BEŞİKTAŞ YOLUNDA SAĞLAM ADIMLARLA…

Okunması Gerekenler

TAM TERSİ

TAM TERSİ Corona sonrası Kadiköy'deki son iki maça berbat başlamıştık. Kayseri ve Malatya'ya karşı ilk devrelerde hiç bir şey oynamayıp,...

2021 MODEL FENERBAHÇE

Oğlum veya kızım, ; olur mu hiç öyle şey, biz tabii ki sana güveniyoruz güvenmesine de çevreye güvenmiyoruz. Türkçe meali; -...

NEREDE KALMIŞTIK?

"Umutsuzluğa alışmak umutsuzluğun kendisinden daha kötüdür" Bu sitedeki ilk yazıma varoluşçuluğun babalarından Albert Camus’nun Veba’sından alıntıyla başlamak acı olsa da,...

CEM SIPAHIBeşiktaş’ın Yunanistan deplasmanında zorlanarak da olsa, berabere kalarak gruptan çıkmayı garantilemesi oldukça sevindirici bir gelişme. Zira, Slaven Bilic’in göreve geldiği geçen senenin Ocak ayından beridir, kısıtlı imkânlara rağmen, sürekli ivme kazanan Beşiktaş’ın bu son zamanlardaki ilk somut başarısı  olsa da, sonuncusu olarak kalmayacağı da kesin gibi. Düşününce, bu seneki yaz transfer döneminde kadrosundaki toplam kaliteyi 1-2 basamak daha yukarı çeken Fikret Orman ve yönetimi Demba Ba, Gökhan Töre ve Jose Ernesto Sosa’nın takıma kattıklarını gördükçe kuşkusuz oldukça mutlu oluyordur. Keza Beşiktaş’ın şu anda, ne yaptığını çok iyi bilen, ülkeyi ve ligi tanımış ve başarıya aç bir teknik direktörünün yanında artık kaliteli bir kadrosu da var.

bjk asteras 4Önümzdeki sezon tamamlanacak yeni stad ile beraber oldukça aydınlık bir gelecek bekliyor Beşiktaş’ı. Eğer Ocak transfer döneminde kadroya kaliteli bir sağ bek ve bir stoper veya defansif ön libero daha katılırsa, Beşiktaş’ın önümüzdeki seneyi beklemeden, 3 kulvarda birden yarışı son metrelere kadar götürebilmesi çok da uzak bir ihtimal olmaz.

Dün akşamki maça gelirsek, kısaca ilk 70 dakika boyunca İstanbul ekibi tam anlamıyla tecrübeli ve usta bir deplasman takımı gibi mücadele etti ve oyun hep Beşiktaş’ın kontrolü altındaydı.  Defans hattı ve orta saha merkezindeki oyuncular yağış altında iyice ağırlaşmış zemine karşın oldukça kompakt bir görüntü verirken, Olcay Şahan ve Gökhan Töre kanatlardan seyretmesi zevk veren, enerji dolu bindirmeleriyle Asteras Tripolis savunmasını yerle bir ediyorlardı. Demba Ba’nın varlığından epey ürkmüş rakip defans hemen hiç kendi hücumlarına destek vermezken, ev sahibi takımın seyircisi de takımından umudunu kesmiş görünüyordu. Herkes Beşiktaşlı oyuncuların kalite kokan paslaşmalarını ve enerjik oyununu seyrediyordu. Özellikle 61. Dakikada penaltından gelen 2. golden sonra maç nerdeyse bitmiş gibiydi…

Ancak ne olduysa 71. Dakikada oldu. Kenarda Sosa-Oğuzhan değişikliği yapılırken, Asteras ceza sahasının epey dışından bir frikik kazanmıştı. Daha Oğuzhan oyuna tam anlamıyla girmeden aniden kullanılan serbest atışın ardından, arka direkte yükselen Sankare’yi rahatsız etmeyen Ersan Gülüm’ün yanından geçen top Barrales’in önüne düşerken, rakip santrfor zorlanmadan boş kaleye topu gönderiyordu. Herkes skor ve oyun avantajının hala Beşiktaş’ta olduğunu düşünürken, birden Atiba Hutchinson itirazdan 2. sarı kartı görüyor ve dolayısı ile oyun dışı kalıyordu. O ana kadar uyurgezer vaziyette olan Yunan seyircisi aniden canlanmış, Asteraslı oyunculara şevk gelmişti birdenbire. Siyah-Beyazlılarda ise hemen herkes şaşkındı.

