https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

TÜRKİYE’DE NEDEN BAZI SPORLAR POPÜLER OLAMIYOR?

Okunması Gerekenler

Mail kutumuza gelen sorulardan biriydi bu hafta: “Türkiye’de neden bazı sporlar popüler olamıyor?”

Bunun tek bir nedeni yok. Ama gelin, biraz içine girip beraber bir beyin jimnastiği yapalım.

Türkiye’de bazı sporların popülerleşememesinin tek bir nedeni yok. Sporun ne kadar yetenek istediği, maliyeti, tesislere erişim, medya görünürlüğü ve kültürel alışkanlıklar birlikte belirleyici oluyor.

** Bizce en önemli nedenler şöyle:

1. Futbol kültürü çok baskın

Türkiye’de çocukların spora yönelmesinde aile ve çevre çok etkili. Futbolun görünürlüğü o kadar yüksek ki birçok çocuk için “spor yapmak” neredeyse otomatik olarak futbol oynamak anlamına geliyor.

Televizyon, sosyal medya, okul bahçeleri, mahalle kültürü ve profesyonel ligler sürekli futbolu besliyor. Bu da diğer sporların yeni sporcu kazanmasını zorlaştırıyor.

2. Altyapı ve tesis sorunu

Bir çocuğun futbol oynaması için çoğu zaman bir top ve açık alan yeterli olabilir.

Ama:

yüzme → havuz
golf → saha
tenis → kort
buz hokeyi → buz pisti
kürek → uygun su alanı
binicilik → tesis ve at
okçuluk → özel alan ve ekipman gerektiriyor.

Dolayısıyla sporun giriş maliyeti yükseldikçe potansiyel sporcu havuzu küçülüyor.

3. Ailelerin ekonomik yaklaşımı

Bazı sporlar sadece antrenman ücretinden ibaret değil. Ekipman, ulaşım, lisans, turnuvalar ve özel dersler toplam maliyeti ciddi şekilde artırabiliyor (mesela tenis veya kayak).

Örneğin bir çocuğun yüzme yeteneği çok iyi olsa bile aile düzenli havuz/antrenman/ulaşım maliyetini karşılayamıyorsa o yetenek hiç ortaya çıkmayabilir.

Bu nedenle Türkiye’de bazı sporların “yetenek problemi” aslında yeteneğe ulaşamama problemi olabilir.

4. Medyada görünürlük

Bir sporu ne kadar çok görürseniz, ona ilgi duyma ihtimaliniz de o kadar artıyor.

Futbolcunun maaşını, transferini, maçını ve kariyerini her gün görüyoruz. Buna karşılık genç bir Türk yüzücünün, okçunun, golfçünün veya kürekçinin gelişim sürecini çok daha az görüyoruz.

Görünmeyen sporun yeni sporcu kazanması zor.

5. Başarı–popülerlik döngüsü

Burada ilginç bir kısır döngü var: Başarı → medya ilgisi → sponsor → tesis → daha fazla çocuk → daha fazla yetenek → daha fazla başarı

Futbolda bu döngü çok güçlü.

Bazı branşlarda ise: az sporcu → az başarı → az medya → az sponsor → az tesis → daha az sporcu şeklinde tersine işliyor.

6. Okul sistemi yeterince çeşitlendirmiyor

Çocukların farklı sporları deneme şansı çok önemli.

Bir çocuk atletizmde, masa tenisinde, okçulukta veya yüzmede olağanüstü yetenekli olabilir ama bunu keşfetmesi için o sporu denemiş olması gerekir.

Sadece futbol ve basketbolun ağırlıklı olduğu bir ortamda birçok potansiyel sporcu hiç keşfedilmiyor.

7. “Spor = profesyonel olmak” algısı

Türkiye’de aileler bazen spora şu açıdan bakabiliyor: “Bu spordan para kazanabilecek mi?”

Oysa gelişmiş spor kültürlerinde sporun önemli bir kısmı rekreasyon, sosyal hayat, sağlık ve yaşam tarzı olarak görülüyor.

Bu nedenle golf, tenis, kayak, yelken, bisiklet gibi branşların gelişmesi yalnızca profesyonel sporcu sayısıyla değil, amatör katılımcı sayısıyla da bağlantılı.

Asıl ilginç nokta

Türkiye’nin bazı branşlarda büyük potansiyeli var çünkü geniş bir genç nüfus ve ciddi bir spor tutkusu mevcut.

Sorun çoğu zaman “Türk insanı bu sporu sevmiyor” değil.

Daha çok: Çocuk sporu görmüyor → deneyemiyor → yeteneğini keşfedemiyor → aile yatırım yapmıyor → kulüp büyümüyor → medya ilgilenmiyor → spor popülerleşmiyor.

Bu zinciri kırmanın en etkili yollarından biri de çocukların 10 farklı sporu düşük maliyetle deneyebileceği sistemler kurmak diyebiliriz.

 

Son Haberler

SUBBUTEO’DAN ÖNCE O VARDI: NEWFOOTY

Subbuteo'nun Rakibi Newfooty: Unutulan Masa Futbolu Efsanesi Bugün Subbuteo denildiğinde akla dünyanın en meşhur masa futbolu oyunlarından biri geliyor. Ancak...

Benzer Konular