Pravda, 1912’de kurulan ve Sovyetler Birliği döneminde Komünist Parti’nin resmi yayın organı olan gazetedir.
1912’de Bolşeviklerce (Lenin’in doğrudan desteklediği bir yayın) kurulan gazetnin anlamı; “Gerçek”
Devlet ve parti politikalarını halka aktaran en önemli propaganda aracıydı tarihi gazete.
Pravda’nın tarihsel spor anlayışı, Sovyet ideolojisiyle çok yakından bağlantılıydı. Spor, gazetede sadece bir eğlence ya da rekabet alanı olarak değil, ideolojik ve toplumsal bir araç olarak ele alındı.
Ana hatlarıyla şöyle özetlenebilir:
Pravda’ya göre spor Sosyalist insanın inşası; sağlıklı, disiplinli, kolektif bilince sahip “yeni Sovyet insanı”nı yetiştirmenin en iyi yoluydu.
Bireysel yıldızlaşma yerine takım ruhu, kolektif başarı öne çıkarılırdı.
Batı spor anlayışına karşı ideolojik duruş o kadar barizdi ki; Pravda’da Batı sporu genellikle; ticarileşmiş, bireyci, Kapitalist rekabetin yoz ürünü olarak sunulurdu.
Buna karşılık Sovyet sporu; halk için, ahlaki, eşitlikçi olarak tanımlanırdı.
Özellikle Olimpiyatlar, Dünya şampiyonaları, Futbol ve buz hokeyi, Sovyet sporcularının kazandığı her Major başarı sistemin başarısı idi. Adeta Sosyalist sistemin üstünlüğünün kanıtı olarak sunulurdu halka…
Sporcular birer “ideolojik figür”dü; Pravda’da sporcular; mütevazı, parti çizgisine bağlı, halktan biri olarak resmedilirdi. Skandallar, bireysel sorunlar veya başarısızlıklar ya hiç yer almaz, ya da çok sınırlı ve ideolojik bir dille aktarılırdı.
Kitle sporu vurgusu, Profesyonel spordan çok, okullarda beden eğitimi, fabrika spor kulüpleri, işçi ve gençlik spartakiadları öne çıkarılırdı.
Ve en son olarak dil ve üslup… Pravda’nın spor dili; resmi, öğretici, propagandaya yakın bir üsluptaydı. Maç anlatımlarında bile sınıf bilinci, disiplin, yoldaşlık vurguları fazlasıyla görülür, halk üzerinde algı yaratmak çok önemliydi.
Yani sonuç olarak Pravda için spor bir oyun değil, resmen ideolojik bir görevdi.
