OZAN GULSENIÜlkemizde yetenekleri sınırlı olarak görülen Dirk Kuyt, dün (10.04.2015’te),  henüz Trabzon’daki suikast girişimi 1. “zafer” haftasını doldurmadan eski takımı Feyenoord’a sezon sonu geri döneceğini resmen açıkladı. Eminim bugünlerde birçok yorumcudan “yeteneği sınırlı ama”yla başlayan cümleler duyacağız hep beraber. Gelin yeteneği sınırlı Kuyt’ı biraz inceleyip, değerlendirelim…

KUYT 3Hollanda’da kişi başına düşen milli gelir (GDP per capita) yaklaşık 40.000$. Türkiye’de (hesaplama yönteminde soru işaretlerim olsa da) bunun dörtte biri. Bu, her Hollandalı’nın zengin olduğu anlamına gelmiyor tabi. Kuyt’ın ailesi de bu zenginlikten yeterince nasibini almayanlardan. Kuyt, 1980 doğumlu. Hollanda’nın bir balıkçı kasabasında dünyaya geldi.  Babası da geçimini balıkçılıktan sağlayan bir emekçi. Futbola 5 yaşında (yazıyla beş) Hollanda’nın yerel amatör takımlarından Quick Boys’ta başlayan Kuyt, 18 yaşında Utrecht tarafından transfer edildi.

Utrecht’te toplam 160 maçta 51 gol attı. Burada esas parladığı son sezonunda ise  20 gole imza attı ve Hollanda’da “altın ayakkabı ödülü”nü kazandı. Yine o sene, daha sonra transfer olacağı takım olan Feyenoord’u 4-1 yenerek Hollanda Kupası’nı kazandılar. Kuyt bu maçta utanmadan gideceği takıma bir de gol attı! Sezon sonu, Fenerbahçe’ye transfer olan Pierre Van Hooijdonk’un yerini doldurmaya Feyenoord’a sadece 1 milyon Euro’ya transfer oldu. Yeni şehri Rotterdam’dı.

KUYT 1Feyenord’ta (oynadığı her takımda olduğu gibi) taraftarın sevgilisi oldu. Yeteneği sınırlı Kuyt burada oynadığı 3 sezonda 101 maça çıktı ve 71 gol attı. Yani bir maça çıktığı zaman gol atma şansı 70% olan bir oyuncudan bahsediyoruz. İkinci sezonunda 29 golle Hollanda gol kralı oldu yeteneksiz çocuk. Bir sonraki sezon da 22 gol atarak Hollanda’da yılın futbolcusu seçildi.

2006’da Feyenoord’un diğer büyük yıldızı Salomon Kalou’yla beraber İngiltere’ye transfer oldu. Kalou’yla müthiş bir ikili olmuşlardı. Bir isimleri de vardı: “K’s”… Kuyt’ın özel ismi ise K2 idi…Sezon sonu Kalou mavilere (Chelsea), Kuyt ise kırmızılara (Liverpool) imza attı. 1 milyon Euro’ya geldiği takımından 10 milyon Euro’ya gitti. Tüm bunlar kulübün finansal durumunu düzeltmek adına yapıldı. Öyle ya orası Türkiye değil ve rakamlarla araları fena değil. Ama taraftar her yerde taraftar. Bu transfer sonrasında Feyenoord taraftarının tepkisi dinmek  bilmedi. Bu sürecin sonunda kulüp başkanı Van den Herik istifa etmek zorunda kaldı. Taraftar protestosu öyle şiddetli devam etti ki Nancy’ye karşı oynanan bir Avrupa kupası maçında taraftar olayları yüzünden kulüp ceza aldı.

