https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

İNSANIN KÖPEĞİ ISIRMASI : BAYERN MÜNİH’İN 1991-92 KABUS SEZONU

Okunması Gerekenler

Bavyera Devinin Kabus Sezonu: Bayern Münih Nasıl 10. Oldu?

Her ülkede sonuca varılamayan bir futbol tartışmasıdır “Kim daha büyük?” sorusu. Bizde Fenerbahçe-Galatasaray, İspanya’da Real Madrid-Barcelona, İskoçya’da Celtic-Rangers… İngiltere ve İtalya’da ise bu soru daireye giren 3-4 hatta belki 5 takımla daha da karmaşıklaşır.

Peki ya Almanya?

Almanya, sanıyoruz ki bu konuda herkesin mutabık kaldığı tek ülke: Cevap elbette Bayern Münih!

**”Fransa ve PSG örneğini verenler olacaktır; kabul, Paris devi son dönemi domine edip toplam 14 şampiyonlukla zirvede. Fakat arkasından gelen Saint-Étienne’in 10, Marseille’in 9 şampiyonluğu var.

Almanya’da Bayern’in açtığı o devasa makas burada yok. En yakın takipçileri Nürnberg 9, Dortmund ise sadece 8 kez mutlu sona ulaşabilmiş.

Bundesliga’yı 35 kez müzesine götüren, müzesinde 6 Şampiyonlar Ligi kupası barındıran; Franz Beckenbauer, Gerd Müller, Sepp Maier, Karl-Heinz Rummenigge, Paul Breitner, Lothar Matthäus gibi efsaneleri yetiştiren bir futbol makinesinden bahsediyoruz.

“Biz bugün, sadece son 14 sezonun bile 13’ünü şampiyon bitiren bu futbol makinesinin başarı hikayelerine hiç girmeyeceğiz — zira girersek çıkamayız!”

Ancak mükemmelliğin simgesi olan bu devin tarihinde bile öyle bir kabus sezon var ki, bugün bakıldığında adeta bir bilim kurgu filmi gibi duruyor!

İçeriğimize “köpeğin insanı ısırmasını” değil; insanlık tarihinin en tuhaf sezonlarından birini, yani “insanın köpeği ısırdığı” 1991/92 sezonunu konuk ediyoruz.

Yıldızlar Karmasından Bilinmezliğe

Çöküşün öncesinde hiçbir sinyal yoktu. Bayern, o sezon öncesindeki 7 lig şampiyonluğunun 5’ini kazanmış, diğer iki sezonu da ikinci sırada tamamlamıştı.

1991/92 sezonuna girilirken direksiyonda efsane Jupp Heynckes vardı. Kadroya Jan Wouters, Oliver Kreuzer, Thomas Berthold ile Brezilyalılar Mazinho ve Bernardo katılmıştı. Takımın simge kaptanı Klaus Augenthaler’in emekliliği kağıt üzerinde tek eksik halka gibi görünse de Bavyeralılar yeni bir şampiyonluk ve UEFA Kupası zaferi hayali kuruyordu.

İlk Bomba Homburg!

Fakat ligin ilk iki haftasında gelen 1 mağlubiyet ve 1 beraberlik, fırtınanın sadece küçük bir habercisiydi. İlk gerçek bomba ise DFB-Pokal’de patladı: Homburg!.

Evet, yanlış okumadınız; Hamburg değil, Homburg... Almanya’nın Saarland bölgesinin mütevazı 2. Lig takımı, Olympiastadion’da Bayern Münih’i uzatmalarda 4-2 devirdi. Bu sonuç, Bayern tarihindeki ilk “kendi evinde alt lig takımına elenme” skandalı olarak kayıtlara geçti.

İrlanda’da Şok, Stuttgarter Kickers Kasırgası

Bavyera ekibi şoke olmuştu ama “En azından lige ve Avrupa’ya odaklanırız” diyerek teselli bulmaya çalıştılar. Ancak çatı bir kere su almaya başlamıştı.

