GEÇMİŞ OLSUN

Okunması Gerekenler

HERŞEY YÖNETİM KADROLARININ YETKİNLİĞİ İLE BAŞLAR…

10 Ağustos tarihli yazımda “Herşey strateji ile başlar” demiştim ve konuyu açacağımı belirtmiştim. Evet, doğru herşey o stratejileri oluşturan...

YAĞIYOR MÜBAREK

Viyana bozgununun ardından uzun müddet Buda’yı savunmak zorunda kalan Abdurrahman Abdi Paşa savaşırken şehit düşüyor, şehit düştüğünde paşa tam...

HERŞEY STRATEJİ İLE BAŞLAR…

HERŞEY STRATEJİ İLE BAŞLAR… Değerli ABC SPOR okurları, Bu köşede güncel futbol olaylarını referans alarak futbol dünyasının tüm paydaşlarını kapsamlı olarak...

Kalecisi, defansı ve forveti olmadan bu haftaya giren Galatasaray ile Şampiyonluk yolunda en büyük adaylardan biri olan Başakşehir arasında belki de sezonun maçı diyebileceğimiz bir maç oynandı.

Lideri takibini sürdüren Trabzonsporun 2 puan kaybettiği, Avrupa kupalarına katılma mücadelesi veren Sivassporun 3 puan kaybettiği haftada çok önemli bir maçtı Sarı-Kırmızılılar için Başakşehir maçı. Eğer bu maç kazanılırsa Şampiyonluk yarışında tekrar ben de varım diyecek, haftaya da diğer şampiyonluk adayı Trabzonspor ile Türk Telekom stadında en zorlu sınavını verecekti.

Maç çok sakin başladı. Muslera, Luyindama, Marcao, Ahmet Çalık (iyi ki), Mariano, Adem Büyük, Falcao ve Andone’nin eksikliğinde Galatasaray rakibine çok temkinli olarak başladı. İlk 5-7 dakikada yoğun presle başlayan Başakşehir takımına karşı geriden kısa ve ayağa paslarla, uzun top yapmadan çıkan Galatasaray bir pozisyon hariç hatasız geçirdi ilk yarıyı. O pozisyonda da Okan ayağından sektirdiği topta son anda topa yetişip gol olmasıno engelledi ve sonrasında Robinho’nun şutunu da çok iyi çıkarttı.

Bu pozisyon haricinde Başakşehir’in etkili bir pozisyonu olmadı. Galatasaray’da ise her zaman görmeye alışık olduğumuz pas alışverişi çok üst düzeydeydi. Paslarla uç bölgeye kadar gelen Galatasaray’da sorun son toplara vuracak oyuncu eksikliğiydi. Ömer Bayram sol açıktan bindiriyor fakat sanki talimat gelmiş gibi hep sıfıra inip orta açmaya çalışıyor. Gözümde bir an İbrahim Üzülmez canlandı dersem yanlış söylemiş olmam. Sağ kanatta ise Galatasaray’a geldiğinden beri her daim takdir ve tebrik ettiğim, çok başarılı bulduğum Kuzeyin kralı Martin Linnes vardı. Bindirmeleri, içeri doğru topla driplingleri ile rakibini baya zorladı. Önünde Feghouli’nin oynaması da bir artı tabi.

Yine her hafta yazdığım gibi Bela bugün de -bence mecburen- oyundaydı. Yine kendi gölgesine çalım atmaya çalışan bir Belhanda izledik. Belhanda oyunda kaldığı sürelerde de Emre hiçbir varlık gösteremiyor diye düşünüyorum. Hakeme gelirsek ise ilk yarıda 2-3 tane pozisyonda kart vermesi gerekirken bunları es geçti. Özellikle Saracchi’nin rakibinin ayağına bastığı ve Ömer’in ayağına basılan pozisyonları es geçti Palabıyık.

İlk yarı aşırı seyir zevki olmayan fakat mücadelesi iyi bir yarı idi ve 0-0 sonuçlandı.

