https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

CHELSEA 2026-27, ALONSO VE MAVİLER ŞAMPİYONLUK ŞANSI

Okunması Gerekenler

Chelsea’de yeni sezon başlarken Stamford Bridge’de yalnızca yeni bir teknik adam değil, biraz da yeni bir futbol aklı var.

Xabi Alonso Chelsea’si bu sezonun sürprizi olabilir mi?

Bundesliga’da yeldeğirmenlerinin en büyüğüne karşı savaşıp kazanan Don Kişot, bu kez Batı Londra’da aynı hikayeyi yeniden yazabilir mi?

Geçen sezon Premier League’i 10. sırada tamamlayan, Avrupa kupalarının dışında kalan ve 11 kırmızı kartla disiplin problemini kronik bir hastalığa dönüştüren bir takımın başına geçti Alonso. Leverkusen’de karşısındaki en hatta tek büyük problem Bayern’i geçmekti. Chelsea’de ise önce Chelsea’yi değiştirmesi gerekiyor!.

Üstelik bu kez tek bir rakip yok. Arsenal favori, City, Liverpool, Manchester United ve diğer devler de yarışın içinde…

Ama Chelsea’nin elinde önemli bir avantaj var: Avrupa Kupalarında Yoklar!

Geçen sezon yazın Kulüpler Dünya Kupası zaferinin getirdiği pozitif havayla başlayan Chelsea, sezon içerisinde iki teknik direktör değişikliği, 10.’luk ve Avrupa kupalarının tamamının dışında kalmayla hayal kırıklığı yaşadı.

Bu sezon ise Avrupa kupalarında olmamak, belki de Alonso faktörü kadar önemli olabilir.

Tek cephede, daha az yorulup çok daha fazla hafta içi antrenman yapacaklar. Sadece Premier League’e odaklanacak olmaları, özellikle yeni kurulmuş bir takım için ciddi avantaj.

Alonso’nun gelişiyle birlikte transfer politikasında da küçük ama önemli bir rota değişikliği var. Genç yetenekler hala toplanıyor ancak bu kez Premier League’i bilen, soyunma odasında ağırlığı olan ve doğrudan katkı verebilecek isimler de kadroya eklendi.

Ve bütün hikayenin merkezinde hala aynı soru var: Enzo Fernández kalacak mı?

Transfer döneminin flaş ismi: Morgan Rogers

Chelsea’nin yaz dönemindeki en ses getiren hamlesi Aston Villa’dan Morgan Rogers oldu.

£117 milyonluk bonservisiyle kulüp tarihinin en pahalı transferi haline gelen İngiliz oyuncu, aynı zamanda İngiliz futbol tarihinin en yüksek bonservisli oyuncusu.

Rogers’ı yalnızca “bir kanat oyuncusu daha” olarak okumamak gerekiyor. Alonso’nun sisteminde soldan iç koridora giren, top taşıyan, fiziksel olarak rakibi zorlayan ve gerektiğinde ikinci forvet gibi ceza sahasına yaklaşan bir oyuncu olması beklenebilir.

Premier League’i ve İngiliz futbolunun temposunu zaten biliyor. Rogers hala genç ama artık ham değil!.

Geovany Quenda, Atalanta’dan gelen Marco Palestra ve Rayo Vallecano’dan transfer edilen 28 yaşındaki Pep Chavarría da kadroya katıldı. Quenda’nın özellikle üçlü savunma kullanılan senaryolarda kanat bek olarak değerlendirilebilmesi önemli. Geçen sezon yaşadığı ayak kırığı gelişimini sekteye uğrattı belki ama hazırlık dönemindeki görüntüsü umut verdi.

Palestra ise sağ taraf için dinamik ve gelecek vadeden bir yatırım. Rayo’dan sol bek Chavarría ise Chelsea’nin bu kez yalnızca potansiyele değil, hazır oyuncuya da yatırım yaptığının göstergesi.

Lacroix: Savunmada çok doğru hamle

Bence transfer döneminin en mantıklı hamlelerinden biri Maxence Lacroix.

