontrolü veya imza aşamasına gelmiş bir oyuncuyu, son dakikada daha yüksek bir teklif veya oyuncu maaşıyla masadan söküp alması olayıdır .

(Örn: 2013’te Tottenham için sağlık kontrolünden geçen Willian’ı Chelsea’nin son saniyede havalimanından dönüştürüp imzalatması).

Flat-track Bully (Zayıf Rakip Kabadayısı): Kökeni kriket sporuna dayanır; eğimsiz, pürüzsüz ve atıcıyı zorlamayan “düz sahalarda” kolayca sayı toplayan vuruculardan esinlenilmiştir.

Futbolda; ligin alt sırasındaki zayıf takımlara karşı hat-trick yapıp sov yapan, ancak şampiyonluk maçlarında veya Şampiyonlar Ligi gibi dev sahnelerde tamamen hayalete dönüşen oyuncu ya da takımları eleştirmek için kullanılan küçümseyici bir ifadedir.

Biscotto: İtalyanca “bisküvi” anlamına gelir. Futbolda iki takımın da işine gelen berabere kalma veya belirli bir skorla berabere bitirme konusunda zımnı (sessiz) bir anlaşma yapması durumudur.

Grubun son maçlarında 3. takımı elemek için kurgulanan “şike benzeri” dostane sonuçları tanımlar (Örn: Euro 2004’te Danimarka ve İsveç’in 2-2 berabere kalarak İtalya’yı elemesi).

Yoyo Club: Her sezon Süper Lig ile bir alt lig arasında gidip gelen, sürekli küme düşüp ertesi yıl tekrar üst lige çıkan istikrarsız kulüpler (Örn: Norwich City veya Fulham’ın yakın geçmişi).

Tinpot: İngiliz futbol argosunda vizyonsuz, küçük düşünen, organizasyonel olarak amatörce yönetilen kulüpler veya alt seviye önemsiz kupalar için kullanılan küçümseyici sıfat.

Son Haberler

HOLLYWOOD’DAN FLUSHING MEADOWS’A: THEA FRODIN

Film Setinden Amerika Açık Kortuna: Thea Frodin'in İnanılmaz Hikayesi Bazen tenis, kendi hikayesini yazıyor, hatta Hollywood'un bile yazamayacağı hikayeler çıkarıyor!. 2021...

Benzer Konular