https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

TOPRAK KORTLARDA HAWK-EYE TARTIŞMASI: TEKNOLOJİ Mİ, TOP İZİ Mİ?

Okunması Gerekenler

Bugünkü yazı konumuz tenis…

Ve yazıya basit gibi görünen ama aslında oldukça teknik bir soruyla başlayalım: Neden toprak kortlarda Hawk-Eye uzun yıllar kullanılmadı?

Sert ve çim kortlarda elektronik çizgi sistemi yıllardır oyunun ayrılmaz bir parçası. Oyuncular çizgi kararlarına itiraz ettiğinde Hawk-Eye devreye giriyor ve tartışma saniyeler içinde sona eriyor.

Peki aynı sistem neden uzun yıllar boyunca Roland Garros, Roma veya Monte Carlo gibi toprak kort turnuvalarında kullanılmadı?

İlk bakışta sebep teknolojinin yetersizliği gibi görünse de işin aslı çok daha karmaşık.

Hawk-Eye Gerçekte Nasıl Çalışıyor?

Öncelikle yaygın bir yanlışı düzeltelim. Hawk-Eye, topun yere düştüğü noktayı gösteren gerçek bir kamera görüntüsü değildir.

Sistem, kortun farklı açılarındaki yüksek hızlı kameralarla topun uçuşunu takip eder ve matematiksel hesaplamalar yaparak topun zemine temas ettiği noktayı tahmin eder. Televizyonda gördüğümüz animasyon da bu hesaplamanın görsel bir simülasyonudur.

Sert ve çim kortlarda bu yöntem son derece başarılıdır. Ancak toprak kortta işler değişir.

Toprak Kortta Bir Avantaj Var: Gerçek Top İzi

Toprak zemine düşen her top, kırmızı zeminde fiziksel bir iz bırakır. Oyuncular ve sandalye hakemi bu izi inceleyebilir.

İşte asıl sorun da burada başlar!.

Bazen Hawk-Eye’ın hesapladığı temas noktası ile yerde görülen top izi birebir örtüşmeyebilir. Oyuncu gözünün önündeki fiziksel izi görürken, elektronik sistem farklı bir sonuç verebilir.

Bu da teknolojiye duyulan güveni sorgulatabilir.

Top Neden Farklı İz Bırakabiliyor?

Toprak kortta top yalnızca yere düşmez.

Temas anında; zeminde kayabilir, ezilebilir, dönmeye devam edebilir, eski şekline geri dönerken farklı bir iz bırakabilir. Bu nedenle oyuncuların gördüğü toz izi bazen topun ilk temas ettiği nokta değil, kayarak ilerlediği son nokta olabilir.

Elektronik sistem ise ilk teması esas alır. İki farklı referans noktası ortaya çıktığında doğal olarak farklı sonuçlar görülebilir.

Hawk-Eye’ın Hata Payı

Uzun yıllar ATP ve WTA’nın klasik Hawk-Eye sistemini toprak kortlarda resmi çizgi hakemi olarak kullanmamasının nedenlerinden biri de yaklaşık 3 milimetrelik hata payıydı.

Sert ve çim kortlarda bu hata pratikte büyük bir sorun oluşturmaz. Çünkü oyuncuların karşılaştırabileceği görünür bir top izi yoktur.

Ancak toprak kortta birkaç milimetrelik fark bile fiziksel iz ile elektronik görüntünün çelişmesine neden olabilir.

Hakemler Zaten Top İzini Kontrol Edebiliyordu

Toprak kort tenisinin en büyük özelliklerinden biri de buydu. Oyuncular itiraz ettiğinde sandalye hakemi korta iner, top izini inceler ve kararını verirdi.

Bu sistem onlarca yıl boyunca yeterli görüldü. Dolayısıyla elektronik çizgi teknolojisine diğer zeminler kadar ihtiyaç duyulmadı.

Peki Foxtenn Nedir?

Toprak kortlarda kullanılan elektronik sistem uzun süre Hawk-Eye değil, Foxtenn oldu.

İki teknoloji arasındaki en önemli fark çalışma prensibidir.

Hawk-Eye, topun uçuşunu takip ederek matematiksel hesaplamalar yapar.

Foxtenn ise ultra yüksek hızlı kameralar ve sensörler kullanarak topun zemine gerçek temas anını kaydeder.

