NBA devasa kontratları hepimizin malumu…
Mesela bu sezon en üstü senelik 62 milyon dolardan aşağı doğru giden bir sıralama var, ama bir de bunun vergileri var!
Yani bugünkü yazı konumuz; senede 50-60 milyon dolar kazanan NBA yıldızının eline net anlamda ne kadar para geçiyor.
İşte milyon dolarların adım adım nasıl buharlaştığının finansal haritası
Öncelikle Vergi Cenderesi (Federal ve Eyalet Vergileri)
NBA yıldızları da maaş alıyor, kesintilere tabi tutuluyor ve vergi ödüyor. Bunun arkasında da NBA Toplu İş Sözleşmesi (CBA) tarafından denetlenen karmaşık bir sistem yatıyor.
Ayda İki Maaş Çeki
Böyle bir zorunluluk yok, ama oyuncular genellikle yılda 24 ödeme alıyor; yani ayda iki kez (çoğunlukla ayın 1’inde ve 15’inde). Ödeme takvimi Kasım ortasında başlıyor ve bir sonraki yılın Ekim ayına kadar devam ediyor. Böylece, oyuncular sezon sona erdikten sonra yaz aylarında da ödeme almaya devam ediyorlar.
Başka bir deyişle, maaş tek bir toplu ödeme şeklinde hesaba yatmıyor. Ancak Toplu İş Sözleşmesi farklı düzenlemelere de izin veriyor.
Neredeyse %50’ye Varan Vergiler
Geçelim kesintilere..
Federal Gelir Vergisi
İlk büyük kesinti, ABD federal gelir vergisidir. Bu kademeli bir vergidir; maaş ne kadar yüksekse, ödenen oran da o kadar yüksek olur.
NBA oyuncuları yüksek gelirleri nedeniyle genellikle en üst vergi dilimi olan %37’ye girerler, ancak federal hükümete ödedikleri efektif (net) oran genellikle maaşlarının %30 ile %35’i arasındadır.
Medicare (Sağlık Sigortası)
Temel olarak 65 yaş üstü kişiler ve bazı engelli bireyler için oluşturulmuş kamu sağlık sigortası programıdır. Oyuncular bu sistemi kariyerleri boyunca hiç kullanmasa da, yasa gereği tüm çalışanlar maaş bordrosu üzerinden %1,45’lik bir oranla bu fona katkıda bulunur.
NBA oyuncuları için, yıllık 200.000 doları aşan maaş kısımlarına %0,9’lük ek bir kesinti (sürşarj) daha uygulanır. Pratikte, çoğu oyuncu neredeyse tüm gelirleri üzerinden %2,35 oranında Medicare vergisi öder.
Eyalet Vergileri
Oyuncular arasındaki en büyük kazanç farkı eyalet vergilerinden kaynaklanır.
ABD’de her eyaletin kendi vergi yasaları var. Mesela; Teksas, Florida ve Tennessee gibi eyaletler gelir vergisi almaz. Dolayısıyla Dallas Mavericks, Houston Rockets, San Antonio Spurs, Miami Heat, Orlando Magic ve Memphis Grizzlies oyuncuları yalnızca federal vergileri ve zorunlu sosyal güvenlik kesintilerini öder.
Buna karşılık mesela Kaliforniya’da oynayanlar (Los Angeles Lakers, Los Angeles Clippers, Golden State Warriors) eyaletin ülkedeki en yüksek oran olan ve %13,3’e ulaşan gelir vergisini de ödemek zorundalar!.
İşte bu yüzden, tamamen aynı sözleşmeye imza atan iki oyuncu her sezon birbirlerinden birkaç milyon dolar daha fazla (veya daha az) kazanabilir.
“Jock Tax” (Sporcu Vergisi)
NBA’deki vergilendirme sistemi, Jock Tax (sporcu vergisi) adı verilen uygulama ile daha da karmaşıklaşır. Oyuncular sadece takımlarının bulunduğu eyalette vergi ödemezler.
Deplasmana her gittiklerinde o eyalette gelir elde etmiş sayılırlar ve maçları, antrenmanları, resmi seyahatleri ve takım etkinliklerini kapsayan bu “görev günleri” (duty days) üzerinden o eyalete vergi ödemek zorundadırlar.
Sonuç olarak, bir NBA yıldızı tek bir sezonda 10’dan fazla farklı eyalette vergi beyannamesi verebilir!.
Yani genel tabloya bakıldığında, bir NBA oyuncusunun vergi yükü brüt maaşının %40’i ile %50’sı arasında değişir; hatta bazen bunu bile aşabilir.
