Futbolun Gizli Dahisi: Piet de Visser
Futbol tarihinde bazı insanlar kameraların önünde yaşar. Bazıları ise perde arkasında kalır ama oyunun kaderini değiştirir; efsanevi Hollandalı futbol gözlemcisi Piet de Visser gibi!
Birçok taraftar onu tanımaz. Ama onun keşfettiği oyuncuları herkes bilir:
Ronaldo Nazário
Kevin De Bruyne
Romário
Arjen Robben
Didier Drogba
ve daha onlarcası…
Ama De Visser’i ilginç yapan şey sadece yıldız keşfetmesi değildi. Onun hayatı başlı başına sıra dışı bir futbol romanı gibiydi.
Scout Olmadan Önce Ölümden Döndü
Bugün “efsane scout” olarak anılan De Visser aslında teknik direktörlük yapıyordu.
Fakat ciddi kalp sorunları yaşadı. Kariyerinin en yoğun döneminde ölüm riski taşıyan operasyonlar geçirdi. Doktorlar futbol stresinden uzak durmasını söyledi.
Çoğu insan burada futboldan kopardı. Ama o tam tersini yaptı:
Teknik direktörlüğü bıraktı, scouting’e geçti. Ve ironik biçimde asıl efsanesi o noktadan sonra başladı.
5 Aşamalı Gizli Kod Sistemi
De Visser, oyuncuları değerlendirirken “Yetenek, vizyon, fizik, zihniyet ve karakter” olmak üzere 5 aşamalı ve kendi geliştirdiği bir skalanın olduğu gizli bir taktiksel kod kullanır.
Ronaldo’yu İzlediğinde Henüz Çocuktu
De Visser’in en meşhur hikayelerinden biri Ronaldo Nazário hakkında.
1992’de teknik direktörlükten emekli olduktan sonra De Visser, bir gençlik turnuvasını izlemek için Kanada’daki Saskatchewan’a gitti ve orada 15 yaşındaki bir Brezilyalıyı, Ronaldo’yu gördü.
De Visser, daha sonra Brezilya adına oynayıp dünyanın en büyük futbolcularından biri olacak forvetten o kadar etkilendi ki, genç yetenekleri keşfetmeye olan tutkusu belirgin hale geldi.
“Sonra St Brieux’de, küçük bir turnuvada Ronaldo’yu gördüm. Ve onun hareketleri sayesinde – yeni bir hayat buldum. ‘Hey’ dedim, Ronaldo gibi oyuncular bulmak için scout olmak istiyorum.
“O (Ronaldo) olağanüstüydü. Top ayağındayken hareket halindeydi, dripling yaparken de hareket halindeydi ve oyuncuları tam hız ve tam beceriyle geçiyordu.”
Brezilya’da genç Ronaldo’yu izlediğinde birçok scout onun fiziksel olarak “fazla ham” olduğunu düşünüyordu.
De Visser ise başka bir şey gördü:
patlayıcı hız
doğal bitiricilik
savunmacı korkusu yaratma yeteneği
PSV’ye transfer edilmesinde kritik rol oynadı. Sonrası zaten herkesce bilinen futbol tarihi.
Afrika’da Sadece Scoutluk Yapmadı
Piet de Visser’in en az bilinen taraflarından biri Gana’daki futbol akademisi.
Sadece oyuncu keşfetmek istemiyordu. Sokaktan çocukları kurtarmaya çalışıyordu.
Kendi açıklamalarında:
onlarca çocuğun eğitimine destek verdiğini
futbol sayesinde hayatlarını değiştirmeye çalıştığını
akademideki çocukları “ailesi gibi” gördüğünü
anlatıyordu. Pandemi döneminde çocuklardan uzak kalınca psikolojik olarak çöktüğünü bile söyledi. Bu yüzden birçok kişi onu sadece scout değil, “futbol misyoneri” olarak görüyordu.
Mourinho ile Kavga Ettiği Oyuncu: Kevin De Bruyne
Bugün dünyanın en iyi orta sahalarından biri kabul edilen Kevin De Bruyne için De Visser yıllarca ısrar etti.
Ancak José Mourinho genç De Bruyne’a yeterince süre vermedi.
De Visser daha sonra verdiği röportajlarda: Mourinho’ya kızdığını, De Bruyne’un hazır olduğunu söylediğini, onun “Chelsea’nin en iyi oyuncusu olabileceğini” düşündüğünü anlattı.
Bugün geriye dönüp bakınca bu hikaye futbol tarihinin büyük “kaçan fırsatlarından” biri gibi görünüyor.
Doğal Yetenek Teorisi
Tüm başarılarına rağmen, iyi futbolcuların aslında “kendilerini keşfettiğini”, kendisinin sadece onları doğru zamanda doğru yerde fark edip yönlendirdiğini savunur.
İstatistiklerden Çok Sezgilerine Güveniyordu
Modern scouting:
veri analizi
GPS ölçümleri
algoritmalar
yapay zeka modelleri
üzerine kurulu hale geldi.
Ama De Visser eski okul (old school) bir scouttu.
Kendi not sistemini kullanıyordu. Oyuncunun:
karakterine
özgüvenine
oyun zekasına
baskı altında davranışına
çok önem veriyordu.
Hatta bazı röportajlarda “yan pas sayısı” gibi istatistiklerin kendisini ilgilendirmediğini söylemişti.
Onun için önemli soru şuydu:
“Bu oyuncu büyük sahnede korkmadan oynayabilir mi?”
Chelsea’nin Gizli Mimarıydı
Birçok futbolsever Chelsea F.C.’nin 2000’lerdeki scouting başarısının arkasındaki isimlerden birinin De Visser olduğunu bilmez.
Kulüpte:
danışmanlık yaptı
genç oyuncu ağı kurdu
Roman Abramovich’e transfer tavsiyeleri verdi
Özellikle:
Petr Čech
Thibaut Courtois
David Luiz
Kevin De Bruyne
gibi isimlerin keşif süreçlerinde büyük etkisi olduğu sık sık anlatılır.
80 Yaşından Sonra Bile Dünyayı Geziyordu
Çoğu insan emekli olduğunda dinlenmek ister.
De Visser ise 80’li yaşlarında bile:
Güney Amerika’ya uçuyor
Afrika’daki maçları izliyor
genç oyuncu araştırıyordu
Chelsea için hala aktif şekilde seyahat ettiği haberleri çıkıyordu.
Bu yüzden futbol dünyasında ona bazen:
“Son romantik scout”
deniyordu.
Sonuç
Piet de Visser’in hikayesi aslında futbolun görünmeyen tarafını anlatıyor.
Çünkü bazı insanlar:
gol atmaz,
kupa kaldırmaz,
manşet olmaz.
Ama geleceğin yıldızlarını herkesten önce görür.
Ve bazen bir scout’un tek bir kararı, kulüplerin ve futbol tarihinin yönünü değiştirebilir!.
