https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

MODERN NFL: VERİNİN OYUNU YENİDEN YAZDIĞI ÇAĞ

Okunması Gerekenler

Spor demek bir anlamda istatistik demektir. Hele konu Amerikan sporları olduğunda, rakamlar sadece sonuçları değil; oyunun içindeki görünmeyen hikayeyi de anlatır.

Bugün de NFL özelinde, tam da konuya yani klasik istatistiklerin ötesine geçeceğiz ve EPA, PRWR ve diğer gelişmiş metrikler üzerinde konuşacağız;

Bu moden ölçümlerde hiçbir detay tesadüfe bırakılmaz. Bir oyuncunun kaç yard kazandığından çok, o yardanın ne zaman geldiği; bir sack’ın kim tarafından yapıldığından çok, o oyunu kimin değiştirdiği önemlidir. Modern NFL analitiği tam olarak bu soruların peşinden gider!.

** Gelin başlayalım;

Yıllardır bir futbolcuyu veya takımı değerlendirmek, temel olarak alışılmış kutu skoru (box score) istatistiklerine dayanıyordu:

Pas yardaları,
Tamamlama yüzdesi,
Touchdown/ınterception oranı,
Koşu denemeleri,
Toplam yardalar…

Ancak geleneksel istatistikler çoğu zaman hikayenin tamamını anlatmaz.

Bazı istatistikler oyunculara hak etmediği değerleri verirken, bazıları da oyuncuların gerçek katkısını göstermekte yetersiz kalır. Örneğin bir savunma tackle’i hücum hattındaki blokçusunu geçer ve oyun kurucuya baskı yapar. Quarterback cep dışına kaçar ve contain görevindeki defensive end tarafından sack edilir.

Box score’a baktığınızda sack’ı yapan defensive end tüm övgüyü alır. Oysa oyunu asıl değiştiren, pozisyonu yaratan yani kafese alıpl bir nevi ağa düşüren defensive tackle’dır.

Peki modern futbol analitiği bu sorunları nasıl çözüyor ya da ne kadar çözebiliyor mu?

EPA (Expected Points Added) ile başlayalım…

EPA yani Beklenen Puan Katkısı, bir oyunun takımın o hücum serisindeki nihai skor ihtimaline ne kadar katkı yaptığını veya zarar verdiğini ölçen bir metrik.

EPA hesaplaması, oyundan önce takımın beklenen puan değerinin, oyun sonrasında nasıl değiştiğine bakar.

Düz mantıkla; EPA artıyorsa oyun başarılıdır. EPA düşüyorsa oyun başarısızdır. Ancak bu istatistik sadece kazanılan yardalara bakmaz.

EPA hesaplanırken:

Kaçıncı hak olduğu,
Kaç yard gerektiği,
Sahanın hangi bölgesinde bulunulduğu,
Maçta ne kadar zaman kaldığı, gibi faktörler de dikkate alınır.

Yani önemli anlara daha fazla değer verir.

Bunun mantığı da şudur: Aynı miktarda yardayı kazanan iki oyun, maç üzerindeki etkisine göre farklı EPA değerlerine sahip olabilir.

Örneğin:

Hak ve 10 durumda kazanılan 5 yard, hücumu bitirdiği için negatif EPA yaratabilir.
Hak ve 2 durumda kazanılan 5 yard ise ilk hak getirdiği için pozitif EPA üretir.

EPA sayesinde NFL analistleri yalnızca “boş yardalar” biriktiren oyuncular yerine, gerçekten değer yaratan quarterback’leri ve oyun kurucuları değerlendirebilir.

Çünkü bazı oyuncular istatistik kağıdında çok iyi görünürken, aslında maçın sonucuna çok az etki eden yardalar kazanabilir.

PRWR (Pass Rush Win Rate)

PRWR yani Pas Hücumu Kazanma Oranı, savunmacının pas oyununda kendi karşısındaki hücum oyuncusunu 2,5 saniyeden kısa sürede geçip geçemediğini ölçer.

Bu sürenin kullanılmasının nedeni yapılan araştırmalardır: Ortalama olarak bir quarterback’in snap sonrası pas atması yaklaşık 2,86 saniye sürer.

Bu nedenle bir pass rusher 2,5 saniyenin altında blokçusunu geçebiliyorsa, oyun sonucunda sack oluşmasa bile oyunu değiştirmiş kabul edilir.

PRWR hesaplaması oldukça basittir: Başarılı pass rush sayısı ÷ toplam pass rush snap sayısı

Bu metrik, sack sayısından çok daha değerlidir. Çünkü sack istatistiği oldukça değişken ve bazen şansa bağlıdır.