BJK ASTERAS 1Bu golün ardından geçen 10 dakikada ise bu şaşkınlıktan yararlanan Tripolis ekibi, şansının da yardımıyla, uzaktan atılan bir şutta seken topta 2. Golünü ve beraberliği buluyordu. ‘Contre-Pied’de kalan Cenk’in hiç şansı yoktu bu golde. 10 dakika içerisinde bir anda her şey tepetaklak olmuş, gayet rahat bir biçimde maçı kazanması gereken Beşiktaş, bir anda beraberliğe şükreder olmuştu.

Dün geceden beri ülkemizdeki hemen tüm futbol alemince tartışılan bu durumun sebebini birçok kişi Beşiktaş’ın hala tecrübesiz bir ekip olduğundan kaynaklandığında buluyor. Bilic’in zamanla bu tür olası tüm ince detayları ve mantık dışı gözüken problemleri de hesap ederek, çözüm üreten ve usta bir taktisyene dönüşeceğinde hemen herkes hem fikir. Gerçekten de, Beşiktaş için işler öylesine iyi gidiyor ki, çok anormal bir durum yaşanamadığı sürece, hiçbir olumsuz gelişmenin takımın önünü kesemeyeceği yönünde oluşmuş bir inanç var.

Ancak, şurası da bir gerçek ki, Beşiktaş oldukça şanssız bir takım. Dün gece, Atiba’nın kırmızı kartının ardından, her şey bir anda kötüye gidiyorken, bir de üzerine uzaktan çekilen son derece etkisiz ve kötü bir şutun, rakip oyuncunun takım arkadaşına çarparak ters köşeye yönlenip içeriye girmesi büyük şanssızlık. Birçok tuhaflık ve ender rastlanan durum inanılası güç bir şekilde hep Beşiktaş’ı buluyor.

Bizim fikrimize göre, dünkü maçta Atiba’nın atılması maçın en kritik anıydı. Beşiktaşlı oyuncular gerçekten de çok fazla kart görüyorlar. Özellikle itirazdan görülen kartların fazlalığı ülkemizde büyük bir problem teşkil ediyor. Eğer itirazdan görülen kartların adedi minimuma indirilirse, mutlaka kısa ve orta vadede Beşiktaş’ın birçok problemi kendiliğinden ortadan kalkacaktır.

BJK ASTERAS 2Diğer yandan,  Slaven Bilic’in sürekli olarak ilk çıkacak oyuncu olarak Olcay Şahan’ı seçmesi de bu oyucunun moralini bozuyor. Bu karakartallarda ilk göze çarpan olumsuz detaylardan biri. Olcay oldukça pozitif yapıda bir ruh haline sahip futbolcu olmasa, bu durum daha büyük bir problem haline dönüşebilirdi. Bilic’in bu duruma mutlaka bir çare bulması şart gözüküyor, zira, takım içerisinde adaletsizlik olduğuna inanan oyuncularla hiçbir yere varamazsınız.

Tekrar dünkü maça dönecek olursak, Asteras Tripolis aslında ülkemiz medyasında tanıtıldığı derecede zayıf bir ekip değil.  Yunan liginin gediklilerinden AEK, Aris ve Iraklis yaşadıkları büyük finansal problemlerin sonucunda 2.lige düşmüş durumdalar. Panathinaikos da gücünden çok kaybetti. Lig tam anlamıyla Olympiakos’un dominasyonu altında geçerken, Selanik ekibi PAOK, 4. büyük konumundan 2. büyük konumuna tırmanmış durumda. Dolayısı ile Asteras Tripolis Atromitos gibi geçmişin orta sıra takımları, son yıllarda artık baş altı takımları haline gelip Avrupa Ligi’nde mücadele etmeye başladılar. Başarı döngüsünün içinde gittikçe daha güçleniyor ve daha zenginleşiyorlar. Sonuç olarak da, daha güçlü kadrolara sahip oluyorlar. Bugün kadrolarında bulunan Dorian Goian, Facundo Parra, Dusan Pernis ve Martin Rolle gayet de kaliteli oyuncular. Ancak, özellikle takımın en iyi oyuncusu olan ofansif orta saha Rolle’nin sakatlığından ötürü dün takımında yer almamasının Beşiktaş adına büyük kazanç olduğunu belirtmek gerekir.

