Futbolun ironisi: Moral, sonuçtan doğar. Ama sonuç için de moral gerekir. Yumurta-Tavuk ikilemi gibi..
Rakibin dün akşam almış olduğu galibiyet hem tribünlerde hem de oyuncuların üstünde bir moralsuzlik oluşturmuş. Tribünde yer yer boşluklar vardı, Fenerbahçe’de de bir konsantrasyon kaybı. Hemen fark ediliyordu..
Tedesco da değişime gitmiş ama hiç iyi olmamış. Brown’ın hafta içindeki performansı hoşuna gitmiş, belki biraz ondan; 3-5-2 tercih etmiş ama planları hiç tutmadı.
Samsunspor önde rahatsız etti, Fenerbahçe topu ikinci bölgeye aktarmak da zorlandı, İsmail kulübede olduğu için Kanté’li orta saha yumuşak kaldı ve baskılı oynama, Kerem’i kaleye yakın oynatma fikri yürümedi. Üstüne Mert-Musaba kanadı çok gedik verdi.
Bu kanattan gelen ilk ortaya stoper oynayan Levent ve Osterwolde kafa vurdurdu ve ilk top yine gol oldu..
Fenerbahçe’nin biraz silkelenmesine sebep oldu bu gol, tenis maçı gibi bir o kaleye bir bu kaleye akan oyunda Guendouzi’nin şık golü moral ibresini Fenerbahçe’ye çevirdi ama uzun sürmedi. Aynı kanattan gelen ikinci orta da gol oldu ve Fenerbahçe’nin süngüsū düştü ve ilk yarı boyunca dikiş tutmadı. Mert Müldür ve seyirci arasındaki kopuş da ayrı bir moralsizlik oldu.
O kanattan Samsun 10 orta yapsa 5’i gol olabilecek gibi bir durum oluştu. Takım da tedirgin oldu..
Yiğit Efe’yi oynatsa niye oynattı oluyor, oynatmasa başka bir türlü. Bugün Fenerbahçe defansının göbeği berbattı. Iki voleybolcunun tam ortasına plase atarlar ya? Ikisi de birbirine bırakır ve sayı olur. Ama bir kere olur. Biri diğerine der ki bu taraftan gelen top benim. Fenerbahçe defans göbeği böyle iki gol yedi, adam bomboş vurdu.
Guendouzi haricinde ayakta kalan olmadı, biraz Musaba belki. Brown sol açık gibi oynayamaz, Sidiki zaten şu an oynayacak durumda değil, hiç top tutamadı. Kante, Fenerbahçe’nin sırtında kambur..
Fenerbahçe ikinci yarıya da aynı 11’le başladı, oyun da doğal olarak değişmedi..
Fenerbahçe’nin sezonun başından bu yana topu ileriye taşıyamama konusunda bu kadar sıkıntı çektiği bir maç olmadı diye biliyorum. Orta sahası hiç oyunu tutamadı. Defans çok tedirgindi ve çok geride kaldı. Kompakt olamadılar.
Tedesco’nun özellikle İsmail hamlesi orta sahaya bir toparlanma getirdi. 70.dakikaya kadar Fenerbahçe kaleyi hiç bulamadı .
Nene’nin oyuna girmesi ve sol öne geçmesi, Levent’in de beke geçmesinden sonra iki kanat etkili oldu ve Fenerbahçe ancak son 10 dakikada etkili ataklar geliştirmeye başladı.
Açık konuşmak gerekirse Fenerbahçe tribünü de kaybetmişti bu dakiklarda. Köstek yok ama destek de yoktu..
Asensio’nun inanılmaz bir pası, Nene’nin uzatma dakikalarındaki iyi bitirişi ancak bekareti kurtardı diyenler yanıldı, çünkü 90+6 da Sidiki çıktı sahneye ve Fenerbahçe’ye altın değerinde 3 puanı getirdi kornerden.
Fenerbahçe intiharın eşiğinden son anda döndü gerçekten. Intihar dememin sebebi bu kadar kötü maça başlanmaz, bu kadar kolay gol yenmez.
Bugün Guendouzi çok büyük oynadı. Asensio yine şapkadan tavşan çıkardı. Oynadığı oyunu beğenmedim ama yaşı çok genç olduğu için eleştirmiyorum ve yazının başlığını ona adıyorum:
Ne güzel şeysin sen, yaşın 19..
mail: bruno.monte@abcspor.com
twitter: @BrunoMonte1907
