Aşağıda adını andığımız kelimelerin her biri, bugün tüm sporseverler için tanıdık birer anlama sahiptir; ancak zihinlere kazınan bu efsanevi terimlerin arkasındaki büyüleyici çıkış hikayelerini biliyor musunuz?
La Vuelta
“La Vuelta” kelimesi, İspanyolca’da “dönüş”, “tur” veya “devir” anlamına gelir. Tam adı La Vuelta a España (İspanya Turu) şeklindedir ve ülkenin etrafında yapılan büyük bisiklet turunu ifade eder.
Bisiklet yarışçılığındaki üç büyük Grand Tour’un (Fransa Bisiklet Turu – Le Tour de France, İtalya Bisiklet Turu – Giro d’Italia ve İspanya Turu – La Vuelta) her biri kendi dilindeki “tur” sözcüğüyle anılır.
Başlangıçta 1935 yılında yarışın organizatörleri ve yerel gazete Informaciones, İspanya sınırları içinde bu büyük coğrafi döngüyü tamamlayan bir etaplı yarış tasarladıkları için bu ismi seçmişlerdir.
Kısacası, İspanyolca’daki coğrafi ve sportif “tur/dönüş” anlamından gelmektedir.
Roland Garros
Roland Garros ismi, turnuvanın yapıldığı tenis kompleksine adını veren I. Dünya Savaşı kahramanı ve öncü Fransız pilotu Roland Garros’tan gelmektedir.
İşte bu ismin ardındaki ilginç hikaye:
Havacılık Kahramanı: Roland Garros, 20. yüzyılın başlarında havacılık tarihinde çığır açan isimlerden biriydi. Akdeniz’i uçakla ilk kez non-stop (durmaksızın) geçen pilot unvanına sahipti.
Ayrıca I. Dünya Savaşı sırasında Fransız hava kuvvetlerinde savaş pilotu olarak görev yaptı ve uçağın pervanesinden ateş edebilen makineli tüfek senkronizasyon sistemini geliştiren kişilerden biriydi.
Savaşta Kaybettiği Hayat: Garros, 1918 yılında savaşın son günlerinde uçağının düşürülmesi sonucu henüz 29 yaşındayken hayatını kaybetti. Fransız halkı için bir ulusal kahraman haline geldi.
Stadyuma Verilen İsim: 1928 yılında Fransa, Davis Cup finaline ev sahipliği yapmak için Paris’te (Porte d’Auteuil bölgesinde) yeni ve modern bir tenis kompleksi inşa etmeye karar verdi. Fransız Tenis Federasyonu, aynı yıl hayatını kaybeden bu ünlü havacının anısına (ve onun adını taşıyan yerel bir kulübün de etkisiyle) yeni stadyuma Stade Roland Garros adını verdi.
Zamanla stadyumun adı, turnuvanın kendisiyle özdeşleşti ve bugün resmi adı Internationaux de France de Tennis olmasına rağmen, tüm dünya tarafından turnuva doğrudan Roland Garros olarak anılmaya başlandı.
Yani Fransa Açık, adını bir tenisçiden değil, meşhur bir savaş pilotundan alan dünyadaki tek Grand Tour’dur.
Grand Slam (Tenis ve Golf)
Nerden Geliyor? Aslında kökenini brikst (bridge) kart oyunundan alır.
İlginç Hikayesi: 1933 yılında Amerikalı tenisçi Jack Crawford, aynı yıl içinde Avustralya, Fransa, Wimbledon ve ABD şampiyonluklarının dördünü de kazanma eşiğine gelince, bir gazeteci (John Kieran) bu durumu köprü oyununda (bridge) destedeki en büyük ellerin hepsini alarak yapılan büyük puana benzetip “Grand Slam” olarak nitelendirmiştir.
Terim daha sonra golf ve ragbi gibi diğer sporlara da yayılmıştır.
Maraton (Koşu Mesafesi)
Nerden Geliyor? Adını Yunanistan’daki Maraton kasabasından alır.
İlginç Hikayesi: M.Ö. 490 yılında Maraton Muharebesi’ni kazanan Yunan zaferini Atina halkına duyurmak için Pheidippides adlı bir haberci, durmaksızın yaklaşık 40 kilometre koşarak Atina’ya varmış, “Kazandık!” dedikten sonra yorgunluktan yere yığılıp hayatını kaybetmiştir.
Modern olimpiyatlar kurulurken bu efsane onuruna 42.195 metrelik uzun mesafe yarışına bu kasabanın adı verilmiştir.
Scuderia (Ferrari / Motor Sporları)
Nerden Geliyor? İtalyanca “ahır” veya “at ahırı” anlamına gelir.
İlginç Hikayesi: Enzo Ferrari, 1929 yılında yarış takımı kurduğunda otomobillerin safkan yarış atları gibi güçlü, asil ve hız tutkunu olduğunu vurgulamak için takımın adını Scuderia Ferrari (Ferrari Ahırı / Ekibi) koymuştur.
Günümüzde hâlâ Formula 1’deki en ünlü takımlardan birinin adında bu tarihi ahır benzetmesi yaşamaktadır.
Regatta (Kürek ve Yelken Yarışları)
Nerden Geliyor? Venedikli gondolcuların dilindeki “regata” (yarışmak, mücadele etmek) kelimesinden türetilmiştir.
İlginç Hikayesi: 13. yüzyıldan itibaren Venedik kanallarında gondolcuların kendi aralarında düzenledikleri geleneksel su yarışları için kullanılan bu terim, zamanla İngiliz aristokrasisi tarafından benimsenmiş ve 18. yüzyıldan itibaren tüm dünyada büyük yelken ve kürek yarışmalarının genel adı haline gelmiştir.
Özetle; kimi bir savaş pilotunun gökyüzündeki mirası, kimi antik bir at ahırının asil duruşu… Spor, sadece sahadaki mücadeleden ibaret değildir; bazen yüzyıllık bir kelimenin içine saklanmış devasa hikayelerin, bazen de tarihin en tozlu sayfalarından bugüne kalan büyüleyici bir hafızadır!.
