https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

BUZLARIN KRALİÇESİ, KATARINA WITT

Okunması Gerekenler

Buzların Kraliçesi: Katarina Witt

Kariyerinde 2 Olimpiyat altını, 4 Dünya Şampiyonluğu bulunan; 1983–1988 yılları arasında üst üste 6 kez Avrupa Şampiyonu olmuş ve o zamanki adıyla Doğu Almanya adına yarışan “güzeller güzeli” bir buz patencisinden söz ediyorsak, 35 yaş üstü hemen herkes kimden bahsettiğimi çok net anlamıştır.

Evet…
3 Aralık 1965 doğumlu Katarina Witt, 80’li yıllarda spor camiasında yalnızca sportif başarılarıyla değil, güzelliği ve karizmasıyla da en önde gelen ikonik isimlerden biriydi.

Tek kanallı TRT dönemlerinin adeta televizyon ilahesi olan “Buzların Kraliçesi” denince, hala aklıma Carmen müziği eşliğindeki o unutulmaz dansı ve yarışmalarda attığı kusursuz saltolar gelir.

Türkiye’ye Dokunan Bir Efsane

2007 yılında, ülkemizde paten sporunun yeni yeni popülerleşmeye başladığı dönemde, TV yarışması Buz Dansı programının finalinde bizlere özel bir gösteri sunmuştu. O an, sadece bir sporcu değil, bir efsane izlediğimizi bir kez daha hissetmiştik.

Buzun Dışında da Parlayan Bir Yıldız

Katarina Witt yalnızca buz pistleriyle yetinmedi. Sinemada da kendini denedi ve bunu da başarıyla yaptı. Kendisi gibi Olimpiyat şampiyonu olan Brian Boitano ile birlikte, 1989 yılında çekilen “Carmen on the Ice” filmiyle Emmy Ödülü kazandı.

1988 yılında Playboy dergisine verdiği pozlarla tüm dünyayı şaşırtan Witt, aynı yıl dünyaca ünlü film Ronin’de de küçük bir rolle izleyici karşısına çıktı.

Bu pozlardan sonra “keşke vermeseydim” diye düşünmüş müdür bilinmez…
Ama benim için onun adına söylenebilecek tek “keşke”, sporu zirvede bıraktıktan sonra 1994 Lillehammer Kış Olimpiyatları’na dönüş yapıp 7. sırada kalmasıdır.

Kişisel Bir Hayal Kırıklığı

Bizim nesil için “Dişi Superman” olan;
yenilmez, burnu kanamaz, uyumaz, gerekirse uçar, hatta suyun altında bile yaşar diye düşündüren -Almanların deyimiyle KatiWitt- o şampiyonada bu dereceyi alınca, sanki kendim yarışmış ve kaybetmişim gibi üzülmüştüm.

Aradan 20 yıl geçmesine rağmen, o hissi bugün bile çok net hatırlıyorum.

Son Söz

Herkesin çocukluğuna dair bir spor kahramanı vardır.
Herkesin zevki, görüşü kendinedir elbette…

Ama bizim nesil için; “THE ONE AND THE ONLY” olarak kalbimizdeki yerini koruyacaktır.

 

Son Haberler

İTALYA’DA ASYA RÜZGARI DEVAM EDECEK Mİ?

Kış sporlarında geleneksel olarak güçlü olmayan Asya ülkeleri, 21. yüzyılda kalktıkları deparla ilk 10-15 ülke arasına yerleştirler bile... Çin ve...

Benzer Konular