Crystal Palace’tan gelen 26 yaşındaki Fransız stoper Premier League’i biliyor, fiziksel olarak güçlü, açık alanda savunma yapabiliyor ve yüksek savunma çizgisinde oynayan bir takım için hız avantajı sağlıyor.

Lacroix + Fofana + Colwill + Hato kağıt üzerinde oldukça güçlü.

Üçlü savunmada da seçenekler daha da artıyor. Ancak temel problem kalite değil, devamlılık. Wesley Fofana ve Reece James’in sakatlık geçmişleri hala Chelsea’nin sezon planlamasındaki en büyük soru işaretlerinden.

Kaleci Sorunu

Kalede de benzer bir durum var. Robert Sánchez ve Mike Penders kötü seçenekler değil; Filip Jørgensen’in Strasbourg’a kiralanmasıyla rotasyon daha da netleşti.

Ancak Chelsea’nin dünya çapında, tartışmasız bir 1 numarası yok. Dolayısıyla burası kriz değil ama şampiyonluk yarışında tavanı aşağı çekebilecek bir pozisyon bence…

Sistem ne olacak?

Alonso’nun Leverkusen’deki en belirgin miraslarından biri üçlü savunmaydı. Chelsea’de de hazırlık döneminde Milan ve Real Sociedad maçları dahil farklı üçlü savunma varyasyonları gördük.

Ancak Alonso’nun Chelsea’sini yalnızca 3-4-2-1 takımı olarak görmek hata olur. Kendisi de tek bir sisteme bağlı kalmak yerine daha fazla seçeneğe sahip olmanın takımı geliştireceğini söylüyor.

Reece James’in farklı pozisyonlarda kullanılabilmesi de bu esnekliğin önemli parçalarından biri. Sistemden ziyade prensipler önemli olacak: alan paylaşımı, top kaybı sonrası reaksiyon, yüksek savunma, kanatların kullanımı ve maç kontrolü.

En değerli oyuncu kim?

Cole Palmer’ın değerini anlatmaya gerek yok. Ancak artık onun yanına João Pedro’yu da koymak gerekiyor. Brezilyalı geçen sezon 50 maçta 20 gol ve 6 asist üretti; Premier League’de 15 gol, 5 asist yaptı ve Chelsea’nin sezonun oyuncusu seçildi.

Sezon öncesinde Western Sydney Wanderers’a hat-trick yaptı; Milan ve Real Sociedad galibiyetlerinde de ikişer gol attı. İyi beslendiği takdirde yeniden 20’li gol rakamlarına ulaşması hiç şaşırtıcı olmaz.

Üstelik artık Palmer’ın yükü de daha hafif.

Palmer + João Pedro + Rogers üçlüsünün arkasında Neto, Gittens, Estevão, Quenda, Emegha ve Welbeck gibi seçenekler var ki, bu da rakiplerin bütün planını Palmer’ı durdurmak üzerine kurmasını zorlaştırabilir.

Orta sahada anahtar kelime: Enzo

Moisés Caicedo bu takımın sigortası. Kesiciliği, alan kapatması, pres gücü ve top kazanma becerisiyle vazgeçilmez.

Levi Colwill savunmada ne kadar sakin ve oyun kurucuysa, Caicedo da orta sahada o kadar dengeleyici. Lavia sağlıklı kalırsa önemli bir alternatif, Henderson ise tecrübe ve liderlik getiriyor.

Ama Enzo Fernández’in alternatifi yok!. Çünkü Enzo yalnızca merkez orta saha değil; oyunu hızlandırıyor, yön değiştiriyor, savunma-hücum bağlantısını kuruyor ve gerektiğinde skor üretiyor.

Geçen sezonki 15 gol ve 7 asisti de bunun göstergesi. Enzo giderse Chelsea yalnızca bir oyuncusunu değil, alternatifsiz bir oyuncu profilini kaybeder.

