Plazas de Soberanía: Futbolun Haritadaki En Küçük Hikayelerinden Biri
İspanya denildiğinde akıllara Madrid, Barcelona, Kanarya Adaları ya da Balear Adaları geliyor. Ancak ülkenin egemenlik sınırları, Avrupa kıtasının çok daha ötesine uzanıyor.
Kuzey Afrika kıyılarında, Fas’ın hemen karşısında bulunan birkaç küçük kaya ve adacık, bugün hâlâ İspanya’nın egemenliği altında. Bunlar tarihsel olarak “Plazas de Soberanía”, yani kabaca “Egemenlik Meydanları” olarak adlandırılıyor.
Futbolda bazı hikayeler dev statlarda, yüz binlerce taraftarın önünde yazılır. Bazıları ise haritada zor bulunan birkaç kayalıkta…
Plazas de Soberanía, İspanya’nın Kuzey Afrika kıyılarındaki küçük egemenlik bölgelerini ifade ediyor. Ceuta ve Melilla bugün ayrı şehir statüsünde olduğu için bu terim esas olarak Penon de Vélez de la Gomera, Islas Alhucemas ve Islas Chafarinas gibi küçük topraklar için kullanılıyor.
Bu bölgelerde sivil nüfus bulunmuyor ve sürekli askeri varlık mevcut.
Peki bütün bu coğrafyanın futbolla nasıl bir bağlantısı var?
Ceuta ve Melilla: Afrika’da İspanyol futbolu
Plazas de Soberanía’nın kendisinde bugün profesyonel futbol oynanmıyor. Ancak aynı tarihi coğrafyanın en önemli iki merkezi olan Ceuta ve Melilla, İspanyol futbol sisteminde uzun yıllardır yer alıyor.
Asıl şaşırtıcı nokta: Küçücük adalarda futbol yok
Plazas de Soberanía’nın kendileri bir futbol ülkesi veya futbol federasyonu değil.
Vélez de la Gomera, Alhucemas ve Chafarinas gibi küçük bölgelerin kalıcı sivil nüfusu bulunmadığı için burada bağımsız futbol kulüpleri veya milli takım yapılanması görmek mümkün değil.
Dolayısıyla “Plazas de Soberanía Milli Takımı” diye bir takım da bulunmuyor!.
Futbol hikayesi, bu küçük toprakların çevresindeki Ceuta ve Melilla üzerinden şekilleniyor.
Bir tarafta Fas, diğer tarafta İspanya…
Plazas de Soberanía’nın kendisinde bugün futbol sahaları, profesyonel kulüpler veya taraftar tribünleri göremeyebilirsiniz.
Ancak bu küçük toprakların çevresindeki Ceuta ve Melilla, İspanya futbol tarihinin Afrika’daki en ilginç parçalarından ikisini oluşturuyor.
Bütün bunlar bize futbolun yalnızca büyük ülkelerin ve büyük şehirlerin oyunu olmadığını gösteriyor. Haritada birkaç milimetrelik bir alan bile, futbol tarihinde koca bir hikayeye sahip olabilir.
Ve Plazas de Soberanía ile Ceuta-Melilla hattı, bunun en sıra dışı örneklerinden biri.