Örneğin:

Bir savunmacı snap’lerin %30’unda hücum oyuncusunu geçebilir.

Ancak karşı takımın: Kaçabilen bir quarterback’i varsa, Topu dışarı atıyorsa, Ekran pasları ve kısa paslara güveniyorsa, bu oyuncu maç sonunda hiç sack yapmamış olabilir.

Yani Klasik istatistiklere göre başarısız görünür.

Ama PRWR bize şunu gösterir:

Quarterback’e baskı yaptı.
Hızlı karar vermesine neden oldu.
Cep dışına çıkmaya zorladı.
Oyun akışını bozdu.

Bu nedenle modern NFL ekipleri PRWR sayesinde gerçek yetenek ile sadece sonuçlardan oluşan şansı birbirinden ayırabilen bir metrik.

aDOT (Average Depth of Target)

aDOT yani ortalama hedef derinliği, quarterback’in attığı pasların hücum çizgisinin ne kadar ötesine gönderildiğini ölçer.

Hesaplama: Toplam hedeflenen pas mesafesi ÷ toplam pas girişimi

aDOT, sadece tamamlanan paslara değil, tüm hedeflenen paslara bakar.

Yani:Başarısız paslar, Interception olan paslar da hesaba katılır.

Düşük aDOT:

Quarterback’in daha çok: Screen paslara, Running back checkdown’larına, Kısa rotalara dayandığını gösterir.

Yüksek aDOT:

Quarterback’in daha fazla: Derin pas denediğini, Büyük oyun aradığını, Uzun rotaları kullandığını gösterir.

Bunun önemi, tamamlanma yüzdesini doğru yorumlamaktır. Örneğin bir quarterback çok yüksek tamamlama yüzdesine sahip olabilir. İlk bakışta çok başarılı görünür.

Ancak aDOT değeri düşükse, bu oyuncunun çoğunlukla kısa ve güvenli paslarla oynadığı ortaya çıkabilir. Diğer taraftan düşük tamamlama yüzdesine sahip ancak yüksek aDOT’lu bir quarterback, aslında agresif ve zor paslar deneyen biri olabilir.

NFL’in en iyi quarterback’leri genellikle: Yüksek aDOT, Yüksek tamamlanma yüzdesi kombinasyonuna sahiptir.

Time To Throw (Atış Süresi)

Time To Throw, bir takımın pas probleminin kaynağını anlamak için kullanılır:

Sorun hücum hattında mı? Yoksa quarterback’te mi?

Takımlar bu metriği: Sack oranı, Baskı oranı, aDOT ile birlikte değerlendirir.

Örneğin: Uzun Time To Throw + Düşük aDOT

Bu durum genellikle quarterback’in topu fazla tuttuğunu ve sadece kısa checkdown pasları attığını gösterir. Bu Quarterback değerlendirmesi açısından büyük bir uyarı işaretidir!.

Kısa Time To Throw + Yüksek baskı oranı; Bu ise hücum hattının hızlı şekilde çöktüğünü ve quarterback’e yeterli zaman vermediğini gösterir.

Time To Throw diğer metriklerle birlikte kullanıldığında: Quarterback karar süreci, Hücum hattı performansı, Pas oyununun verimliliği hakkında çok daha doğru sonuçlar verir.

………………

Yani Modern NFL artık sadece “kaç yard kazandı?” sorusuyla değerlendirilmiyor.

** Bugünün analitiği daha derine iniyor:

Bu oyun gerçekten ne kadar değer yarattı?
Oyuncu sonucu mu yaptı, yoksa sonucu hazırlayan kişi miydi?
Quarterback doğru zamanda doğru kararı verdi mi?
Savunmacı gerçekten kazandı mı, yoksa sadece sack mi yazıldı?

2026 yılındayız. Devir teknoloji devri. Eskiden sadece gözlemleyerek yorumladığımız şeyleri bugün ölçebiliyor, analiz edebiliyor ve anlamlandırabiliyoruz.

Spor da bundan payını fazlasıyla alıyor. Artık kazananı sadece sahadaki sonuç değil; verinin bize anlattığı görünmeyen detaylar belirliyor.

NFL’in de geleceği artık sadece istatistiklerde değil; istatistiklerin arkasındaki hikayeyi anlayabilmekte…

Son Haberler

MANCHESTER UNITED’IN ALTIN ÇOCUĞU JJ GABRIEL “KID MESSI”

JJ Gabriel Kimdir? Manchester United'ın Yeni Wonderkid'i  Manchester United altyapısında, s on dönemde tüm dikkatler henüz 15 yaşındaki JJ Gabriel...

Benzer Konular