https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

ALBERT CAMUS, YEVTUSHENKO, NABOKOV, PAPA JOHN PAUL II

Okunması Gerekenler

Kalede Bir Entelektüel: Kalecilik Yapmış Ünlü İsimler

Futbol çoğu zaman sokakların, mahallelerin ve stadyumların oyunu olarak görülür. Ancak tarih bize gösteriyor ki bu oyun yalnızca profesyonel sporcuların değil; şairlerin, romancıların, filozofların ve hatta dini liderlerin de hayatına dokunmuştur.

Üstelik bu isimlerin bazıları sahada en yalnız ama en kritik pozisyonu seçmiştir: kalecilik!

Kalecilik biraz tuhaf bir roldür. Takımın geri kalanından farklıdır; hem oyunun içinde hem de dışında gibidir. Belki de bu yüzden düşünmeye, gözlemlemeye ve yalnızlığa alışkın bazı zihinler kendilerini kalede bulmuştur.

Varoluşçu düşüncenin en önemli isimlerinden biri olan Albert Camus gençliğinde futbol oynamış ve kalecilik yapmıştır. Camus daha sonra futbolun ona ahlak hakkında çok şey öğrettiğini söyleyecekti. Ona göre kalecilik, sorumluluğu ve hatanın sonuçlarını doğrudan hissetmenin en net yollarından biriydi.

Rus edebiyatının ve şiirinin güçlü isimlerinden Yevgeny Yevtushenko da gençliğinde kalede yer almış isimlerden biridir. Aynı şekilde Vladimir Nabokov da öğrencilik yıllarında kalecilik yapmıştı. Nabokov’un detaylara takıntılı anlatım dili düşünüldüğünde, kaleciliğin gerektirdiği dikkat ve reflekslerle arasında sembolik bir bağ kurmak zor değil sanki!

İngiliz edebiyatının sivri dilli romancılarından Evelyn Waugh da okul yıllarında kaleci olarak sahaya çıkmıştı. Bu listeye Arap edebiyatı araştırmacısı Mustafa Badawi ve çağdaş İngiliz edebiyatının önemli romancılarından Julian Barnes da eklenebilir. Görünüşe göre kalecilik, yalnızca atletik değil, aynı zamanda zihinsel bir disiplin de gerektiriyor.

Belki de listenin en şaşırtıcı isimlerinden biri ise Papa John Paul II’dir. Gençliğinde futbol oynamayı seven Karol Wojtyła çoğu zaman kalede dururdu. Daha sonra Katolik dünyasının ruhani lideri olacak birinin gençlik yıllarında mahalle maçlarında kalecilik yapması, futbolun kültürel kapsayıcılığını gösteren güzel bir örnektir.

Kaleci olmak biraz kader gibidir: takım arkadaşlarına güvenmek ama aynı zamanda son savunma hattı olmak. Belki de bu yüzden kalecilik, dünyayı farklı açılardan gözlemleyen düşünürlere ve yazarlara tuhaf bir şekilde yakışır.

Sonuçta futbol yalnızca bir spor değildir. Aynı zamanda insanların karakterini, düşünme biçimini ve hayata bakışını şekillendiren bir deneyimdir. Ve bazen kalede duran kişi, ileride bir roman yazacak, bir şiirle dünyayı sarsacak ya da milyonlara hitap edecek bir lider olabilir!.

Son Haberler

WWE, PROFESYONEL GÜREŞ KURGU MU GERÇEK Mİ?

WWE (World Wrestling Entertainment) yani Profesyonel güreş (Amerikan güreşi), dünyada en çok seyredilen sporların başında gelir. Sonucu önceden belirlenmiş (senaryolu)...

Benzer Konular