https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

İNTERNETİN İLK KÜRESEL İKONU: ANNA KOURNIKOVA

Okunması Gerekenler

Rus kadın sporcular sadece saha içi başarıları değil, güzellikleri ile de oldukça popülerdir… Yelena Isinbayeva, Maria Sharapova, Alina Kabaeva, Ekaterina Gordeeva diye başlar, onlarca başka ikonik figürle devam ederiz.

Ancak bizim yazı konumuz başka biri. sonuçta bu saydığımız isimler kendi disiplinlerinde defalarca büyük şampiyonluklar, olimpiyatlar kazanmış, her anlamda global figürler ama Anna Kournikova değil!

Onu zirveye çıkartan şey başkaydı; 2000’lerin başında internette “en fazla arananlar” listesinde ilk 20 içinde olan —yanlış anlaşılmasın; sporcu hatta insan değil, en fazla aranan ilk 20 şeyden biri— diye üstüne basarak bir daha belirtelim!

Kariyeri boyunca tenisten sadece 3,5 milyon dolar civarı bir gelir elde eden, ama sadece o senelerde her yıl 12-13 milyon dolar sponsor ve reklam geliri olan birinden bahsediyoruz.

Anna 1981’de Moskova’da doğdu; gözlerini açtığında Sovyetler Birliği vardı. Küçük yaşta (10) Amerika’ya taşındı ve genç yaşta uluslararası sahnada adını duyurdu. Ancak profesyonel kariyeri, mesela selefi Sharapova’ya kıyasla oldukça kısa sürdü: 2003 yılında, daha 22 yaşındayken kortlara veda etti —ya da etmek zorunda kaldı!.

O’nun kariyerini kısa kılan faktörler arasında kronik bel ve sırt sakatlıkları, ayak ve bilek problemleri ve saha dışı popüler kültür figürü olarak yaratılan baskı yer alıyordu. Ancak kısa kariyerine rağmen, saha dışı etkisiyle bir medya ve popüler kültür ikonu haline geldi.

Belki çiftlerde kazandığı 2 grand slam şampiyonluğu var ama teklerde slam finali bile yok!..

Kısacası, saha dışındaki etkisi global popülerlik üzerine kurulu bir başarıydı. Kournikova’nın tekler kariyeri 1997 yazındaki yarı finalin ötesine bile geçemedi. Yani kortta başarı, şaşalı kariyer ve grand slam zaferleri arıyorsanız listeye girmez, ama medya, popülerlik ve global ikon arıyorsanız: kendi devrinin açık ara bayrak ismiydi tek kelimeyle…

** Tabii ki bunun nedenleri belliydi

Herkesce çok güzel bir yüzü ve fiziği olduğu su götürmez, ama 1990’ların sonunda internetin de gelişimiyle, pazarlama dünyasının tam da aradığı bir oluşumdu Anna…

Henüz 16 yaşında Wimbledon’da yarı finale çıktı diye bu sansasyonun normal olduğunu düşünmek naiflik olur. Kupayı kazanan Martina Hingis yalnızca birkaç ay büyüktü Rus güzelden. Kupayı o aldı, ama pastanın en güzel yeri hep Anna’ya gitti!

O kadar doğru bir zamanda doğru bir yerdeydi ki; pazarlamanın ve internetin çıkış zamanında, hem de reklam dünyasının kalbi olan Amerikan gücüyle rüzgarı tam gaz arkasına almıştı adeta… Vogue, Esquire, Sports Illustrated, Cosmopolitan gibi devasa dergilerin kapaklarında geziyor, adeta bir rockstar edasıyla spor dünyasını kasıp kavuruyordu.

Düşünün ki 2003’de tenisi bıraktı ama 2010’lara kadar, internette en çok aranan sporcular arasında podyum dışına çıkmadı.

Nasıl 1949’da “Gorgeous” Gussie Moran dantelli şortuyla tenisin ilk magazin ateşini yaktıysa, Anna Kournikova da 2000’lerin başında bu ateşi küresel bir yangına dönüştüren isimdi tek kelimeyle…

Spor endüstrisinin kadın sporculara nasıl yaklaşması gerektiğini tek başına değiştirdi. Tenis turnuvaları, onun katıldığı maçların biletlerini satmak için kortları büyütüyor, televizyon kanalları onu prime-time kuşağına koyuyordu.

Adidas, Omega, Lycos gibi dev markalar ona milyonluk sponsorluklar yağdırdı. öyle ki, spor basını sık sık şu ironik tartışmayı yapardı: “Anna turnuva kazanmıyor ama turnuvaların var olmasını sağlıyor.” Yani o, bugünkü sosyal medya influencer sporcularının ve pazarlama modelinin atasıydı!.

Magazin Baskısından Kaçış ve Gizli Hayat

Ya şimdi? Medyanın yarattığı o devasa balondan öylesine yorulmuştu ki, kortlardan koptuktan sonra neredeyse tamamen yer altına çekildi. Uzun yıllardır ünlü şarkıcı Enrique Iglesias ile birlikte ve çift, kameralardan uzak, sakin bir aile hayatı yaşıyor.

Özetle; daha 18’inde yokken magazin basınının ortasına fırlatılan o genç kız, 2015’lerle beraber medyanın gürültüsünden kaçarak adeta kendi huzurlu sığınağını inşa etti.

Anna Kournikova 21. yüzyılın ilk küresel internet ve medya ikonuydu. Sahadaki raketinden çok güzelliğiyle hatırlanması haksızlık gibi görünse de, spor endüstrisinin ekonomik motorunu dönüştüren en büyük devrimcilerden biri olduğu gerçeğini değiştirmez.

Gussie’nin dantelinden Anna’nın ekranlarına kadar uzanan bu yolculukta, kortların sadece bir spor alanı değil, aynı zamanda küresel arzunun ve popüler kültürün sahnesi olduğunu anlıyoruz; çünkü bazen oyunun kuralını yazanlar şampiyonlar değil, o oyunu yepyeni bir boyuta taşıyan efsanevi siluetlerdir!.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Son Haberler

KORTUN ARDINDAKİ SESSİZLİK: TENİS EFSANELERİNİN YALNIZ ÖLÜMÜ

Kadın tenisinin ilk efsaneleri yani o devirlerdeki pek çok öncüsü —Althea Gibson, Gussie Moran, Alice Marble ve Helen Wills...

Benzer Konular