BUNLAR GERÇEK: FUTBOL TARİHİNİN SENARYO GİBİ HİKAYELERİ
Futbol öyle bir oyun ki bazen sahada yaşananları bir senarist yazsa, “fazla abartmışsın” denir.
Bir teknik direktör gelir, takımını neredeyse küme düşürür. Bir futbolcu, kendisini başka bir oyuncunun akrabası olarak tanıtıp profesyonel sözleşme kapar.
Başka biri yıllarca futbolcu gibi yaşar ama mümkün olduğunca futbol oynamamayı başarır.
Ve bazı hikâyeler vardır ki, gerçekle kurgu arasındaki çizgiyi tamamen ortadan kaldırır.
İşte onlardan bazıları;
1. ALİ DIA: “GEORGE WEAH’IN KUZENİYİZ”
1996…
İngiltere Premier League’de Southampton’ın başında Graeme Souness vardır.
Takıma bir telefon gelir. Arayan kişi, FIFA Dünya Futbolcusu George Weah olduğunu ve Liberyalı bir genç futbolcunun Avrupa’da denenmesi gerektiğini söyler.
Oyuncunun adı: Ali Dia.
Söylenene göre Dia, George Weah’ın kuzenidir.
Ve Southampton yönetimi bu hikayeye inanır.
Dia ile sözleşme yapılır.
Ancak ortada küçük bir problem vardır: Telefonu açan kişi George Weah değildir.
Arayan kişi, Dia’nın üniversiteden arkadaşıdır.
Daha da kötüsü… Ali Dia’nın profesyonel futbol geçmişi neredeyse yoktur.
Ama hikaye burada bitmez. Southampton’da bir oyuncu sakatlanınca Dia yedek kulübesinden çıkar.
Ve…Premier League’de oyuna girer.
Yaklaşık 50 dakika sahada kalır. Sonra oyundan alınır.
Souness daha sonra Dia’nın performansından hiç memnun kalmadığını söyler.
Bir telefon şakasıyla başlayan hikaye, bir adamın Premier League’de forma giymesiyle sonuçlanmıştır.
Bugün futbol tarihinin en meşhur “nasıl oldu bu?” hikayelerinden biridir.
2. CARLOS KAISER: FUTBOLCU AMA FUTBOL OYNAMIYOR
Şimdi hikâyeyi bir seviye daha yukarı taşıyalım.
Carlos Henrique Raposo.
Lakabı: Carlos Kaiser.
Brezilyalı Kaiser, yaklaşık 20 yıl boyunca profesyonel futbolcu gibi yaşadı.
Botafogo. Flamengo. Vasco da Gama. Fluminense.
Pek çok önemli kulübün formasını giydi.
Fakat Kaiser’in bir problemi vardı: Futbol oynamak istemiyordu.
Hatta daha doğrusu, futbol oynayamadığı iddia ediliyordu.
Buna rağmen futbolcularla arkadaşlık kuruyor, yöneticilerle ilişkiler geliştiriyor, kulüplere transfer oluyor ve profesyonel futbolcu hayatı yaşıyordu.
Antrenmanlardan kaçmak için sakatlığını bahane ettiği, maç zamanı geldiğinde ise çeşitli yöntemlerle forma giymekten kurtulduğu anlatılır.
Kariyerinin önemli bölümünü böyle geçirdi.
Yani adamın yaptığı şey kabaca şuydu: Futbolcu ol.
Ama mümkün olduğunca futbol oynama. Ve bunu yıllarca sürdür.
Hikaye o kadar inanılmazdır ki sonunda hakkında belgesel çekilir: “Kaiser: The Greatest Footballer Never to Play Football.”
Bir düşünün: Bir insan futbolcu olmadan futbolcu gibi yaşamayı başarıyor!.
3. JIM FALLON: 50 MAÇ, 2 GALİBİYET
Şimdi İskoçya’ya gidiyoruz.
1872’de kurulan Dumbarton, İskoç futbolunun köklü kulüplerinden biridir.
1995 yılında takım ikinci ligden birinci lige yükselir.
Yeni sezona da oldukça iyi başlar: 2 maç, 2 galibiyet.
Ancak teknik direktör Murdo McLeod, Premier League’den gelen teklif üzerine kulüpten ayrılır. Dumbarton yönetimi ise yeni teknik direktör olarak…
Jim Fallon’u getirir. Ve işler bundan sonra inanılmaz bir şekilde tersine döner.
Fallon’un takımın başındaki ilk maçında Dumbarton 4-0 kaybeder.
Sonrasında düşüş devam eder.
Fallon yönetimindeki 34 lig maçında:
1 galibiyet
2 beraberlik
31 mağlubiyet.
Takım 94 gol yer ve sezon sonunda küme düşer.
