4. Lig’den Old Trafford’a, Oradan Çatı Kaplamacılığına: Andy Kellett’ın Absürt Hikayesi
Transfer döneminin son günleri (Deadline Day) her zaman çılgın hikayelere gebedir. Ancak 2015’in 2 Şubat gecesi yaşanan bir transfer var ki, İngiliz futbol tarihinin en garip ve açıklanamayan sayfalarından biri olarak kaldı.
League Two (İngiltere 4. Ligi) kulüplerinden Plymouth Argyle’da kiralık oynayan 21 yaşındaki sol bek Andy Kellett’ın, saatler içinde Manchester United soyunma odasına uzanan filmlere konu olacak hikayesi tam da böyle başladı.
“Jim White Ekranlarda Manchester United Dediğinde Herkes Yanlış Anladı”
2015 yılının başlarında bonservisi Bolton Wanderers’ta bulunan Kellett, Plymouth’ta kiralıktı ve kariyerinin en iyi futbolunu oynuyordu. Sol bek ya da kanat beki olarak görev yapabilen Kellett, Bolton Wanderers’ın akademi takımında yetişmiş 21 yaşında bir oyuncuydu.
Yolda menajerimin beni arayıp ‘Ne yaparsan yap, henüz bir şey imzalama, bir şeyler dönüyor’ dediğini hatırlıyorum. Bunun biraz garip olduğunu düşündüm. Neil’i görmeye gittim ve o da hemen konuya girdi: ‘Manchester United’a gitmeye ne dersin?’” demişti senelerce sonra o meşhur günü anlatırken kameralara…
O gece Sky Sports’ta efsanevi sunucu Jim White, Kellett’ın Old Trafford’a transfer olduğunu duyurduğunda futbol kamuoyu şaşkına döndü. Çoğu insan sunucunun yanlışlıkla “Sheffield United yerine Manchester United” dediğini sandı. Kellett ise olayı şöyle anlatıyor: “Telefonum adeta patladı. Herkes ‘Bu nereden çıktı, bunu nasıl gizledin?’ diye soruyordu.”
Saanko Takası ve Di María’nın Bacak Arası
Bu sürpriz hamlenin arkasında tamamen stratejik bir genç takım takası yatıyordu. Bolton, United’ın genç sağ beki Saidy Janko’yu kiralık olarak kadrosuna katmak istiyordu. Louis van Gaal yönetimindeki Manchester United ise rezerv takımındaki sol bek eksikliğini kapatmak için Bolton’dan Andy Kellett’ı talep etti. Bolton Menajeri Neil Lennon bile duyduklarına inanamasa da bu transfere onay verdi.
Carrington Tesisleri’ndeki ilk gününü Kellett şöyle hatırlıyor:
“Her tarafım dünya yıldızlarıyla çevriliydi. İçeri yeni girdiğimde Ángel Di María topu bacak aramdan geçirerek kendince ‘hoş geldin’ dedi. Herkes güldü, ben de güldüm. Bu buzları kırdı ve kendimi yabancı hissetmememi sağladı.”
Falcao ve Valdés ile Aynı Sahada
Kellett, A takım kadrosunda veya Premier League maçlarında resmi olarak bir dakika bile süre alamadı. Ancak United’ın U21 takımının vazgeçilmezi oldu.
Old Trafford’daki ilk maçına, forma giyerek kondisyon tutmaya çalışan Radamel Falcao ve 3 Şampiyonlar Ligi kupalı Víctor Valdés ile birlikte çıktı. Manchester City derbisinde Old Trafford çimlerinde harika bir gol attı ve sezon sonunda Manchester United U21 takımıyla Premier League U21 Şampiyonluğu yaşadı.
“Bonservisini Biz Ödeyeceğiz!”
Sezon sonu geldiğinde Manchester United onu kadroda tutmak istedi. Ancak Kellett 8 yaşından beri Bolton altyapısında olduğu için United’ın yüklü bir altyapı yetiştirme tazminatı ödemesi gerekiyordu.
Soyunma odasındaki dostluk ortamını Kellett şu sözlerle anlatıyor:
“Tazminatın ne kadar olacağını bilmiyordum ama antrenörlerle şakalaşırdık. Januzaj, Pereira gibi oyuncular antrenmanda ‘Bonservisini biz aramızda toplayıp ödeyeceğiz!’ diye bağırırlardı. Takımın beni benimsediğini görmek harika bir duyguydu.”
Sonuç olarak bonservis tazminatı kriz yarattı, anlaşma sağlanamadı ve Kellett tek bir A takım maçına çıkamadan Manchester United’a veda edip Wigan Athletic’e imza attı.
Rüyadan Gerçek Hayata: Çatı Kaplamacılığı ve Ofis Hayatı
Wigan sonrası sakatlıklar Kellett’ın peşini bırakmadı. Chesterfield ve Notts County süreçlerinin ardından profesyonel liglerin dışına sürcellendi.
Futbol dışı gelir kaynakları aramak zorunda kalan Kellett, bir dönem çatı kaplamacısı olarak çalıştı; ardından BT Enterprise şirketinde 18 ay boyunca finans yöneticiliği yaptı. Her sabah 08:00’de Manchester merkezindeki bir ofise gitmek, futbolcu hayatından sonra devasa bir değişim olmuştu.
Bugün yarı profesyonel olarak Salford Sports Village çatısı altında amatör seviyede futbol oynamaya ve hayatını kazanmaya devam eden Kellett, geçmişe baktığında pişmanlık yerine gurur duyuyor.
“Sakatlıklar yüzünden son yıllarım hep düşüşte gibi hissettirse de geriye bakıyorum:
23 yaşıma gelmeden Manchester United forması giydim, Plymouth’ta yılın genç oyuncusu seçildim ve Wigan’la şampiyonluk yaşadım. Tek pişmanlığım, Van Gaal veya birinci takım oyuncularıyla daha fazla konuşacak cesareti gösterememiş olmak. Değiştirebileceğim tek şey, keşke kendimi biraz daha fazla ortaya çıkarabilseydim. Ama sahaya her çıktığımda %100’ümü verdim ve O formayı giydiğim için gurur duyuyorum.”
Ve belki istisnasız her gece, kafasını yastığa koyduğunda aynı ihtimal zihninde dönüp duruyor: “Ben ayrıldıktan hemen sonraki sezon Luke Shaw ağır bir sakatlık yaşadı. Marcos Rojo da sakattı ve sol bekte birdenbire bir boşluk oluştu. Louis van Gaal, altyapıdan henüz 18 yaşındaki Cameron Borthwick-Jackson’ı mecburen A takıma çıkardı. Bazen geriye dönüp bakıyorum ve ‘Eğer kalmış olsaydım, o formayı kapacak kişi ben olabilir miydim?’ diye düşünmeden edemiyorum…”
Düşünün ki piramitin 4. ligindeyken, bir anda ülkenin en büyük kulüplerinden birine geçiyorsunuz ve Falcao, Robin van Persie, Jonny Evans, Adnan Januzaj, Andrea Perriera, kaleci Valdes gibi isimlerde aynı formayı terletirken, bugün ise İngiltere futbol piramidinin 9. liginde, yarı profesyonel bir ekibin soyunma odasındasınız…
Ve hayatınızı sürdürebilmek için sabah çatı kaplayıp, akşamüstü 9. lig maçının çamurlu çimlerine çıkmanız gerekebiliyor. Futbol denen şey tam olarak böyle acımasız ve dünü yok!
