GEORGE BEST
22 Mayıs 1946’da, Belfast’in varoşlarında alkolik bir anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya gelir İrlanda’nın en büyük futbol hatta spor efsanesi.
İlk sahaya adım atışı; mahallenin takımı Croagh ile… Kısa boyu ve çelimsiz yapısına inat üstün yeteneğiyle dikkatleri üzerine çeker. Lisedeyken Manchester United’in menajeri Bob Bishop tarafından keşfedilir ve Bishop dönemin efsane teknik direktörü Matt Busby’ye heyecan yüklü bir telgraf çeker: “Sanırım senin için bir dahi buldum.”
Çalım atarken vites düşürmeyen, rakibin üzerine gitmekten çekinmeyen tek kişilik bir orduydu George Best. Manchester United efsanesi, birçoklarına göre dünyanın en iyi oyuncusuydu. Kuzey İrlanda ile 37 milli maç oynamış (9 gol) ama Dünya Kupası göremeden futbol kariyeri sona ermişti.
10 senede fazla formasını giydiği Kırmızı Şeytanlar ile 361 maçta 137 gol atarken, 2 lig 1 Avrupa kupası kazanmış, 1968’de Ballon D’Or alırken, 1971’de de üçüncü sırada yer almıştı.
Şu söz onu anlatmak için yeterlidir sanırım; Pele Good, Maradona Better, George Best !!
Best’in futbolu, topu adeta dans ettirerek oynamasıyla ünlendi. Rüya gibi çalımlar, yıkıcı hız ve şaşırtıcı gol yetenekleriyle izleyenleri büyüledi.
“Hayatımdaki her şeyi çalımladım, alkol hariç” diyen Best, hayatının çoğunu kendisine bir sürü sorun çıkaran ve ölümüne sebep olan alkolizm ile uğraşarak geçirdi!..
Futbolun James Dean’i, akciğer enfeksiyonu ve organ yetmezliğinden 59 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Futbol kariyerinde başarılara imza atan Best’in hayatı, maalesef saha dışında da fazlasıyla dikkat çekiciydi. Hem yetenekleri hem de disiplinsiz kişiliğiyle ünlüydü. Alkol, gece hayatı ve sürekli olarak medyanın ilgisini çeken skandallar, onun hayatını karmaşık hale getirdi.
Sir Alex Ferguson “Best, tartışmasız futbolumuzun ürettiği gelmiş, geçmiş ve gelecek en yetenekli futbolcuydu” diyecek, Gordon Mcqueen; “Futbol oynamıyordu, şiir yazıyordu ve bizlerde dinlerken kendimizden geçiyorduk” sözleriyle hayranlığını belirtecekti. Ama Best’in tek aşkı maalesef futbol değildi.
1968’de Ballon d’Or kazandığı yılı, Best’in zirveye çıktığı yıl olarak kabul edebiliriz. Ancak bundan sonra onun kariyerinde inişler başladı. 1974’te Manchester United’dan ayrıldı ve ardından birkaç farklı kulüpte oynadı. Ancak Kırmızı Şeytanlar sonrası çok net bir sert serbest düşüş yaşadı!..
Uzun uzun yazmaya gerek yok aslında… Dünya futbol tarihinin en büyük yeteneklerinden biri olduğu, seveni sevmeyeni istisnasız herkesin ortak fikri.
En unutulmaz cümlesi aslında onun hayatına ve yaşam tarzına en güzel şekilde ışık tutar aslında; “Benim gibi bir hayatı yaşamak, insanın her şeyini alır. Ama buna rağmen her şeye değerdi.”
Biz de yazımızı tarihe geçen futbol efsanesinin, tarihe geçen sözlerinden bazıları ile bitirelim;
“Eğer çirkin olsaydım, Pele’nin adını hiç duymayacaktınız.”
“Paranın çoğunu içkiye, kadınlara ve hızlı arabalara harcadım. Geri kalanı ise çarçur ettim.”
“1969’da kadınlardan ve alkolden vazgeçtim; hayatımın en berbat 20 dakikasıydı.”
”Eğer bana; 5 kişiyi çalımlayıp, 40 metreden Liverpool’a nefis bir gol atıp tribünleri ayağa kaldırmak mı ya da bir dünya güzelini yatağa atmak mı, diye sorsanız; karar vermesi çok zor olurdu. Şanslı biri olarak her ikisini de yaptım. Ama birini 50 bin kişinin gözleri önünde”
