İsveç Ligi Allsvelskan’da kağıt üstündeki favoriler belli.
Güclu kadrosu ve rakiplerine göre yüksek butcesi ile Malmö başta, Djurgardens IF, Hammaby ve Hacken diğer olağan şüpheliler.
Ama ben bugün başta bir takımdan bahsedeceğim; IK Sirius!
Genç, tecrubesi bir kadro ve geçen sezonu 9.sırada bitirdiler ama takımın başında Andreas Engelmark bu lig için oldukça fazla bir taktisyen.
İlk maçta Degerfors deplasmanında 3-0 kazandılar. Sonrasında Hammarby’ýi de evlerinde 2-0 yendiler ve ben bu yazıyı yazmaya başladım.
İki maçın da 90 dakikasını seyrettim. Çok hızlı çıkıyorlar, cok iyi pres yapıyorlar ve az pozisyon veriyorlar. Sirius’un kadrosunun yaş ortalaması düşük. Mevcut kadroda birçok oyuncu 18-24 yaş bandında ama bir Robbie Ure var ki, net şekilde bugün için tüm hikaye onun etrafında dönecek gibi…
Eski Rangers altyapılı oyuncu, genç İskoç golcü, hem fiziği, hem bitirici yapısı, hem de pivot özelliği ile tüm spot ışıklarını uzerine çevirecek bu sene belli, scout’lara dikkat !!
Tabii ki daha sezonun başı ama, ben çok beğendim Upsala şehri takımını.. Üzerlerinde tepe takımlar gibi şampiyonluk baskısı da yok diye ekleyelim.
Biraz burayı açalım; İsveç’in doğusunda yer alan kulüp 1907’de, Uppsala’nın Svartbäcken bölgesinde kurulmuş. Uppsala aslında ilginç bir futbol şehri çünkü: Stockholm’e yaklaşık 70 km uzaklıkta.
İsveç’in en önemli üniversite şehirlerinden biri (Uppsala University nedeniyle genç nüfusu çok fazla). Nüfus olarak İsveç’in büyük şehirlerinden biri ama futbol tarihinde Malmö, Göteborg ve Stockholm kulüpleri kadar güçlü bir geçmişi yok.
Kulübün adı, gökyüzündeki en parlak yıldızlardan biri olan Sirius (Akyıldız / Köpek Yıldızı) ile bağlantılı; Sirius yıldızı = en parlak yıldızlardan biri, IK Sirius = Uppsala’nın parlayan takımı
2017’den beri Allsvelskan’dalar ama 7. sıra ötesine hiç çıkamamışlar. Tarihlerinde şampiyonluk ya da büyük bir başarı da yok.
Sirius’un stadı Studenternas IP. İlginç şekilde bu stat sadece futbol değil, İsveç’in geleneksel kış sporu bandy için de önemli bir yer. 10.500 kişilik stadları kapalı gişe oynayacaktır iç saha maçlarını.
Genç ama iyi bir kalecileri var (David Celic), işin ilginç yanı takımın en bilinen ve pahalı ismi Mali milli takımı kalecisi İsmael Diawara ama, kurt hoca onu değil, temiz ayakları ve soğukkanlı duruşu ile genç İsveçli’yi tercih edecek belli.
Orta saha oyunun iki yönünde de oldukça etkili, baskın. Orta sahadaki Lindberg-Heier ikisilini de, hem pres kaliteleri hem de hücuma katkilari ile çok beğendim.
Ure için zaten yukarıda az biraz bahsettik. Bu formu devam ederse, bu ligdeki son senesi olur!.
Bir diğer forvet Isak Bjerkebo da kanatlarda oldukça etkili bir profil. Göreceksiniz, sezon boyunca bolca gol atıp, asist yapacaktır.
Sol bek Oscar Krusnell ve dev stoper Danimarkalı Tobias Anker de takımın diğer ana parçaları…
Tabi bu ayardaki küçük ölçekli kulüplerin en büyük problemi; yaşamak için satmak zorunda olmaları. Bu ivme devam ederse, en önemli 3-4 oyuncularına Avrupa kulüpleri saldıracaktır ve olası kayıplarda, aynı sonuçlar gelmeyeceği malumun ilanı…
Blåsvart” (Mavi-Siyah) için bir diğer tehlike de şu an üzerlerinde olmayan baskı. Olası bir şampiyonluk yarışında son haftalara girerlerse, hiç yüzmedikleri o sularda ne kadar dirençli olabilirler, göreceğiz.
Bugün için diyeceğim; İsveç ligi için oldukça üst kalibre bir takım seyrettim ilk 2 hafta özelinde…
Bir kez daha tekrar edeyim daha çok erken ama bu ivme devam ederse İsveç’in Leicester City hikayesi doğabilir!. Umarım da doğar. Parayla değil akılla başarıya ulaşan proje takımlarının gözümüzdeki yeri çok büyük.
Yazarın diğer yazıları için tıklayın
mail: burak.belgen@abcspor.com
twitter: @BurakBelgen