Teksas gibi eyalet vergisi olmayan bir yerdeki oyuncu, sözleşmesinin yaklaşık %40’ini federal vergilere ve diğer kesintilere verebilir. Ancak Kaliforniya’da çok yüksek maaşlı yıldız bir oyuncu, eyalet vergisi ve jock tax eklendikten sonra kazancının neredeyse yarısını devlete öder.
Başka bir deyişle, yılda 50 milyon dolar olarak açıklanan bir sözleşme; menajer ücretleri, danışmanlık bedelleri ve diğer masraflar henüz düşülmeden bile ancak 25 veya 30 milyon dolarlık bir net maaşa dönüşür.
NBA’in Kendi Kesintileri (Escrow)
Daha az bilinen bir diğer kavram ise Escrow (emanet sistemi) adı verilen garanti fonudur. NBA, oyuncuların ve takım sahiplerinin lig gelirlerini Toplu İş Sözleşmesi’nde belirtilen oranlara göre paylaştığından emin olmak için otomatik olarak her oyuncunun maaşının yaklaşık %10’unu keserek bir fonda tutar.
Sezon bittiğinde hesaplar yapılır. Eğer oyunculara hak ettiklerinden (lig gelirlerindeki yüzdelerinden) daha az ödeme yapılmışsa, kesilen paranın bir kısmını ya da tamamını geri alırlar. Eğer beklenenden fazla ödeme almışlarsa, lig bu miktarın bir kısmını elinde tutar.
Bu bir vergi değil, gelir dağılımını dengelemeyi amaçlayan geçici bir alıkoyma işlemidir diye belirtelim.
Menajerler, Danışmanlar ve Diğer Masraflar
Bir de sahne arkasındaki profesyoneller var. Başta menajerler genellikle oyuncu maaşının %3-4’üne varan komisyonlar alırlar.
Ayrıca birçok oyuncu servetlerini yönetmeleri için avukatlara, vergi uzmanlarına ve finansal danışmanlara yüklü ödemeler yapar. Multi-milyon dolarlık servetleri yönetmek ve 20 farklı eyaletin karmaşık karmaşık vergi yasalarıyla uğraşmak profesyonel ekip gerektirir. Bu hizmetler de yıllık %1 ila %2 ek maliyet çıkarır.
Peki Ya Bonuslar?
Sözleşmede duyurulan tüm rakamlar garanti para demek değildir. Birçok oyuncu, yalnızca belirli koşulları (bireysel performans, takım başarısı, lig ödülleri, tur atlamak, maç sayısına ulaşmak vs.) karşıladıklarında aldıkları, bireysel veya takım hedeflerine bağlı finansal teşvikler için sözleşmelerine madde koydurur.
Bu bonuslar genellikle standart aylık maaşlarla birlikte yatırılmaz. Öncelikle oyuncunun sözleşmesinde belirtilen gereklilikleri karşıladığının tescillenmesi gerekir.
Bir oyuncunun alabileceği toplam bonus tutarı, o yılki taban maaşının %15’ini geçemez!
Sözleşmelerin önemli bir kısmı performans bonusları (incentives) ile şekillenir dedik. Ancak NBA yönetimi (CBA kuralları gereği) her önüne gelenin kafasına göre bonus dağıtmasına izin vermez; bu bonuslar hem maaş tavanını (Salary Cap) yönetmek hem de oyuncuları teşvik etmek için çok katı kurallara bağlanmıştır.
** Lig yönetimi, bonusları oyuncunun önceki sezon performansına göre ikiye ayırır:
Likely Incentives (Muhtemel Bonuslar): Oyuncunun geçen yıl zaten ulaştığı hedeflerdir (Örn: Geçen yıl 8 asist yapan oyuncuya 7 asist hedefi koymak). Başarılı olunmasa bile sezon başında direkt Maaş Tavanına (Salary Cap) dahil edilir.
Unlikely Incentives (Muhtemel Olmayan Bonuslar): Oyuncunun geçen yıl ulaşamadığı hedeflerdir (Örn: %60 serbest atış atan oyuncuya %65 hedefi koymak). Sezon başında maaş tavanına yansımaz; oyuncu hedefi tutturursa sezon sonunda ödenir ve hesaplara eklenir.
** Özetle; NBA’de atılan o devasa imzalar ve ekranlara yansıyan astronomik rakamlar ligin finansal vitrinini süslese de, işin mutfağında kazananı belirleyen şey kontratın büyüklüğü değil, vergiler ve kesintiler sonrasında banka hesabına geçen net gerçeklerdir.
