https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

YENİ SHARAPOVA DEĞİL, İLK KRISTINA LIUTOVA

Okunması Gerekenler

Kristina Liutova: Kortlarda Yeni Bir Yıldız

Bugünkü yazı konumuz, henüz 16 yaşında olmasına rağmen tenis dünyasında adından söz ettirmeye başlayan Rus tenisçi Kristina Liutova.

2 Şubat 2010’da Moskova’da doğan Liutova için “Rus tenis ekolünün yeni ürünü” demek ilk bakışta doğru gibi görünebilir. Ancak işin aslı biraz farklı. Çünkü 10 yaşından beri Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşıyor ve gelişimini Washington’daki dünyaca ünlü Gorin Tennis Academy’de sürdürüyor. Yani Rus disiplinini, Amerikan tenis anlayışıyla harmanlayan bir karışım diyebiliriz.

Junior kariyeri de sıradan değil. Prestijli Orange Bowl U12 şampiyonluğu, geleceğin yıldızlarını tahmin etmek isteyenler için oldukça önemli bir referans. Jimmy Connors, Chris Evert, Steffi Graf, Monica Seles, Andy Murray, Juan Martin del Potro ve Coco Gauff gibi isimlerin de geçmişinde bu organizasyondaki zaferler ilk çıkış noktası olarak yer alıyor.

2026 yılı ise onun profesyonel tenis sahnesine gerçek anlamda çıkış yaptığı yıl oldu. Önce Las Vegas’ta ilk ITF şampiyonluğunu kazandı. Ardından Indian Harbour Beach ve Sumter’daki W100 turnuvalarında zafere ulaşarak yalnızca sonuçlarıyla değil, oynadığı tenisle de dikkatleri üzerine çekti.

Peki Liutova’yı bu kadar farklı yapan ne?

Benim gözüme ilk çarpan özelliği oyun zekası oldu. Rakibin niyetini olağanüstü erken okuyabiliyor. Daha rakip topa vururken doğru pozisyonu almaya başlıyor. Bu özellik tecrübeli oyuncularda bile her zaman görülmezken, 16 yaşındaki bir tenisçide görmek gerçekten etkileyici!.

Topa çok erken giriyor. Yükselmesini beklemeden vuruyor. Bu sayede rakibinden sürekli zaman çalıyor. Forehand ve backhand tarafında hata oranı oldukça düşük olmasına rağmen tempodan da ödün vermiyor. Çapraz ve paralel yön değiştirmelerde son derece rahat.

Return oyununu ayrıca beğendim. Kısa backswing kullanıyor ve özellikle ikinci servislere adeta saldırıyor. Rakibe rahat servis oyunu oynama şansı vermiyor.

Ayak çalışması da yaşına göre üst düzey. İlk adımı çok çabuk. Yön değiştirirken dengesini kaybetmiyor ve açık kortları kapatma becerisi gerçekten dikkat çekici. Savunmadan hücuma geçişleri de oldukça doğal. Topu sadece oyunda tutmaya çalışmıyor; ilk fırsatta kontrolü ele alıyor.

İşin en etkileyici tarafı ise mental yönü.

Liutova’nın nüfus cüzdanında 16 yazıyor olabilir ama korttaki duruşu 26 gibi… Baskı altında panik yapmıyor. Büyük puanlarda doğru karar vermeye devam ediyor. Soğukkanlılığı, yaşının çok üzerinde… O’na 16 yaşında bir veteran diyeceğim, teşbihte hata olmaz!.

Bugün için tek eksik halkasını servis olarak görüyorum. İlk servisinin hızı ve etkinliği ilerleyen yıllarda mutlaka gelişecektir. Fiziksel gelişimini tamamladığında servisini de üst seviyeye çıkarabilirse, kortun her bölgesinde etkili, tam anlamıyla “all around” bir oyuncuya dönüşebilir.

Moden tenisin yeni prototipi olabilir

Tenis uzmanı Rus bir arkadaşım ile “sizde arkadan gelen kimler var” diye dedikodu yaparken, bu ismi seyret diye verdi bana…

Ben de bu referansla Liutova’yı ilk kez şubat ayındaki Las Vegas turnuvasında izledim. Kanadalı Lagaev karşısındaki ilk tur performansını görünce kendi kendime, “Bu kız gerçekten sadece 16 yaşında mı?” diye sordum.

Acaba o güne özel bir performans mıydı diye turnuvanın geri kalan maçlarını da takip ettim. Cevabımı kortta verdi. Beş maçın tamamını set vermeden kazanarak kupaya uzandı.

Bu satırları ise Memphis turnuvasındaki Alexandrova maçını izlerken yazıyorum. İlk seti tie-break ile 7-6 kazandı, ikinci set oynanıyor.

Skorun nasıl biteceğini bilmiyorum. Kariyerinin nereye evrileceğini de bugünden kimse söyleyemez. Teniste erken parlayan ama devamını getiremeyen de birçok isim gördük.

Ama bazı oyuncular vardır; daha ilk izlediğiniz anda size farklı bir his verir. Kristina Liutova, bana o hissi veren isimlerden biri.

Yanılıyor olabilirim. Ama eğer gelişimini aynı çizgide sürdürür, sakatlıklardan uzak kalır ve mental gücünü korursa, bugün izlediğimiz bu genç kızın birkaç yıl içinde WTA’nın en büyük turnuvalarında kupalar için mücadele ettiğini görmek beni hiç şaşırtmayacak.

Bir yıldızın doğuşuna tanıklık ediyoruz sanki… Bazen bir yıldız sessiz sedasız doğar. Bazen de kortlara bağırarak gelir ki Kristina Liutova, bana göre çok net ikinci gruba giriyor.

Rus tenisinden yeni bir yıldız çıkınca akıllara doğal olarak Sharapova geliyor. Ancak Kristina Liutova’yı izledikçe şunu daha net hissediyorum: O, bir ‘yeni Sharapova’ değil; kendi hikayesini yazmaya başlayan ilk Kristina Liutova!.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: burak.belgen@abcspor.com

twitter: @BurakBelgen

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

MLB SALARY CAP NEDEN YOK?

Salary Cap Amerikan sporlarının gerçeği. NBA, NFL ve NHL'de franchise'lar arasındaki rekabet dengesini korumak için oldukça mantıklı bir ekosistem...

Benzer Konular