Fakat kulüp Fallon’la devam etmeye karar verir.
Evet. Yanlış okumadınız.
Adam takımını küme düşürdü ve kulüp: “Bir sezon daha deneyelim.” dedi.
Üçüncü ligde işler yine düzelmez. Fallon ilk 12 maçta yalnızca bir galibiyet alabilir.
Sonunda görevden gönderilir.
Dumbarton’daki toplam bilançosu:
50 maç
2 galibiyet
6 beraberlik
42 mağlubiyet.
Yüzde 4’lük bir galibiyet oranı.
Ve bu daha hikayenin futbol kısmı. Fallon’un hayatında otomobiline yıldırım düşmesi, evinin yanması ve çeşitli talihsizliklerle ilgili başka hikayeler de anlatılır.
4. JOHN LAMBIE: “BEYNİ SARSILMIŞ MI? O ZAMAN GOL ATSIN!”
İskoç futbolunun teknik direktörlerinden John Lambie’nin adı da futbol tarihinin en meşhur teknik direktör anekdotlarından biriyle anılır.
Oyuncularından biri maç sırasında kafasına darbe alır. Doktor, oyuncunun ne olduğunu hatırlamadığını söyler.
Lambie’nin cevabı ise tarihe geçer: “Harika. Ona sahaya girip gol atmasını söyle.”
Hikayenin farklı versiyonları bulunsa da İskoç futbol kültüründe yıllardır anlatılan bu anekdot, eski futbol anlayışının ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.
Bugün bir futbolcunun beyin sarsıntısı şüphesi varsa oyuna devam etmesi düşünülemez bile.
O dönemin futbol mantığı ise biraz farklıydı: “Hatırlamıyor mu?” “Sorun değil. Gol atabiliyorsa yeter.”
5. GARRINCHA: FUTBOL OYNAMASI BİLE BEKLENMEYEN ADAM
Şimdi hikayenin komedi kısmından çıkıp mucize tarafına geçelim.
Brezilya’nın efsanesi Garrincha’nın çocukluğunda ciddi fiziksel problemleri vardı.
Bacaklarındaki deformasyonlar nedeniyle profesyonel futbol oynayamayacağı düşünülüyordu. Fakat Garrincha futbol oynadı.
Hem de öyle böyle değil. Brezilya ile Dünya Kupası kazandı. Rakiplerini defalarca çaresiz bıraktı.
Onu izleyenler, topu ayağına aldığında ne yapacağını tahmin etmenin neredeyse imkânsız olduğunu anlatıyordu.
Doktorların “oynayamaz” dediği çocuk…
Sonunda futbol tarihinin en büyük dribbling ustalarından biri oldu.
6. ROBERTO BAGGIO: KAHRAMANLIKTAN TRAJEDİYE
1994 Dünya Kupası.
Final. Brezilya ile İtalya karşı karşıya.
Maç 0-0 biter. Uzatmalar da gol getirmez.
Dünya Kupası’nın kaderi penaltılara kalır.
İtalya’nın son penaltıcısı: Roberto Baggio.
Baggio topun başına geçer. Vurur. Top üstten dışarı gider.
Brezilya Dünya Kupası’nı kazanır.
Baggio’nun görüntüsü futbol tarihinin en ikonik karelerinden biri olur.
Fakat hikayenin ironisi şudur: O turnuvada İtalya’yı finale taşıyan en önemli futbolcu yine Baggio’dur.
Yani aynı adam…
Önce ülkesini finale taşır. Sonra kupayı kaybettiren penaltıyı kaçırır.
Futbol bazen gerçekten kötü bir senaristtir.
FUTBOLUN SENARYOSU YOK
Bu hikayelerin ortak noktası ne?
Hiçbiri normal değil. Ama hepsi futbolun içinde gerçekleşti.
Ve belki de futbolu dünyanın en büyük sporlarından biri yapan şey tam olarak bu.
Çünkü futbolda her şeyi hesaplayabilirsiniz.
Taktikleri. İstatistikleri. Transferleri. Formasyonları. Rakibin oyun planını.
Ama bir gün hiç tanımadığınız biri George Weah olduğunu söyleyen bir telefon açıp size bir futbolcu önerebilir.
Ya da 20 yıl boyunca futbol oynamadan profesyonel futbolcu gibi yaşayabilirsiniz.
Ya da bir teknik direktör 50 maçta yalnızca iki kez kazanabilir.
Ya da doktorların futbol oynayamaz dediği bir çocuk, dünyanın en büyük futbolcularından biri olabilir.
İşte futbol bu yüzden yalnızca bir oyun değildir. Çünkü bazı hikayeler vardır… Senarist yazsa inanmazsınız.
Ama futbol yazmıştır. Ve futbolun kalemi bazen gerçekten çok acımasızdır!.