UEFA Kupası ilk turunda eşleştikleri rakip, 1984 yılında kurulmuş İrlanda’nın yarı amatör ekibi Cork City idi. Bayern taraftarları Cork’un haritadaki yerini ararken, İrlanda’daki ilk maç 1-1 bitti! Rövanşta zor da olsa 2-0 kazanarak turu geçseler de krizin ayak sesleri iyice duyuluyordu.

Bu maçtan üç gün sonra Stuttgart deplasmanına gittiler Ancak onları yenen VfB Stuttgart değil, kentin mütevazı ekibi Stuttgarter Kickers’tı (4-1).

Bu mağlubiyet bardağı taşırdı ve Jupp Heynckes’in görevine son verildi. Bayern Genel Menajeri Uli Hoeneß, yıllar sonra bu kararı “iş hayatımda yaptığım en büyük hata” olarak nitelendirecekti.

Lisanssız Teknik Adam ve 6-2’lik Danimarka Felaketi

Heynckes’in yerine kulüp efsanelerinden Danimarkalı Søren Lerby getirildi. İşin garip tarafı, Lerby’nin o dönemde teknik direktörlük lisansı bile yoktu!

Lerby dönemi de tam bir felaketle başladı. Ardı ardına gelen mağlubiyetlerle Bayern küme düşme hattının hemen üstüne geriledi. UEFA Kupası 2. turunda ise rakip Danimarka’nın mütevazı kulübü Boldklubben 1903’tü.

İlk maç Danimarka’da oynandı. Maç bittiğinde tüm Avrupa basını skor tabelasını iki kez kontrol etmek zorunda kaldı: Boldklubben 1903: 6 – 2 :Bayern Münih.

Rövanşta Mazinho’nun tek golüyle gelen 1-0’lık galibiyet elenmeyi engelleyemedi. Bayern; Almanya Kupası’na evinde bir 2. Lig takımına, Avrupa’ya ise ismi sanı duyulmamış bir Danimarka ekibine elenerek veda etmişti.

Erich Ribbeck de Çare Olmadı

Ligde 14. sıraya kadar gerileyen takımda Søren Lerby ile de yollar ayrıldı ve koltuğa Erich Ribbeck oturtuldu. Ribbeck yönetiminde çıkılan son 11 maçta 5 galibiyet ve 5 mağlubiyet alındı; ancak bu çırpınış da tabloyu düzeltmeye yetmedi.

Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesi nedeniyle o sezon 20 takımla (38 maç) oynanan Bundesliga’da Bayern Münih, sezonu sadece 36 puan, -2 averajla, 10. sırada tamamladı!.

Takım, galibiyet sayısından (13) daha fazla mağlubiyet (15) almış ve evinde tam 7 maç kaybetmişti. Gol makinesi Roland Wohlfarth’ın 17, Mazinho’nun 12 ve Stefan Effenberg’in 11 golü bu kabusu örtmeye yetmedi.

90’lar Bayern için genel olarak çalkantılı ve oyuncuların saha dışı skandallarıyla ünlü “FC Hollywood” lakabını aldığı bir dönemdi; ancak 1991/92 kadar dip yaptıkları başka bir sezon hiç olmadı.

Artık ligi adeta “bant yayınına” çeviren, her yıl aynı şampiyonluk filmini bizlere defalarca izleten Bayern Münih’in bile geçmişinde böyle felaket bir sezonun olduğunu bilmek futbolseverler için rahatlatıcı (espri tabii ki)…

Peki, Bayern Münih bir daha ligi 10. sırada bitirir mi? Teşbihte hata olmaz; amiyane tabirle maçları birer birer satsalar bile artık çok zor görünüyor!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerik

Son Haberler

DOĞRU ROTASYON

Skoru aldık, 3 puanı cebe koyduk, ondan sonra teker teker oyuncularımızı dinlendirdik. Bu sefer rotasyonu doğru yaptık. Keşke Gençlerbirliği...

Benzer Konular