Televizyonda bir bisiklet yarışına denk geldiğinizde anlatılan spiker tarafından sık sık tekrarlanan “peloton” kelimesi mutlaka kulağınıza çarpmıştır.
Sözlük anlamı olarak; yarışın başında tüm bisikletçilerin yer aldığı kütleye verilen isimdir peloton. İyi bir yarışa ortalama 150-200 civarından bisikletçinin katıldığını düşünürseniz, neredeyse 3 rakamlı bir güruhtan bahsediliyordur çoğu zaman…
** Maaile
Grup halinde yolda ilerleyen bisikletçiler, rüzgarı sırayla göğüsleyerek yol alırlar. Bu işbölümünün sonucunda, bir grup bisikletçi yardımlaşarak tek tek gidebileceklerinden daha az eforla birim zamanda daha çok yol katedebilirler.
Yani Peloton, bisiklet yarışlarında sporcuların rüzgar direncini azaltmak ve enerji tasarrufu sağlamak amacıyla bir arada, sürü halinde pedal çevirdikleri ana gruba verilen isimdir.
Fransızca “küçük top” anlamına gelen bu terim, stratejik konumlanma sayesinde %40’a kadar daha az enerji harcanmasını sağlar.
Bu maç çıkışını andıran sıkışıklık içinde sürebilmek maharet ister. Ve tabi en çok cefayı da rüzgarın geldiği yöndekiler çeker. Takım halinde yarışırken takım üyeleri, takım liderini korumaya alıp onu rüzgardan korur ve o atağa geçerken, arkadan sıkıştırıp yavaşlatanalardan korurlar.
Bisiklet sürerken harcanan enerjinin büyük kısmı hava direncini yenmek için kullanılır.
Bilimsel olarak bu Aerodynamic drag olarak bilinir.
** Özellikle:
30–50 km/s hızlarda enerjinin yaklaşık %80–90’i hava direncine gider. Bu yüzden öndeki sporcu çok daha fazla enerji harcar.
Peloton içinde “drafting” etkisi
Peloton içinde sürmenin ana sebebi drafting denilen etkidir.
Öndeki bisikletçi havayı yarar, arkasında daha düşük basınçlı bir hava boşluğu oluşur.
Arkadan gelen sporcu bu boşlukta sürer. Bu fizik etkisine de Slipstream denir.
** Enerji tasarrufu ne kadar?
Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki:
Öndeki sporcu tabii ki %0 tasarruf!
Hemen arkadaki %25–30 enerji tasarrufu, Peloton ortası; %30–40 tasarruf.
Yani pelotonun ortasında sürmek çok daha az güç gerektirir.
** Peloton neden sürekli hareket eder?
Peloton sabit değildir, öndeki sporcular yorulunca geriye düşer, arkadakiler öne geçer.
Bu dönüşümlü sisteme “pulling the peloton” denir.
Pelotonun şekli bile fiziğe göre değişir Rüzgar yönüne göre peloton şekil değiştirir.
Yan rüzgâr varsa sporcular diagonal (yelpaze) şeklinde dizilir. Bu taktiğe de Echelon formation denir.
** Mass Crash
Bisiklet yarışlarında peloton içindeki kazalara genelde “mass crash” denir. Bu tür kazalar özellikle Tour de France gibi büyük yarışlarda sık görülür. Sebebi, pelotonun fiziksel ve dinamik yapısıdır.
Çok küçük mesafe ile sürüş (genellikle 10–30 cm aralıkla) ve saatte 40–60 km hızla…
Bu kadar yakın sürüste bir sporcu aniden fren yaparsa arkadakinin tepki süresi yetmeyebilir. İnsan tepki süresi ortalama 0.2–0.3 saniye civarındadır.
Bu sürede bisiklet yaklaşık 3–5 metre ilerler. Bu da çarpışmayı kaçınılmaz yapabilir!. Bir bisiklet devrildiğinde arkadaki bisiklet ona çarpar, o da yanındaki sporcuya çarpar. Yani zincirleme düşüş oluşur ki bu fiziksel zincir reaksiyonuna Domino effect denir.
Sonuç olarak peloton, bisiklet yarışlarının kalbinde yer alan bir stratejidir. Rüzgar avantajından enerji tasarrufuna kadar birçok faktörü etkileyen bu sistemin nasıl çalıştığını bilmek, profesyonel yarışları daha iyi anlamanın ve bisiklet sporunun inceliklerini keşfetmenin anahtarıdır!.
