https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

FUTBOL, YASAKLAR VE ÖZGÜRLÜK: OFFSIDE

Okunması Gerekenler

Offside: Futbol, Özgürlük ve Aidiyet Üzerine Bir Başyapıt

Bugün konusu oldukça ilginç bir filmden bahsedeceğiz: İranlı yönetmen Jafar Panahi’nin kadınlara yönelik ayrımcılığı odağına alan ve uzun yıllar İran’da yasaklı kalan filmi olan Offside!.

Filmi geçen ay izledim. Yazıyı da o dönemde hazırladım ancak özellikle paylaşmak için bekledim ki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne denk gelsin.

2006 yapımı filmin konusu kısaca şöyle:

İran, Bahreyn ile Dünya Kupası elemelerinde kritik bir maça çıkıyor. Kazanmaları halinde Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanacaklar. Ancak maçı stadyumdan izlemek isteyen bir grup kadın taraftarın önünde büyük bir engel var: Kadınların stadyuma girmesi yasak.

Bu nedenle kimi yüzünü boyuyor, kimi şapka takıyor; hatta bıyık ve sakal takarak erkek kılığına girmeye çalışanlar bile var. Fakat stadyuma sızmaya çalışırken yakalanıyorlar ve maç boyunca gözaltında tutuluyorlar!.

Filmin geçtiği yer ise İran’ın en önemli spor mekânlarından biri olan Azadi Stadyumu. Devasa kapasitesiyle ülkenin simgelerinden biri. Kadınların, Humeyni sonrası dönemde stadyumlara girişinin yasaklandığını düşünürsek, “Azadi” kelimesinin Türkçedeki karşılığı olan “özgürlük” ile ortaya çıkan paradoksu da es geçmemek gerekiyor sanki…

Filmin yönetmeni Jafar Panahi’nin, senaryo için, yıllar önce kızının stadyuma girmeye çalışırken yaşadığı deneyimlerden ilham aldığını da belirtelim.

Futbol tutkusu üzerinden kadın hakları, özgürlük ve toplumsal kurallar üzerine güçlü bir anlatı kuran Offside, aradan geçen yıllara rağmen güncelliğini korumayı başarıyor.

** Peki, film hakkında pek bilinmeyen detaylar neler?

Profesyonel Oyuncular Yerine Gerçek İnsanlar

Filmin en dikkat çekici özelliklerinden biri, oyuncu kadrosunun büyük bölümünün profesyonel oyunculardan oluşmaması. Panahi, daha doğal ve belgesel hissi veren bir atmosfer yaratmak için amatör oyuncularla çalışmayı tercih etmiş. Bu sayede film, kurmaca ile gerçeklik arasındaki çizgiyi bulanıklaştırarak izleyiciyle çok daha güçlü bir bağ kuruyor.

Çekimler Gerçek Maç Atmosferinde Yapıldı

Film, İran ile Bahreyn arasında oynanan ve İran’ın 2006 Dünya Kupası’na katılımını belirleyen kritik karşılaşma sırasında çekildi. Panahi ve ekibi, gerçek taraftar kalabalığını ve maç heyecanını kullanarak sahneleri mümkün olduğunca doğal şekilde kaydetti. Bu yöntem filme benzersiz bir gerçekçilik kazandırmış.

İran’da Yasaklandı

Uluslararası alanda büyük övgü toplayan Offside, İran’da resmi olarak gösterime giremedi. Ancak bu, İran Yeni Dalga Sineması’nın en önemli temsilcilerinden biri olan Panahi’nin sansürle yaşadığı ilk sorun değildi. Yönetmenin kariyeri boyunca birçok filmi çeşitli yasaklarla ve engellerle karşılaştı zaten…

Berlin Film Festivali’nde Büyük Başarı

Film, 2006 yılında Berlin Uluslararası Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü’nü (Gümüş Ayı) kazandı. Bu ödül, Panahi’nin dünya sinemasındaki konumunu daha da güçlendirirken filmin uluslararası görünürlüğünü artırdı.

Doğrusu insan merak ediyor: Acaba İran rejimi, yönetimi bu ödüle sevinmiş midir, yoksa rahatsız mı olmuştur?

Mizah ve Eleştirinin Dengesi

Offside yalnızca politik bir spor film değil. Panahi, ciddi bir toplumsal meseleyi mizah yoluyla anlatmayı başarıyor. Genç kadınlarla onları gözetmekle görevli askerler arasındaki diyaloglar hem eğlenceli hem de düşündürücü bir atmosfer yaratıyor.

Jafar Panahi’nin Kişisel Dokunuşları

Panahi’nin kızı da futbol tutkunu bir genç olarak büyümüş. Yönetmenin aile yaşamındaki gözlemleri ve kadınların günlük hayatta karşılaştıkları engellere dair düşünceleri, filmin duygusal ve gerçekçi yapısına önemli katkı sağlıyor.

Sonuç olarak;

Offside, futbolu merkezine alan bir spor filmi gibi görünse de aslında özgürlük, eşitlik ve insan hakları üzerine güçlü bir toplumsal eleştiri. Bu yönüyle futbola ilgi duymayan izleyicilerin bile keyifle izleyebileceği evrensel bir hikaye anlatıyor.

Filmin son sahnesi ise gerçekten etkileyici. İran golü attığında, sistem tarafından dışlanan o kadınların yaşadığı büyük sevinç insanı derinden etkiliyor. İşte aidiyet duygusunun gücü tam da burada ortaya çıkıyor.

Buradan çıkarılabilecek en önemli sonuçlardan biri şu olabilir: Bir ülkenin yönetimine, siyasi sistemine veya yaşanan olaylara kızabilirsiniz; ancak ait olduğunuz topraklarla kurduğunuz bağa asla!.

** Son Bir Not

Filmin sonuyla ilgili ilginç bir detay da var. “Ya İran Dünya Kupası vizesi alamasa ne olacaktı?” diye düşünenler için:

Panahi zekice bu ihtimali de hesaba katmış. İran’ın maçı kaybetmesi durumunda kullanılmak üzere ikinci bir final sahnesi de hazırlamış. Yani başarılı yönetmen, filmin kaderini sahadaki sonuca bırakmayacak kadar tedbirli davranmış.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: burak.belgen@abcspor.com

twitter: @BurakBelgen

Son Haberler

TEŞEKKÜRLER FENERBAHÇE BEKO, TEŞEKKÜRLER BEŞİKTAŞ GAIN

TEŞEKKÜRLER FENERBAHÇE BEKO, TEŞEKKÜRLER BEŞİKTAŞ GAIN Dörtlü finalden bu yana yazmadan izlemek sezon sonunun keyfini çıkarmak için epey güzel zamanlar...

Benzer Konular