https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

BİZİM KRİNO, TRABZON FUTBOLUNUN BÜYÜKBABASI

Okunması Gerekenler

Trabzon futbolu babası dendiğinde; akla genelde iki isim gelir; Ahmet Suat Özyazıcı ve Özkan Sümer.

Ama kasedi biraz daha geriye sararsak; bir büyük efsane daha var ki, o da tek kelimeyle büyükbabası!

Bugünkü yazı kahramanız Krino Kafato 1924 Trabzon doğumlu olsa da, aslında öyküsü 19. yüzyılın ortasına, Kırım Savaşı’na dayanıyor.

Kırım’da Rusya’ya karşı Osmanlı-Britanya-İtalya ittifakı tarafında savaşan Sardunyalı bir general olan General Kafato’nun Sultan Abdülmecit’ten sığınma talep etmesi ve Trabzon’a yerleştirilmesiyle, hem kendisinden sonra gelecek Kafato kuşaklarının, hem de belki Trabzon futbolunun kaderi çizilmiş oldu.

Trabzon’a yerleştikten ticaretle meşgul olan Kafato’ların üçüncü kuşağı Krino’nunsa pek o taraklarda bezi yok, tek sevdiği şey spordu.

Genç Krino bisiklet, yüzme ve tenisle uğraşıyor, aynı zamanda İdmanocağı’nın atletizm takımında yer alıyordu (100 metre ve yüksek atlama).

Her sporu seviyor da olsa tek bir aşkı vardı; futbol!. Henüz lise çağlarında Trabzon Lisesi takımının kalesini korurken şehirdeki futbol meraklılarının dikkatini çekmeye başladı. Krino, liseden sonra Trabzon İdman Ocağı’nın da kalesini korudu, ancak hayat onu futbol kadar çok sevdiği Trabzon’dan ayırdı.

Tıp okumak için İstanbul’a taşınmak durumunda kalan genç Krino, burada da çok sevdiği futboldan ve kalecilikten kopmadı ve kendisi gibi Trabzon’dan gelen diğer futbolcularla beraber Süleymaniye takımında forma giymeye başladı. Hatta bu takımın kalesini korurken bir Beşiktaş maçında Siyah-Beyazlılar’ın efsane futbolcusu Şükrü Gülesin’in kullandığı bir son dakika penaltısını kurtarmış ve maçı 2-1 kazanmışlardı.

Tıp fakültesini ve askerliği bitirdikten sonra 1950 yılında memleketine geri döndü. Kaleci olarak formasını giydiği İdman Ocağı takımına bu kez yönetici olarak döndü ve Trabzon şehrine ve futboluna hizmet vermeye devam etti.

İlerleyen yıllarda Türkiye’den de ayrılıp Kanada’ya (Toronto) yerleşse de ruhen Trabzon’dan hiç ayrılmadı. Bir yıl sonra evlenir. Dört çocuğu olur. Ama memleket hasreti ve sevdası hiç eksilmez.

İşte 1850’lerde İtalyan bir generalin sığınma hikayesiyle başlayan Kafatolar’ın Trabzon aşkı, Krino ile büyüdü ve hiç sönmemecesine 10 Mayıs 2017’deki vefatına kadar devam etti!.

Üstelik dokunduğu herkese sadece futbol aşkını değil insanı değerlerini de aktardı. Nerede yaşarsa yaşasın. Şehirde Bizim Krino abi” olarak anılan, şehir futbolunda devir açan en büyük isimlerden biriydi bugünkü odak noktamız.

Dostlarının hafızasında tam bir Trabzon beyefendisi, evrensel bir insan, koyu bir Trabzonsporlu! O sadece spor özeli değil, Trabzon’un köklü mozaiğinde yer alan en renk simalardan biri olan ailenin mensubu, Krino abisiydi.

Ve yazımızı da efsane ismin, bu toprakların görüp görebileceği en büyük efsane için dedikleri ile bitirelim; “insanlık yalnız bir yoldan ileri gitmez. Sosyal, ilim, artistik, sanat bakımlarından… Bunların hep birbiriyle beraber bir harmoni içinde ileri gitmesi icap eder. Umuyorum ki bu ülkede herkes Atatürk’ün yolunda devam eder”

Son Haberler

BASKETBOLDA DEĞİŞEN KURALLAR; BEFORE-AFTER

Herakleitos’un çok bilinen bir sözü vardır: “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.” Basketbola baktığımızda da bu sözün ne kadar doğru...

Benzer Konular