Küçük Bir Ülkenin Büyük Atışı: Estonya ve Disk Atma Mucizesi
Spor tarihinde bazı ülkeler vardır ki nüfusları küçük, imkanları sınırlıdır ama tek bir branşta dünyaya damga vururlar.
Estonya da bu ülkelerin en çarpıcı örneklerinden biridir. Yaklaşık 1,1 milyon nüfuslu bu Baltık ülkesi, atletizmin en teknik branşlarından biri olan disk atmada onlarca yıldır istikrarlı biçimde dünya elitleri arasında yer alıyor.
** Peki Estonya’yı disk atmada bu kadar özel yapan ne?
Estonya’da disk atma, sadece bir atletizm branşı değil; nesilden nesile aktarılan bir spor kültürü… Okul sporlarında ve kulüp sisteminde disk atma, genç yaşlardan itibaren teşvik edilir. Çocuklar atletizme başladıklarında sprint ya da çoklu branşlardan önce çoğu zaman atma branşlarıyla tanışır.
Bu durum, yetenek havuzunun erken yaşta doğru yönlendirilmesini sağlar.
Estonya’nın disk atmadaki başarısı birkaç yıldız isimle sınırlı değildir, ancak bazı atletler bu kültürün sembolü haline gelmiştir.
Gerd Kanter de en önemlisi...2007 Dünya Şampiyonu, 2008 Pekin Olimpiyatlarının Altın Madalyalı sporcusu ülkede en popüler sporcuların başında gelir!..
Uzun yıllar dünyanın en istikrarlı disk atıcısı olan Kanter’in başarısı, Estonya’da disk atmaya olan ilgiyi patlama noktasına getirmiştir. Şampiyon diskçi, ondan sonra gelen sporcular için “hem rol model hem de bu ülkeden dünya şampiyonu çıkabilir” tezinin kanıtı olmuştu.
Estonya ekolünün belki de en önemli farkı, güce değil tekniğe odaklanmasıdır. Disk atma; koordinasyon, zamanlama ve biomekanik hassasiyeti gerektiren bir branştır.
Estonyalı antrenörler aşırı kas kütlesi yerine denge ve ritmi, kısa vadeli sonuçlar yerine uzun vadeli gelişimi ve genç sporcu sağlığını merkeze alan bir sistem benimserler. Bu yaklaşım, sporcuların kariyerlerini daha uzun ve istikrarlı kılar.
Soğuk iklim, açık alanlarda yapılan antrenmanlar ve bireysel spor kültürü Estonya karakteriyle örtüşür. Disk atma, yalnız çalışmayı, tekrar tekrar aynı hareketi sabırla mükemmelleştirmeyi gerektirir. Bu da Estonya’nın disiplinli ve sakin toplumsal yapısıyla uyumludur.
Neden sadece disk atma diye soracaklar olanlara da; Estonya’nın sprint, takım sporları ya da diğer atletizm branşlarında aynı ölçekte başarı gösterememesi bir eksiklik değil, stratejik bir yoğunlaşmadır. Küçük ülkeler için spor politikalarında “her yerde orta seviye’ yerine “bir alanda dünya çapı” olmak daha sürdürülebilirdir (Polonya-çekik atma gibi).
Ama unutulması ki 2000 Sydney’de dekaltonda Erki Nool ile altın madalya kazandılar, yani “sadece disk atma özelinde” bir atletizm sekansları yok. Bu sporda tepeye oynayan isim sayısı ve havuz geniş, diğeri bireysel başarı o ayrı.
Sovyet döneminden Heino Puuste, 2004 Atina Olimpiyatlarının bronz madalyalı ismi Aleksander Tammert Jr., 2019 Dünya Şampiyonası ikincisi Magnus Kirt de ülke topraklarından çıkmış diğer meşhur diskçiler…
Bu disiplinin en baştaki ekolleri Almanya ve Amerika gibi hem çok nüfuslu, hem de derin sporcu havuzuna sahip ülkeler en önemli rakipleri olmasına rağmen, 2004-08 ve 2012 Olimpiyatlarını kürsüsüz geçmediler ki bu küçük ölçekteki bir ülke için çok büyük başarı.
Fazla uzatmadan; bugün disk atma denince akla gelen ülkeler arasında Estonya’nın adı, nüfusundan çok daha büyük bir yer kaplıyorsa, bu bir tesadüf değil; on yılların birikimidir.