KUYT 2Ve Kuyt’ın Liverpool günleri başladı. İlk sezonunda Şampiyonlar Ligi finali oynadı Liverpool’la. Milan’a 2-1 kaybettiler ve golü yeteneği sınırlı Kuyt attı… Bir sonraki sezon yine kritik gollerine devam etti. Özellikle Inter ve Chelsea’ye attığı kritik goller Liverpool taraftarı gözündeki yerini pekiştirdi. Toplam 6 sezon geçirdi Anfield’ta. 208 maça çıktı ve 51 gol attı bu efsane takım için. Liverpool günleri aslında yrı bir yazı konusu.

2012’nin güzel bir yaz günü Kuyt Fenerbahçe’ye transfer oldu. Menajerine gelen 14 teklif vardı. O Fenerbahçe’yi tercih etti. Çubukluyu seçtiği için şanslıydı Fenerbahçe taraftarları. Geldiğinde kulüp en güzel günlerini geçirmiyordu. 3 Temmuz’un travması yaşanırken, üstüne bir de 12 Mayıs’ta son maçta şampiyonluk kaçmış, taraftar gaza boğulmuştu. İşte böyle bir atmosferde geldi sarışın…

Kuzey Avrupalıları severler Kadıköy’de…Kennet Andersson, Brian Nielsen, Frank Pingel, Jes Hogh aklıma gelen örnekler. Bu oyuncuların ortak özellikleri disiplinleri, oyun zekaları ve takımları için gösterdikleri efor olmuştur.  Daha önce bir de 17 numaralı, Hollandalı sevgilileri olmuştu Pierre Van Hooijdonk adında. 7 yıl geçmişti ama kalplerdeydi hala. Kuyt bu sevgiyi boşa çıkarmadı.

fb kuyt gol 2Bir futbolcu için aranan özellikler nelerdir? Kime gerçekten yetenekli futbolcu deriz biz?  Topu kontrolü? Bitiricilik? Alan hakimiyeti? Hava hakimiyeti? Dayanıklılık? Hız? Top çalma? Pas kalitesi? Şut kalitesi? Çalışkanlık? Dünya futblunda bunlardan hepsinden maximum olana yetenekli futbolcu deniyor. Ülkemizde ise ve özellikle Fenerbahçe’de oynuyorsa, o futbolcuya yetenekli denmesinin kriteri belli. KPI (kritik performans anahtarı) tek… Ya Brezilya pasaportu taşıyacak ya da içine Brezilyalı kaçmış olacak. Dirk Kuyt tabi ki bu tarife hiçbir zaman uymadı.

Kuyt Fenerbahce vs Bursaspor3 yıl boyunca (şu ana kadar) 87 maçta forma giydi sarışın, 26 da gol attı (Tribünlerin sevgilisi büyük yetenek Moussa Sow’la aynı oran).Her golden sonra sıçradı, sağ elini yumruk yapıp kükredi bizim için. Onlarca assist yaptı. Birçok defa topu kendi kalesinden çıkardı. Mr Duracell diye boşuna çağırmıyorlardı onu. Hiç durmadı, yılmadı, koştu forması için. Herşey skor değildi onun hayat felsefesinde…Sayısız defa da düşen rakiplerini yerden kaldırdı. Her maç sonrası sonuç ne olursa olsun tribünlere saygı gösterip, onları selamladı. Ailesiyle örnek bir tablo sergiledi. Çoluk-çocuk basın toplantıları yaptı. Hayatta ahlak, dürüstlük, aile gibi daha önemli değerlerin de olduğunu bizlere gösterdi. Hem sahada hem hayatta nerede duracağını biliyordu çünkü…

Ona hep “sınırlı yeteneklerini çalışkanlığıyla kapayan” cümleleri layık görüldü. Bu kulübe gelmiş en yetenekli oyunculardan birini uğurluyoruz birkaç hafta içinde. Yolun açık olsun kuzeyli “sarışın”! Umarım seni bu kulüpte tekrar görürüz. Senin gibilere o kadar ihtiyaç var ki! O kadar esmeriz yani…

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

ozan.gulseni@abcspor.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz