Ve milli gururumuz Zeynep Sönmez, Wimbledon öncesi resmi olarak olmasa da WTA sıralamasında ilk 50 içine girdi diyebiliriz (resmi olarak 51). Buna hepimiz emindik ama asıl zorluk şimdi başlıyor!.
Çünkü WTA sıralamasında ilk 50’de tutunabilmek, oraya ilk kez yükselmekten çok daha zor ki, hem alttan gelen yüzlerce genç sporcu, hem de son 52 haftadaki en iyi 18 turnuva puanının toplanması; rüzgara karşı 1 an bile duraksamadan kürek çekme zorunluluğu getiriyor!.
Biraz uç örnek olacak ama; hani halterde kaldırdığınız (bar-plaka ve disk) havada minimum 2-3 saniye (aleti başınızın üzerinde, kollar tamamen düz ve vücut hareketsiz bir şekilde ) tutmanız gerekir ya, biraz da abartarak teniste TOP50 için o halterin yere inmeden dakikalarca havada kalması şart!.
Mümkün olduğunca çok turnuva oynayıp, olabildiğine puanlar dereceler almak lazım ki; özellikle en büyük puanları veren Grand Slamler ve WTA 1000 turnuvaları büyük önem taşıyor.
Puanı koruyabilmek için bu 52 haftalık döngüde sürekli performans sergilemeyi ve turnuva baskısını yönetmek, sadece fiziken değil, mental anlamda da çok büyük bir sınav, zihinsel bir yıpranma… Tüm yıl boyunca oradan oraya seyahat edip her hafta en üst düzeyde oynamak, oyuncuları ciddi sakatlıklar riskleriyle de karşı karşıya bırakması çabası..
Tenis dünyasında “İlk 50” seviyesini bir nevi futboldaki Şampiyonlar Ligi gibi düşünebiliriz. Oraya adım atmak büyük bir başarıyken, orada kalıcı olmak sistemi tamamen çözmeyi ve her hafta devlerle çarpışmayı gerektirir.
Buradaki en kritik kural şu; kazanılan puanlar ömür boyu kalmaz, tam 1 yıl sonra siliniyor dedik. Mesela bir tenisçinin geçen yıl Temmuz ayında bir turnuvada şampiyon olup 500 puan kazandığını varsayalım. Bu yıl Temmuz ayı geldiğinde o 500 puan silinir. Oyuncunun sıralamasını kaybetmemesi için aynı türnuvada (veya o hafta başka yerde) yine şampiyon olması ya da benzer bir başarı yakalaması gerekir ki, mesela seneye aynı turnuvada ilk turda elendi diyelim; sadece 10 puan alıp, bir anda 20-30 sıra geri düşebilir!.
Seviye yükseldikçe kazanılan ödül parası ve puan katlanır ancak “rekabet de bir o kadar acımasızlaşır” demek en doğru tabir belki de…
En çok puan getiren turnuvalar sırasıyla Grand Slamler, WTA 1000, WTA 500, WTA 250 olarak giderken, özellikle WTA 250 tam bir eşik, fırsat kapısı.
Grand Slam şampiyonu 2000, finalist 1300 puan alırken, WTA 1000, 500 ve 250’ler 1000-650, 500-325 ve 250-163 olarak hesaplanıyor.
Grand Slam’de çeyrek final 430, hatta R16 bile 240 puan olduğunuz düşünürsek; buralarda ilerlemek (4. tur bile) x bir WTA 250 kazanmaya neredeyse eşdeğer!.
İlk 50’nin dışındaki oyuncular buralarda (WTA 250) nispeten daha rahat kura çekebilirler. Sıralamada ilk 10’da yer alan elit oyuncuların bu turnuvalara katılımı kısıtlıdır. Dolayısıyla formda bir hafta geçiren bir tenisçi, buralarda şampiyon olup aldığı 250 puanla ilk 50’nin kapısını kolayca aralayabilir.
Ama adeta Kurtlar Sofrası olan WTA 500 ve 1000’lerde, llk 50’ye girdiğiniz an, kurallar gereği bu büyük turnuvaların ana tablolarında oynamak zorunda kalırsınız ki bu sularda “kolay kura” diye bir şey yoktur.
Daha ilk veya ikinci turda Iga Świątek veya Aryna Sabalenka gibi dünya devleriyle eşleşme riskiniz çok yüksektir. Bu seviyede üst üste maç kazanmak muazzam bir istikrar ve kalite-güç gerektirir.
Özetle; Bir tenisçi kariyerinde bir iki kez çılgın bir turnuva performansı sergileyip ilk 50’ye yükselebilir. Ancak sonraki 52 hafta boyunca sakatlanmadan, her hafta dünyanın en iyi oyuncularına karşı o puanları savunabilmek gerçek bir elit sporcu olmanın tanımıdır!.
** Teniste Korumalı Sıralama (Protected Ranking) veya WTA’deki resmi adıyla Özel Sıralama (Special Ranking), uzun süreli sakatlık veya hamilelik yaşayan sporcuların kariyerlerinin sıfırlanmasını önleyen hayatı bir güvenlik ağıdır.
Eğer bu kural olmasaydı, sakatlanan bir oyuncu aylarca maça çıkamadığı için puanları silinir, dünya sıralamasında binlerce basamak geriye düşer ve geri döndüğünde en alt seviye turnuvalardan başlamak zorunda kalırdı ama bunun da limitleri var.
Oyuncunun sakatlık, hastalık veya hamilelik nedeniyle en az 6 ay boyunca hiçbir resmi turnuvada oynamamış olması gerekir.
Mesela Seri Başı da Olamazlar: Özel sıralamanız 5 numara olsa bile, turnuva kurasında “Seri Başı” (Seeded) olamazsınız. Kuraya rastgele girersiniz. Bu yüzden korumalı sıralamayla dönen bir oyuncu, daha ilk turda turnuvanın 1 numarasıyla eşleşebilir!.
Bu Defending Ranking’e nazaran çok daha çetrefilli konu olan Protected Ranking de bir başka yazı konumuz olsun.
