İngiltere doğumlu, Lüksemburg’da büyüyen ve Aston Villa’nın 12 milyon euro karşılığında, ara transferde kadrosuna kattığı devasa forvet; Brian Madjo!
Ada basınında hemen herkes kimdir bu çocuk diye birbirine sorarken, yetenek avcıları çoktan biliyordu A’dan Z’ye her şeyini…
** Öncelikle analize şöyle başlayalım; 12 milyon euro ismi bilinmeyen bir oyuncu için güzel bir para gibi gözükse de, bol sıfırlı buy out’ların havada uçuştuğu bugünkü futbol atmosferinde: tek kelimeyle BEDAVA!
12 Ocak 2009, Enfield, İngiltere doğumlu, 1.93 m boyunda ve yaklaşık 83-86 kg ağırlığında, bir nevi baby Lukaku ya da Porto’daki Samu var karşışımızda…
Brian Madjo, Lüksemburg alt yaş ve A millî takımında oynadıktan sonra milli statüsünü doğum yeri olan İngiltere’ye çevirip U17 takımı için forma giydi. Ancak FIFA, reşit olmayan futbolcuların uluslararası transfer kuralları gerekçesiyle Aston Villa’ya transferinden sonra oynamasını ilk başta onaylamadı ve oyuncu yaklaşık 7 ay boyunca resmi maçlardan uzak kaldı.
Yani “madem Ocak ayında transfer ettiler ama neden 1 kez bile oynatmadılar?” sorusuna da cevabı vermiş olalım!
Aston Villa’nın Court of Arbitration for Sport (CAS – Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesine) yaptığı itiraz haklı bulundu (4 Ağustos) ve oyuncunun tescili onaylandı.
Dün basına yapılan açıklamada; takımın ana forveti Ollie Watkins, sezon öncesi hazırlık dönemine geç katılması nedeniyle PSG maçında kadroda yer alamayacak dendi. Ve Ada basınında yazılanlara göre, dev maça ilk 11 başlatacak Unai Emery onun yerine…
Sezon öncesi hazırlık maçlarında da 3 maçta 4 gol attı. Sanki 7-8 aylık bir araya hiç çıkmamışçasına diri, enerjik ve aç göründü bize. En son Bayern maçında da alıcı gözüyle seyrettik ve bir yıldız doğuyor diyebiliriz net şekilde…
İlk resmi maçının UEFA Süper Kupa’da Paris Saint-Germain (PSG) gibi Avrupa’nın en güçlü takımına karşı olması; hem Madjo, hem Aston Villa hem de biz futbolseverler için oldukça zorlu sularda, çok önemli bir test olacak. Merakla bekliyoruz!.
A Millî Takım seçimi de merakla bekleniyor çünkü İngiltere, Lüksemburg ve Kamerun (eski futbolcu Guy Madjo’nun oğlu) milli takımlarında oynamak için uygun, ama tahminimiz İngiltere’yi seçeceği yönünde…
Eksikleri yok mu? Çok. Mesela inanılmaz fiziği ve gücü yanında, son vuruşları daha çok zayıf. O ayak estetiği yok. Saha görüşü ve oyun zekası da zayıf, ama daha reşit bile olmamış, küçücük bir çocuktan bahsediyoruz.
Çevresinde adeta manyetik bir alan varmışçasına rakip savunmacıları kendisinden uzak tutuyor. Cidden “Shaqvari bir fizik, Haaland’ı andıran bir güç ve patlayıcılıktan” bahsediyoruz. Üstelik henüz 17 yaşında.
1-2 sene sonra zaten çoktan spot ışıklarını üzerine çevirmiş olacak. Yeter ki kariyerini sekteye uğratacak bir sakatlık yaşamasın ve akbaba menajerler, çevresindeki olan veya oluşacak yancılarla mental anlamda bir düşüş yaşamasın!.
Lüksemburg’dan Fransa’nın önemli kulüplerinden FC Metz altyapısına transfer olması, kariyerindeki en önemli adımlardan biri oldu diyebiliriz.
Metz U19 takımında 2024-25 sezonunda 12 gol attı ki, sadece attıkları ile değil, tutulamayan fiziği ile bir anomali görüntüsü çizgi izleyenlere..
Madjo o kadar farklıydı ki, 17 Ağustos 2025’te Strasbourg karşısında Metz formasıyla Ligue 1’de ilk kez sahaya çıktığında henüz 16 yaşındaydı diye belirtelim.
Şimdi Birmingham’da, Villa formasıyla seyredeceğiz onu. Bizim tahminimiz sezon içinde Watkins tabii ki ilk tercih olacaktır, ama Madjo da hemen her maç hatırı sayılır süreler alıp, bu sene pasını fazlasıyla atacaktır (kupa maçlarında da direkt 11 başlayıp).
Zaten bir anda dünyanın en zor liglerinden birinde, Şampiyonlar Ligi’nde yer alacak bir takımda her maç 90 dakika oynatmak yerine; gelişimini koruyarak, kontrollü bir şekilde Premier League’e alıştırmak daha mantıklı görünüyor.
Yani asıl hikayesi henüz başlamadı. Belki bu sene, en kötü ihtimal sonraki sene… Ama bu ele avuca sığmaz devasa bombanın patlaması 3 seneyi bulmaz, şimdiden yazalım…