Özellikle kendi evinde rakiplerine üstünlük kuran, küçük stadlarındaki sıcak ambiyansla tehlikeli bir ekip olan Asteras’ı Beşiktaş oyununun ilk 15-20 dakikasından sonra neredeyse sahadan sildi dün gece. Özellikle 45-70 arası neredeyse bu kupanın favorilerinden biri gözüktü Beşiktaş. Bu vadede, Slaven Bilic’i gerçekten kutlamak gerekiyor. Hücum oyuncularının her biri adam kovalama ve defansa yardım görevini eksiksiz yerlerine getirirken, takım, oyunun temposunu istediğinde artırıp, istediğinden düşürecek olgunluğa da erişmiş düzeyde. Nakış gibi işlediği ekibini, daha da iyi oyuncuların katılmasıyla, Slaven Bilic sonunda gerçekten iyi bir Beşiktaş takımı yarattı. Bundan sonrasında ise, her şey ancak daha da iyiye gideceğe benziyor. Özellikle Vodafone Arena’nın tamamlanması ile aidiyetine kavuşacak olan kulüp, taraftar desteğini de arkasına alarak sanki önemli başarılara doğru koşacakmış gibi gözüküyor.

BJK ASTERAS 3Öte yandan, Slaven Bilic röportajlarından bildiğimiz üzere, Ocak ayında 2 ya da 3 transfer istiyor. Beşiktaş’ın elinde şu an 6 yabancısı olduğu göz önüne alındığında, 2 tane daha yabancı hakkı bulunuyor. Bir sağ bek kesin alınacak ancak, 1 tane de kaliteli stoper veya defansif ön libero kadroya katılabilirse, bu gerçekten Beşiktaş’ı çok güçlendirir.

Sağ bek pozisyonu için adı geçen adayların hepsi bizce kaliteli isimler. Allan Nyom, atletik ve defansif bir oyuncu iken, Ivo Pinto daha komple bir sağ bek. Martin Linnes genç, enerjik ve hırslı yapısıyla ana tercih konumunda ise de, bizce Sparta Prag ve Çek Mili Takımı’nın sağ beki Pavel Kaderbarek en iyi tercih olacaktır. Kaderbarek fizikli ve enerjik yapısında karşın, aynı zamanda seri ve kızlı bir oyuncu.  Ancak, teknik özellikleri ve orta kalitesi ile de ön plana çıkan bir oyuncu. Çek liginde oynamasından ötürü fiyatı da henüz uçmamış durumda. Eğer Fikret Orman bu oyuncuyu ekibine kazandırabilirse, herhalde bir 10 sene daha Beşiktaş’ın sağ bek problemi olmaz kanaatindeyiz.

Öte yandan, Dinamo Moskova’da sorun yaşayan ünlü defansif ön libero Lassana Diarra’nın da takımından ayrılmak istediğini belirtelim. Bu oyucuyu Beşiktaş, çok da zorlanmadan, sezon sonuna kadar kiralayabilir. Maç eksiği olsa da, Lassana Diarra üstün fiziksel özellikleriyle ön plana çıkan bir oyuncu olduğu için bu açığını kısa sürede kapatabilir. Zira, Beşiktaş ileri turları hesaplıyorsa, burada gideceği deplasmanlarda daha güçlü bir defans hattına ihtiyaç duyacağı aşikar. Diarra karakartalların ortasaha direncini bir üst kaliteye çıkarabilecek kapasitede bir oyuncu.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

cem.sipahi@abcspor.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerikGÜLE OYNAYA..
Sonraki İçerikACILARIN TAKIMI..

Son Haberler

TAM TERSİ

TAM TERSİ Corona sonrası Kadiköy'deki son iki maça berbat başlamıştık. Kayseri ve Malatya'ya karşı ilk devrelerde hiç bir şey oynamayıp,...

2021 MODEL FENERBAHÇE

Oğlum veya kızım, ; olur mu hiç öyle şey, biz tabii ki sana güveniyoruz güvenmesine de çevreye güvenmiyoruz. Türkçe meali; - Şimdi ben ne yapayım bir...

NEREDE KALMIŞTIK?

"Umutsuzluğa alışmak umutsuzluğun kendisinden daha kötüdür" Bu sitedeki ilk yazıma varoluşçuluğun babalarından Albert Camus’nun Veba’sından alıntıyla başlamak acı olsa da, umutsuzluğa alışmamak için su apokaliptik...

BU KADAR…

BU KADAR... Puan kaybına tahammülün olmadığı, lider Başakşehir ile 8 puanlık farkı indirme imkanının olduğu maç Galatasaray için son şanstı. Trabzon ve Sivas'ın puan kaybettiği...

GEÇMİŞ OLSUN

Kalecisi, defansı ve forveti olmadan bu haftaya giren Galatasaray ile Şampiyonluk yolunda en büyük adaylardan biri olan Başakşehir arasında belki de sezonun maçı diyebileceğimiz...

Benzer Konular