https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

EDUARDO GALEANO VE FUTBOL, SOL LİTERATÜRÜN AZİZİ

Okunması Gerekenler

Bugünkü yazı konumuz, Aziz diye bilinen sol literatürün en efsane yazarlarından Uruguaylı Eduardo Galeano…

Dünyanın vicdanı” olarak anılan Uruguaylı yazar Eduardo Galeano, yalnızca siyaset ve tarih üzerine değil, futbol üzerine de yazdığı unutulmaz metinler ile ölümsüzdür!.

Onun için futbol, sadece bir spor değil; toplumun, sınıfların, umutların ve hayal kırıklıklarının aynasıydı.

En ünlü futbol kitabı olan Soccer in Sun and Shadow (Gölgede ve Güneşte Futbol), futbol tarihini istatistiklerden çok hikayelerle anlatır. Galeano burada oyunun güzelliğini överken, futbolun ticarileşmesini ve endüstrileşmesini de eleştirir.

Onun sıkça alıntılanan sözlerinden biri şöyledir: “Her ne kadar beni hayal kırıklığına uğratsa da futbola hala inanıyorum.”

Galeano çocukluğundan beri koyu bir ve Club Nacional de Football taraftarıydı. Ancak taraftarlığı kör bir bağlılık değildi; futbolun para, medya ve güç ilişkileri tarafından nasıl dönüştürüldüğünü de sürekli sorguluyordu.

Daha küçük yaşlarda, bir sol dergide çalışmaya başlıyor (çizimleri yayınlanıyor), ama onun Nirvanası; 1971’de yazdığı Latin Amerika’nın Kesik Damaları kitabı ile de bir daha inmemek üzere arşa çıkıyor diyebiliriz.

Ona göre futbolun en büyüleyici yani, sahadaki yaratıcılıktı. Bu yüzden teknik becerileriyle öne çıkan oyunculara büyük hayranlık duyardı.

Özellikle Diego Maradona hakkında yazdığı metinler çok ünlüdür. Maradona’nın kusurlarını gizlemeden anlatırken, onun futbol dehasını da defalarca tekrar eder!. Onu Tanrı olarak kabul edip insanlaştırması ve bunu anlatış şekli adeta kusursuz.

Galeano’nun futbol anlayışı şu fikre dayanır: Futbol, halkın kültürünün bir parçasıdır. Tribünlerdeki insanlar, mahalleler, çocukların sokakta oynadığı maçlar; bunların hepsi oyunun ruhunu oluşturur. Bu nedenle futbolun yalnızca bir eğlence sektörü haline gelmesine karşı çıkmıştır.

Belki de bu yüzden Galeano’nun futbol yazıları, futbolsever olmayan okurlar tarafından bile ilgiyle okunur. Çünkü o, futbolu anlatırken aslında insanı, toplumu ve dünyayı anlatır. Futbol onun kaleminde bir oyundan çok daha fazlası; hayatın küçük bir modeli gibiydi.

Onun tarihe geçen en güzel sözlerinden biri bu cümleyi o kadar güzel anlatır ki; “hiçbirşeyin sahibi ama herşeyin yazarı” sol literatürün Azizi olarak bilinen büyük düşünürü…

Eduardo Galeano’nun hatırlattığı gibi, bazen bir topun peşinden koşan yirmi iki insan, insanlığın bütün hikayesini anlatmaya yeter. Çünkü futbolun gerçek büyüsü kupalarda değil; milyonlarca insanın aynı anda umut etmeyi öğrenmesindedir.

Ve belki de bu yüzden futbol, dünyanın en güzel yalanı değil; gerçeği en çıplak haliyle gösteren oyundur.

Son Haberler

TEŞEKKÜRLER FENERBAHÇE BEKO, TEŞEKKÜRLER BEŞİKTAŞ GAIN

TEŞEKKÜRLER FENERBAHÇE BEKO, TEŞEKKÜRLER BEŞİKTAŞ GAIN Dörtlü finalden bu yana yazmadan izlemek sezon sonunun keyfini çıkarmak için epey güzel zamanlar...

Benzer Konular