https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

MLS’TEN ÖNCE AMERİKAN SOCCER’I: PELÉ DÖNEMİ, NASL’İN ÇÖKÜŞÜ VE KAYIP 11 YIL

Okunması Gerekenler

Bugün milyonlarca futbolseverin takip ettiği MLS, Messi başta dünya yıldızlarını ağırlayan, tribünleri dolduran ve Amerikan spor kültüründe giderek daha fazla yer edinen büyük bir lig.

Ancak bu noktaya gelmek hiç kolay olmadı: Pelé’nin New York Cosmos formasıyla yarattığı heyecandan NASL’in çöküşüne, ardından gelen 11 yıllık boşluktan 1996’da MLS’in kuruluşuna uzanan hikaye, Amerikan soccer’ının yeniden doğuşunun öyküsü ile beraberiz.

MLS 1996’da kurulmadan önce ABD’de futbolun tarihi sanıldığından çok daha hareketliydi. Ülkenin profesyonel soccer geçmişi, yalnızca MLS öncesi birkaç yıldan ibaret değildi: 1920’lerde büyük seyirci kitleleri çeken ligler, 1970’lerde Pelé gibi dünya yıldızlarını getiren bir organizasyon ve MLS’ten hemen önce bölgesel liglere dayanan bir dönem vardı.

MLS öncesi Amerikan soccer ligi nasıldı?

** 1921–1933: American Soccer League — ilk büyük dönem

1921’de kurulan ilk önemli profesyonel lig, American Soccer League (ASL) idi. Takımlar ağırlıklı olarak New York, New Jersey, Massachusetts, Rhode Island ve Pennsylvania çevresinde bulunuyordu.

Futbol, özellikle göçmen toplulukları arasında güçlü bir taraftar kitlesine sahipti.

Bazı maçlarda 10.000’i aşan seyirci sayıları görülüyordu. Ligin popülerliği 1920’lerde zaman zaman Amerikan futbolu NFL ile rekabet edebilecek düzeye ulaştı.

ABD Futbol Federasyonu ve FIFA ile yaşanan anlaşmazlıklar, ardından Büyük Buhran’ın ekonomik etkileri, ligin 1933’te çökmesine katkıda bulundu.

Bu dönem, ABD’de futbolun her zaman küçük ve önemsiz bir spor olmadığını gösteriyor.

** 1968–1984: North American Soccer League (NASL) — Pelé dönemi

MLS’ten önceki en ünlü profesyonel lig, North American Soccer League (NASL) idi. ABD ve Kanada’da faaliyet gösteren lig, 1968’de başladı ve 1984’te sona erdi.

1970’lerin ortasından itibaren büyük yıldızları bünyesine kattı:

Pelé: 1975’te New York Cosmos’a katıldı.

Franz Beckenbauer: 1977’de Cosmos’a geldi.

Johan Cruyff: Los Angeles Aztecs ve Washington Diplomats formaları giydi.

George Best: Birkaç NASL takımında oynadı.

New York Cosmos, Pelé’nin gelişiyle Amerikan futbolunun en çok konuşulan takımlarından biri hâline geldi.

NASL yalnızca yıldız transferleriyle değil, sıra dışı kurallarıyla da hatırlanıyor:

Ofsayt için 35 yard çizgisi uygulandı.

Beraberlikleri çözmek için buz hokeyi gibi kaleciyle bire bir mücadele biçiminde penaltılar kullanıldı.

Maç saati, Amerikan sporlarındaki gibi 90’dan sıfıra doğru geri sayıyordu.

Galibiyetin yanı sıra atılan gollere de bonus puan veren bir lig puanlama sistemi kullanıldı.

Peki NASL neden kapandı?

Lig 1970’lerin sonunda çok büyüdü; 1978’de 24 takıma ulaştı. Fakat hızlı genişleme, yüksek oyuncu maliyetleri ve televizyon gelirleriyle ilgili sorunlar sürdürülebilirliği zorlaştırdı. Seyirci ilgisi 1980’lerin başında düşmeye başladı ve lig 1985 sezonunu oynayamadan faaliyetlerini durdurdu.

1985–1995: NASL sonrası boşluk

NASL’in kapanmasıyla Amerikan futbolunun en büyük sorunu ortaya çıktı: Ülke çapında faaliyet gösteren güçlü bir açık saha profesyonel ligi kalmamıştı.

Bu dönemde futbol tamamen ortadan kaybolmadı; ancak yapı değişti:

Kapalı salon futbolu (indoor soccer) özellikle 1980’lerde popülerleşti. MISL gibi ligler, hızlı oyun ve bol gol sunan bir alternatif oluşturdu.

Bölgesel açık saha ligleri faaliyet gösterdi. Western Soccer League ve 1986’da başlayan United Soccer League’in öncülü bunlar arasındaydı.

Gençlik ve üniversite futbolu gelişmeye devam etti. Profesyonel ligler zayıflasa da futbol oynayan çocukların ve gençlerin sayısı artıyordu.

Bu nedenle 1980’lerin sonlarında ABD’de futbolun geleceğinin açık sahada mı yoksa salon futbolunda mı olduğu bile tartışılıyordu.

MLS nasıl doğdu?

Dönüm noktası, ABD’nin 1994 FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmasıydı. Turnuvanın ülke genelinde futbol ilgisini artırması ve Dünya Kupası ev sahipliği sürecindeki profesyonel lig taahhüdü, yeni bir ulusal ligin kurulmasına zemin hazırladı.

MLS 1996’da ilk sezonunu oynadı. Yani NASL’in 1984’te kapanmasıyla MLS’in başlaması arasında yaklaşık 11 yıllık bir dönem vardı.

En önemli nokta: MLS, Amerikan futbolunun başlangıcı değildi. Daha önce büyük bir profesyonel lig kurulmuş, dünya yıldızları ülkeye gelmiş ve sıra dışı kurallar denenmişti. Ancak NASL’in mali çöküşü, bu deneyimin kalıcı bir ulusal lige dönüşmesini geciktirdi.

NASL’in çöküşü Amerikan soccer’ına büyük bir darbe vursa da bu hikâye burada bitmedi. Bugün MLS, geçmişin hatalarından ders çıkararak büyüyen ve ABD’de futbolun geleceğini şekillendiren bir lig olarak, Amerikan soccer’inin bir zamanlar yarım kalan hayalini yeniden gerçeğe dönüştürüyor.

Ama sonuçta burası, dört büyük sporun gölgesinde futbolun hala kendine yer açmaya çalıştığı bir ülke. Peki Messi sonrası MLS’i nasıl bir gelecek bekliyor? Amerikan soccer’ı bu ivmeyi kalıcı bir büyümeye dönüştürebilecek mi?

Tıpkı sizler gibi biz de merakla bekliyoruz!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

EUROLEAGUE’İN FİNANSAL HARİTASI VE EN ZENGİN PATRONLARI

Geçtiğimiz günlerde e-posta kutumuza düşen bir soru dikkatimizi fazlasıyla çekti: "EuroLeague’in en zengin patronları kimler?" Biz de bu merak uyandırıcı...

Benzer Konular