1-0’ı yakalamışsın, sağlı sollu da geliyorsun, orda artık 2’yi atıp fişi çekeceksin. Zaten Aston Villa maçının yorgunluğu 60’tan sonra çıkacak, orası belli. O yüzden bu erken koparmamız ve eksikleri olan rakibimizin direncini kırmamız gereken bir maçtı.
Biz ne yaptık? Hatalar zinciri sonrası Göztepe’ye zorla gol attırdık. Dirençlerini kıracağımıza artırdık. Dakikalar geçtikçe hiç üretemedik. Sadece Musaba’nın adam eksiltmeleri sonucu çizgiye inip ortalığı karıştırmasına bel bağladık. Bu kez yıldızlarımız Asencio ve Talisca da sahneye çıkamadılar. Kalabalık defans arasında kayboldular. Kabul edelim kötü oynadık. Yine de son dakikalarda Mert Müldür’ün iki tane boş kafasıyla golü bulabilirdik, bulamadık. Farkın tekrar 3’e çıkmasına engel olamadık.
Tabii tek sebep yorgunluk değil. Bizim de hatalarımız var. Böyle maçlarda bekler çok önemli oluyor. Sıkışan oyunu açan ekstra adamlar haline geliyorlar. Bugün bizim iki bekimiz de devşirmeydi. Stoper Yiğit Efe sağ bek, sağ bek Semedo ise sol bek oynadılar. Hadi beklerden biri devşirme olunca bir şekilde idare ediyorsun ama ikisini birden kaldıramıyorsun. Hücumlar bir şekilde güdük kalıyor.
Boyle durumlarda bir şekilde oyunu hızlandırman gerek. Hızlı paslaşacaksın ki kapanan rakibi dengesiz yakalayabilesin. Bu işin ustası aslında Fred ama o da kötü günündeydi. Hem çok hata yaptı hem de bir tane araya kilit pas atamadı.
Şampiyonluk böyle maçları kötü oynasan da bir şekilde almaktan geçiyor. Ya yıldızlarından biri şapkadan tavşan çıkartacak , ya duran toptan kilidi açacaksın ya da orasına burasına çarpacak rakibin, o top bir sekilde içeri girecek. Girmedi maalesef. Yapacak bir şey yok.Bu kaybı telafi etmenin tek yolu var, o da önce Kocaeli sonra da Trabzon deplasmanlarından 3’er puanla çıkmak.
Bu maçı hemen unutacağız, derslerimizi çıkartacağız, tekrar galibiyet serisi yapacağız.
Başka şansımız yok.
mail: alp.eralp@abcspor.com
twitter: @alperalp72
