Heidi olarak doğup büyüyen bir genç sporcu… Ve yıllar içinde Andreas’e dönüşen sıra dışı bir hayat hikayesi.
Heidi ya da son haliyle Andreas Krieger, Doğu Alman doping sisteminin en çarpıcı ve en çok konuşulan örneklerinden biri olarak kabul edilir!.
20 Temmuz 1965’te Heidi Krieger olarak dünyaya geldi. Sporla tanışması çok erken yaşlarda oldu. Henüz 14 yaşındayken Doğu Almanya’nın elit sporcular yetiştiren Çocuk ve Gençlik Spor Okulları’ndan (KJS) birine kabul edildi. Bu okullar, devletin yetenekli çocukları seçip profesyonel sporcu olarak yetiştirdiği yerlerdi.
Heidi de burada gösterdiği performansla dikkat çekti ve kısa süre içinde Doğu Almanya’nın en önemli kulüplerinden biri olan SC Dynamo Berlin’e alındı. Berlin Spor Forumu’nda son derece disiplinli ve sıkı bir sistem içinde antrenman yapmaya başladı.
Artık hedef açıktı: uluslararası arenada madalyalar kazanmak!
1986 yılında, Batı Almanya’nın Stuttgart kentinde düzenlenen Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda gülle atmada 21.10 metrelik derecesiyle altın madalya kazandı. O gün, kariyerinin zirvesiydi.
Ama madalyaların arkasında bambaşka bir hikaye vardı.
Genç yaşlarda, çoğu zaman tam olarak ne olduğunu bilmeden yüksek doz testosteron ve anabolik steroidler verildi. Düşünün ki daha 16 yaşına gelmeden, antrenörü tarafından aldığı vitaminlere ek olarak ilk doping ilacını “mavi hapları” verdi.
Ancak genç kız Heidi’nin bu hapların ne olduğundan haberi bile yoktu. Orijinal ambalajında olmayan haplar “destekleyici ilaç” olarak adlandırılıyordu. Bu ilaçların etkisi zamanla vücudunda ciddi değişimlere yol açtı; yüzünde bariz tüylenmeler başlamıştı. Sesi kalınlaştı, kas yapısı olağanüstü şekilde büyüdü ve hormonal dengesi ağır biçimde bozuldu.
Berlin Duvarı yıkılıp soğuk savaş sona erdiğinde Heidi Krieger hala yüksek performanslı bir sporcu olsa da, doping destekli antrenmanlardan dolayı tüm vücudunun harap olması nedeniyle sporu tamamen bırakmak zorunda kaldı.
Yıllar sonra Heidi Krieger, yaşadığı fiziksel ve psikolojik değişimlerin etkisiyle cinsiyet geçişi yaptı ve Andreas Krieger adını aldı.
Onun hayat hikayesi, bugün spor tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak anılan Doğu Alman doping sisteminin, sporcular üzerinde nasıl bir “devlet deneyine” dönüştüğünün en çarpıcı örneklerinden biri olarak, hala! anlatılıyor.
