https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

İKİ FRANCO’NUN HİKAYESİ VE 50 SENELİK FUTBOL KURALI

Okunması Gerekenler

Hakem Franco, Diktatör Franco ve İspanya’nın 50 Yıllık Garip Soyadı Hikayesi

İspanya, 1939’dan 1975’e kadar tam 36 yıl boyunca Francisco Franco’nun tek adam yönetimi altında kaldı. İç Savaş’ın ardından kurulan bu otoriter rejimde siyasi güç tek merkezde toplandı; Franco’nun kararları ve devlet politikaları uzun yıllar boyunca sorgulanamaz bir otorite olarak kabul edildi hatta ettirildi!.

Burada birkaç yıllık bir iktidardan değil, bir nesilden fazlasını kapsayan, 36 yıl süren kesintisiz bir diktatörlük döneminden söz ediyoruz.

Franco ismi, İspanya tarihinde hala güçlü çağrışımlara sahip. Ancak futbol dünyasında bu isim, tarihin garip bir cilvesiyle bambaşka bir hikayenin merkezine oturdu.

İspanyollar neden iki soyadı kullanır?

Önce küçük bir İspanyol geleneğinden bahsedelim.

İspanya’da insanlar resmi olarak iki soyadı taşır. İlki babadan, ikincisi anneden gelir. Fakat günlük hayatta genellikle sadece ilk soyadı kullanılır.

Bunu dünyaca ünlü isimlerden de biliyoruz: Penélope Cruz, Javier Bardem, Enrique Iglesias… Spor dünyasında da durum farklı değildir: Rafael Nadal, Sergio Ramos, Pau Gasol…

Hepsi aslında iki soyadına sahip olsa da dünya onları tek soyadıyla tanır.

Fakat bunun çok ilginç bir istisnası vardı: Futbol hakemleri.

Onlar yıllarca hep iki soyadıyla anıldı: Antonio López Nieto, Manuel Mejuto González, Antonio Mateu Lahoz vs vs..

** Peki neden hic düşündünüz mü?

İşte hikayenin en ilginç kısmı burada başlıyor: 1969 yılında La Liga’ya yükselen talihsiz, genç bir Murcialı hakemin de tam adı: Ángel Franco Martínez.

Yani ilk soyadı: Franco! Ángel Franco Martínez’in talihsizliği de tam burada başlıyordu: O, diktatörle aynı adı taşımıyordu; ama aynı kelimeyi taşıyordu.

Elbette diktatör Francisco Franco ile hiçbir akrabalığı yoktu. Sadece tarihin en talihsiz dönemlerinden birinde, yanlış zamanda aynı soyadı taşıyordu!. Çünkü o yıllarda İspanya’da “Franco” ismi sıradan bir soyadı olmaktan çıkmış, ülkenin en güçlü ve en tartışmalı figürüyle özdeşleşmişti.

Diktatör Franco hakkında en küçük bir eleştiri bile ağır sonuçlar doğurabilirken, futbol sahalarında aynı soyadı taşıyan hakeme karşı taraftarların söyleyebileceklerinin sınırı yoktu.

Hakem kararlarından memnun olmayan tribünler, öfkelerini “Franco” üzerinden dışa vuruyordu. Üstelik bazen mesele sadece hakem kararları değildi; bazı kesimler için bu, yıllardır bastırılmış siyasi öfkenin de patlamasıydı.

*Mesela o devirde Baskonya’da Franco adında doğan çocuk sayısı neredeyse 0 idi diye belirtelim. Mesele “Franco isimli insanların çoğalması” değil; tek bir kişinin 36 yıl boyunca bir kelimeyi siyasi sembole dönüştürmesi meselesi idi!.

Aslında tribünlerin hedefindeki Franco çoğu zaman hakem değil, Madrid’deki diktatördü. Ama herhangi bir sorgulama durumunda herkesin söyleyebileceği hazır bir cevabı vardı:“Ne alaka, biz hakem Franco’dan bahsediyoruz.”

Futbol sahasından gazetelere-siyasete uzanan bir isim

Özellikle Bask bölgesi başta olmak üzere bazı özerk bölgelerde bu durum daha da büyüdü. Cumhuriyetçi ve monarşi karşıtı çevrelerde hakemin soyadı, diktatörle bilinçli ya da bilinçsiz şekilde özdeşleşmeye başladı.

Hatta dönemin bazı gazeteleri ve tribünleri, Franco ismini kullanarak siyasi göndermeler yapıyor, futbol sahalarını bir çeşit protesto alanına dönüştürüyordu.