Manchester City’nin ilgisi nedeniyle belirsizlik sürüyor. Dolayısıyla Chelsea’nin transfer döneminin son günlerindeki en kritik gelişmesi, belki de yapılacak yeni bir transfer değil, Enzo’nun takımda kalması olacak.

Gidenler ve kadro fazlası

Chelsea’de gelenler kadar gidenler de önemli.

Marc Cucurella Real Madrid’e, Tyrique George Everton’a, Andrey Santos Manchester United’a, Trevoh Chalobah Como’ya transfer oldu.

Alejandro Garnacho Aston Villa’ya kiralandı, Filip Jørgensen Strasbourg’a gönderildi. Benoit Badiashile de Napoli’ye kiralanarak savunma rotasyonundaki kalabalığın bir bölümünü azalttı.

Buna rağmen kadro hala çok kalabalık.

Axel Disasi, Mykhailo Mudryk, Liam Delap, Nicolas Jackson ve Marc Guiu gibi isimlerin geleceği hala net değil. Mamadou Sarr da kadroda.

Chelsea’nin önündeki görev artık isim toplamak değil: Gerçek rotasyonu optimize etmek.

En büyük problem: Kalite değil, dakika!

Bence Chelsea’nin bu sezon çözmesi gereken en büyük sorunlardan biri bu.

Avrupa kupaları yok ve Premier League’de hücum hattında her maç aynı anda en fazla birkaç oyuncuya düzenli 90 dakika verebilirsiniz.

Palmer, João Pedro, Rogers, Neto, Gittens, Estevão, Quenda, Emegha, Welbeck, Jackson, Delap… Bu kadar kaliteli oyuncunun dakikaları nasıl paylaşılacak?

Kim 11’den düşecek? Kim kulübede kalacak? Kim sonradan oyuna girecek?

Alonso’nun oyuncu yönetimindeki en büyük sınavı belki de bu olacak. Çünkü mesele artık kalite bulmak değil, fazla kaliteyi doğru dakikalara dağıtmak.

Son söz: Top 4 mü, şampiyonluk mu?

Ben bugün itibarıyla Chelsea’yi şampiyonluğun en büyük favorilerinden biri olarak görmüyorum. Ama Şampiyonlar Ligi bileti için çok ciddi bir aday görüyorum.

Hatta daha net söyleyeyim: Chelsea sezonu ilk dörtte bitirir!.

Şampiyonluk için ise birkaç şeyin aynı anda gerçekleşmesi gerekiyor:

Enzo kalmalı. Fofana ve Reece James sağlıklı kalmalı. João Pedro 20 gol bandına ulaşmalı. Palmer’ın yükünü Rogers ve diğer hücumcular paylaşmalı. Estevão artık rotasyon oyuncusundan fazlasına dönüşmeli. Quenda ritmini bulmalı. Alonso savunma sistemini oturtmalı.

Ve belki hepsinden önemlisi, dakika dağılımından doğabilecek soyunma odası problemlerini yönetmeli.

Çünkü bu Chelsea’nin problemi artık kalite eksikliği değil. Tam tersine: Fazla kaliteyi nasıl yöneteceği.

Leverkusen’de Bayern’i deviren Don Kişot, şimdi başka bir yeldeğirmeninin karşısında.

Bu kez rakip yalnızca Arsenal, City veya Liverpool değil. Chelsea’nin kendisi de…

Enzo kalır, savunma sağlıklı olur ve Alonso bu kalabalığı doğru yönetirse, geçen sezonki 10.’luktan çok daha yukarı çıkacakları bence hatta tahminim herkesce %100.

Şampiyonluk? Biraz erken.

Top 4? Bence evet!.

Şimdi sıra Alonso’da.

Bekleyelim, görelim.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: burak.belgen@abcspor.com

twitter: @BurakBelgen

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

WNBA GECENİN OLAYI: NATASHA CLOUD TEPKİSİ VE ARKA PLANI

Saha Kenarında Savaş: Natasha Cloud ve kanter Kavgasının Perde Arkası WNBA’de Chicago Sky ile Indiana Fever arasında oynanan normal sezon...

Benzer Konular