Yani tahmin yapmak yerine gerçek teması görüntülemeye çalışır. Bu nedenle ATP, WTA ve ITF tarafından yapılan testlerde Foxtenn’in toprak kortta daha yüksek doğruluk sunduğu değerlendirildi.

Peki Foxtenn Kusursuz mu?

Hayır. Foxtenn de zaman zaman tartışmalara neden olabiliyor.

Çünkü sistem topun ilk temas ettiği noktayı esas alırken oyuncular çoğu zaman yerde gördükleri son izi referans alıyor. Bu yüzden elektronik sistem ile fiziksel top izi her zaman aynı sonucu göstermeyebiliyor.

Aslında toprak kortlardaki temel tartışma da tam olarak burada başlıyor.

Asıl Problem Nedir?

Toprak kortlarda uzun yıllar boyunca aynı anda iki farklı “hakem” vardı.

Birincisi oyuncuların ve hakemlerin gördüğü top izi. İkincisi ise elektronik sistemin hesapladığı veya ölçtüğü temas noktası.

Bu iki sistem zaman zaman farklı sonuçlar verdiği için elektronik çizgi teknolojisinin toprak kortlara uyarlanması sert ve çim kortlara göre çok daha zor oldu.

Günümüzde Durum Değişti mi?

Evet. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte elektronik çizgi sistemleri çok daha güvenilir hale geldi.

Özellikle 2025 sezonundan itibaren ATP Tour ve WTA Tour’daki birçok toprak kort turnuvasında Electronic Line Calling Live (ELC Live) kullanılmaya başlandı.

Böylece birçok turnuvada çizgi hakemleri kaldırıldı ve kararlar doğrudan elektronik sistem tarafından verilmeye başlandı.

Bunun başlıca nedenleri şunlar:

Daha yüksek doğruluk oranı,
Daha hızlı karar verilmesi,
İnsan hatalarının azaltılması,
Turnuvalar arasında standart uygulamanın sağlanması.

Gelenekçiler Pek Memnun Değil

Evet. Son yıllarda teknoloji önemli ölçüde gelişti.

Ancak yine de bazı gelenekçiler, “toprak kortun ruhunun” top izini incelemek olduğunu ve bu geleneğin kaybolduğunu savunuyor.

Yani bu değişim herkes tarafından aynı heyecanla karşılanmış değil. Bazı eski oyuncular, hakemler ve tenis otoriteleri, toprak kort tenisinin en önemli geleneklerinden birinin top izini incelemek olduğunu savunuyor. Onlara göre oyuncuların hakemle birlikte top izine gidip kararı yerinde değerlendirmesi, toprak kort tenisinin kendine özgü kültürünün bir parçası.

Dolayısıyla elektronik çizgi sistemleri oyunu daha hızlı ve daha doğru hâle getirirken, bir yandan da toprak kort tenisinin yüz yılı aşkın süredir devam eden geleneklerinden birini yavaş yavaş tarihe karıştırıyor.

Sonuç

Toprak kortlarda Hawk-Eye’ın uzun yıllar kullanılmamasının temel nedeni teknolojinin yetersiz olması değildi. Asıl sorun, gözle görülebilen fiziksel top izi ile elektronik sistemlerin zaman zaman farklı sonuçlar üretmesiydi.

Bugün elektronik çizgi sistemleri çok daha gelişmiş durumda ve giderek daha fazla toprak kort turnuvasında kullanılmaya başlandı.

Yine de bu konu tamamen kapanmış değil. Çünkü tenisin en köklü geleneklerinden biri olan top izine bakarak karar verme alışkanlığı, elektronik sistemlerin yaygınlaşmasına rağmen hala tartışılmaya devam ediyor.

Belki de bu yüzden toprak kort, teknolojinin oyuna en geç ve en temkinli şekilde dahil olduğu tenis zemini olmaya devam ediyor!.

Son Haberler

ARJANTİN POLOSONUN BÜYÜLÜ DÜNYASI, 133 SENELİK HİKAYESİ

Arjantin Polosu: Buenos Aires’in At Sırtındaki Zarafeti Arjantin denince akla ilk olarak tango, futbol (Maradona ve Messi), Eva Perón, Iguazu...

Benzer Konular