İkinci yarıya Demba Ba-Robinho değişikliği ile başlayan Başakşehir oyuna hızlı başladı. Nitekim bu hızlı oyunun meyvesini 51. dakikada Aleksic ile aldı. Golde sakatlanan Lemina’nın yerine pandemi sürecinden sonra başlayan ligde neden şans verilmediğini anlayamadığım ve çok güvendiğim Emin Bayram oyuna girdi. Girdikten sonra da defans daha derli toplu göründü. Skor avantajını yakalayan başakşehirde oyunu sık fauller yaparak soğutmaya çalıştı. Fakat kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan Sarı -kırmızılı takım rakibinin üstüne üstüne giderek pozisyonlar aradı ve o pozisyonlardan birinde Feghoulinin çok akıllı pasında -geçen hafta da atmıştı- Saracchi soldan içeri pasında Emre Akbaba ile beraberliği yakaladı.

Sonrasında baskısını sürdüren fakat son vuruşlarını ya da paslarını iyi değerlendiremeyen bir Galatasaray izledik. Son dakikalarda ise Seri’ye yapılan sert faulde Edin Visca ikinci sarıdan kırmızı kartı görerek takımını 10 kişi bıraktı. Bana göre o pozisyon direk kırmızı karttı fakat hakemin görüşü bu şekilde değildi. Rakip 10 kişi kaldıktan sonra daha fütursuzca saldıran Galatasaray’da kalesinde 2 tsne tehlikeli pozisyon gördü. Son dakikalarda Onyekuru’nun her zaman yaptığı gibi kalecinin gözüne nişanladığı top da gol olmayınca maç 1-1 lik skorla tamamlandı.

Galatasaray bu skordan sonra şampiyonluğa havlu attı diyebiliriz. Şampiyonluk şansı matematiksel olarak devam etse de rakiplerinin o kadar puan kaybedeceğini düşünmüyorum. Haftaya oynanacak Trabzonspor maçı şampiyonu büyük ihtimal belirleyecektir. Bugünden sonra Avrupa ligi için mücadele verilmesi gerekecek. Çünkü bu kadar eksikle Avrupa ligi bile garanti değil.

Kalın sağlıcakla.

mail: cevat.dil@abcspor.com

twitter: @cevatdil

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerikBİR GARİP MAÇ
Sonraki İçerikBU KADAR…

Son Haberler

HERŞEY YÖNETİM KADROLARININ YETKİNLİĞİ İLE BAŞLAR…

10 Ağustos tarihli yazımda “Herşey strateji ile başlar” demiştim ve konuyu açacağımı belirtmiştim. Evet, doğru herşey o stratejileri oluşturan...

YAĞIYOR MÜBAREK

Viyana bozgununun ardından uzun müddet Buda’yı savunmak zorunda kalan Abdurrahman Abdi Paşa savaşırken şehit düşüyor, şehit düştüğünde paşa tam 70 yaşında. Abdurrahman paşanın bu yiğitliğine...

HERŞEY STRATEJİ İLE BAŞLAR…

HERŞEY STRATEJİ İLE BAŞLAR… Değerli ABC SPOR okurları, Bu köşede güncel futbol olaylarını referans alarak futbol dünyasının tüm paydaşlarını kapsamlı olarak sizlerle incelemeye çalışacağım. Aslında konu...

PANDEMİ SONRASI İLK ŞAMPİYON FERRO

PANDEMİ SONRASI İLK ŞAMPİYON FERRO COVID-19 pandemisi nedeniyle dört aylık aranın ardından düzenlenen ilk turnuvada, Anett Kontaveit'i iki sette geçen Fransız Fiona Ferro şampiyonluğa ulaştı. WTA...

TEKMELİK

TEKMELİK “Onu iki kez uyardım, tekmeliğin dönmüş düzelt bak ayağın kırılır diye ama bana tekmeliğe bir türlü alışamadığını söyledi ve ertesi gün hastanede ziyarete gittim” 1992-93...

Benzer Konular