İş öyle bir noktaya geldi ki; talihsiz Ángel Franco Martínez, bazı radikal çevrelerin hedefi haline geldi. Kendisine yönelik tehditler ortaya çıktı; hatta ETA bağlantılı bazı çevrelerin suikast planları yaptığı iddiaları bile gündeme geldi.

Öyle ki “Önce bu Franco’yu, sonra Madrid’deki Franco’yu” şeklindeki tehditlerin yayılması üzerine La Liga yönetimi, Real Sociedad ile Athletic Bilbao arasında oynanacak Bask derbisine yalnızca bir gün kala hakemi görevden almak zorunda bile kaldı!.

Çözüm: Hakemlere iki soyadı zorunluluğu

İşte bu noktada futbol yönetimi ilginç bir çözüm buldu.

Hakemler artık sadece ilk soyadlarıyla değil, iki soyadlarıyla birlikte anılacaktı.

Amaç belliydi: Hakem Franco ile diktatör Franco arasındaki bağlantıyı ortadan kaldırmak.

Ve böylece İspanyol futbolunda yıllarca sürecek bir gelenek başlamış oldu.

General Francisco Franco 1975 yılında hayatını kaybetti. Ancak onun döneminden kalan bu futbol uygulaması tam 50 yıl boyunca yaşamaya devam etti.

Ta ki yakın zamana kadar…

Hakem Komitesi (CTA) başkanlığına getirilen Fran Soto döneminde bu uygulama kaldırıldı ve İspanyol hakemleri yeniden günlük kullanımda tek soyadıyla anılmaya başladı.

Fakat bazı isimler artık futbol kültürüne öylesine yerleşmişti ki onları değiştirmek kolay olmadı.

Mesela bugün hala; Jesús Gil Manzano, Javier Alberola Rojas, Juan Martínez Munuera, Mateo Busquets Ferrer gibi FIFA hakemleri iki soyadıyla biliniyor.

** Peki İspanyollar neden iki soyadı kullanıyor?

Bu hikayenin sonunda daha eski ve daha karanlık bir tarihi noktaya da değinmek gerekiyor.

İspanya’daki çift soyadı geleneğinin kadın haklarıyla veya modern eşitlik anlayışıyla ortaya çıktığı düşünülür. Ancak tarihsel kökenleri maalesef çok daha karmaşık ve trajiktir.

15. yüzyılın sonunda Kastilyalı Isabel ile Aragonlu Ferdinand’ın evliliğiyle İspanya’da büyük bir dönüşüm başladı. Müslümanlar ve Yahudiler üzerinde artan baskılar sonucunda zorla din değiştirmeler, sürgünler ve Engizisyon süreçleri yaşandı. Kilise desteğiyle resmen insan avına başladılar!.

Peki bir kişinin Yahudi kökenli olup olmadığı nasıl takip edilecekti?

Dönemin anlayışında Yahudilik anne üzerinden takip edilen bir kimlik olarak görülüyordu. Bu nedenle kişinin anneden gelen soyadının da bilinmesi, soy geçmişinin araştırılmasında kullanılan araçlardan biri haline geldi.

Engizisyon döneminde ortaya çıkan “Limpieza de Sangre” (Kan Temizliği) anlayışıyla insanlar soylarının “temiz” olduğunu kanıtlamaya zorlandı. Eski Hristiyanlar olarak adlandırılan bazı kesimler, Yahudi veya Müslüman köken taşımadıklarını göstermek amacıyla “kendilerince gururla” soy takibini daha görünür hale getirdi.

Zaman içinde iki soyadı kullanımı sadece bir ayrım aracı olmaktan çıktı; aile kökenini, mirası ve toplumsal kimliği gösteren bir geleneğe dönüştü. 1889 yılında İspanya Medeni Kanunu ile de resmiyet kazandı.

Yani bugün dünyaya özgü bir kültürel özellik gibi görünen çift soyadı uygulamasının kökeninde, aslında İspanya tarihinin en tartışmalı ve acı dönemlerinden birinin izleri bulunuyor.

Ve futbol sahalarında bir hakemin soyadı üzerinden yaşanan bu sıra dışı hikaye, tarihin bazen en beklenmedik yerlerde de karşımıza çıktığını gösteriyor!.

Son Haberler

500 SENELİK KAVGA: 27’YE 27, CALCIO STORICO

Calcio Storico: Futbolun Atası mı, Yoksa Floransa'nın Arenaya Dönüşmüş Tarihi mi? Bir futbol maçı düşünün. 27'şer kişilik iki takım sahaya...

Benzer Konular