Bugün Wimbledon konuşacağız. Ama sporcuları, stadyumu ya da eski şampiyonları değil; çok farklı bir konuyu…
Wimbledon denildiğinde akla ilk gelen şey, çim kortlarda oynanan dünyanın en prestijli tenis turnuvasıdır. Ancak çok az kişi, bu turnuvaya ev sahipliği yapan All England Lawn Tennis Club (AELTC) üyeliğinin nasıl işlediğini ve kulübün perde arkasını bilir.
Hemen bir soruyla başlayalım…
Sizce buraya üye olmanın yıllık maliyeti ne kadar?
2026 itibarıyla Wimbledon tam üyeliğinin yıllık aidatı sadece 150 sterlin (yaklaşık 200 dolar).
Hayır, yanlış okumadınız. Sadece 150 sterlin! Üstelik bu ücret uzun yıllar boyunca yaklaşık 100 sterlin seviyesindeymiş. Yani son dönemde, bu sene zam görmüş hali bile bu.
Geçici üyeler için durum daha da ilginç. Wimbledon Komitesi tarafından seçilen, genellikle başarılı genç tenisçilerden oluşan geçici üyelerin yıllık aidatı ise sadece 100 sterlin. (Kulüp, sembolik bir giriş ücreti de olduğunu doğruluyor.)
Düşünsenize…
Burası dünyanın bir numaralı tenis turnuvasına ev sahipliği yapan kulüp. Kraliyet ailesi, Londra sosyetesi, tenis efsaneleri ve dünyanın en ünlü isimleri burada bir araya geliyor.
Peki Wimbledon neden bu kadar ucuz?
Kulüp, dünyanın en elit spor kulüplerinden biri olmasına rağmen kendisini “eşitlikçi” bir yapı olarak tanımlıyor. Bu nedenle üyelik ücretini teorik olarak herkesin karşılayabileceği bir seviyede tutmayı tercih ediyor. Hatta bu rakam, Londra’daki birçok sıradan tenis kulübünün yıllık aidatından bile daha düşük.
Ama işin püf noktası burada başlıyor…
Ücreti ödemek kolay, kulübe kabul edilmek ise neredeyse imkansız.
Yani “Hadi çocuklar, biz de Wimbledon’a üye olalım.” derseniz, işte orası bambaşka bir hikaye…
Fiyatın düşük tutulmasının nedeni olarak eşitlik gösteriliyor. Ama bu nasıl bir eşitlik, ona siz karar verin!.
Öncelikle çok iyi bir tenisçi olmanız gerekiyor. Sadece tenis oynuyor olmanız yetmiyor; gerçekten üst düzey bir oyuncu olmanız bekleniyor.
Kesin bir dünya sıralaması şartı bulunmasa da kariyerinizin bir döneminde dünyanın ilk 100-200 tenisçisi arasında yer almadıysanız, üyelik şansınızı artıracak başka önemli özelliklere sahip olmanız gerekiyor.
Mesela İngiltere’nin seçkin özel okullarının eski öğrencilerinden oluşan tenis birliği “The Pubs” üyesi olmak önemli bir avantaj sağlayabiliyor.
Yani anlayacağınız… doğru bağlantılar.
Peki Wimbledon’ın kaç üyesi var?
Kulübün toplam üye sayısı 560’larda…
Bunların sadece 375’i tam veya ömür boyu üyelik statüsünde.
Bu sayı da tesadüf değil. Kulüp, 1922 yılında bugünkü yerine taşınmadan önce Worple Road’daki eski merkez kortun tribün kapasitesi tam 375 kişiydi. Bu gelenek bugün de yaşatılıyor.
Wimbledon’ı kazanırsanız…
Araştırma yaparken üyelikle ilgili yıllardır anlatılan güzel bir sözle karşılaştık: “Wimbledon Kulübü’ne girmenin en kolay yolu tekler şampiyonu olmaktır.”
Aslında bu pek de şaka değil. Çünkü Wimbledon’da tekler şampiyonu olan herkes otomatik olarak All England Club’ın onursal üyesi oluyor.
“İyi de tekler şampiyonu nasıl olacağız?” derseniz… O küçük detaya bugün takılmayalım. 😊
Kraliyet ailesi de üye
Galler Prensesi Catherine de kulübün onursal üyeleri arasında.
Merkez Kort’taki Royal Box (Kraliyet Locası) her yıl dünyanın en seçkin davetlilerini ağırlıyor. Wimbledon maçlarını izlediyseniz o bölümü mutlaka görmüşsünüzdür.
Catherine, 2017 yılından bu yana kulübün hamiliğini de yürütüyor. Bu görevi ise 1952-2016 yılları arasında üstlenen Kraliçe II. Elizabeth’ten devraldı diye belirtelim.
“Ölü adamın ayakkabıları”
Tam veya geçici üye olabilmek için dört tam üyenin sizi aday göstermesi ve her birinin sizin adınıza tavsiye mektubu yazması gerekiyor.
Geçici üyeler kulüp adına maçlar oynayabiliyor ve tesislerden yararlanabiliyor. Ancak tam üyeliğe yükselmek istiyorlarsa doğru çevreye sahip olmaları büyük önem taşıyor.
Sebebi ise oldukça basit: Üye sayısı sınırlı.
Bu nedenle çoğu zaman yeni bir tam üyenin kabul edilmesi için mevcut üyelerden birinin ayrılması ya da hayatını kaybetmesi gerekiyor.
Kulüp içinde buna esprili bir şekilde “Dead Man’s Shoes” yani “Ölü adamın ayakkabıları” deniliyor. Başka bir deyişle, ancak biri yerini boşaltırsa sizin için bir fırsat doğuyor.
Sonuç…
Wimbledon, yüz yılı aşkın geleneğini korurken üye sayısını bilinçli olarak düşük tutuyor.
Bu nedenle dünyanın en zengin insanı olsanız bile üyelik garanti değil. Burada para önemli olabilir ama bizim burada tek başına hiçbir anlam ifade etmiyor demeye getiriyorlar!.
Kısacası Wimbledon üyeliği, spor dünyasının en prestijli üyeliklerinden biri. İlginç olan ise bunun pahalı olması değil; dünyanın en seçici kabul süreçlerinden birine sahip olması.
