https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

90 DAKİKA, AYNI HİKAYENİN YABANCILARI

Okunması Gerekenler

90 Dakikalık Yabancılar
Bir futbol maçında yan yana oturan iki insan neden birbirine sarılır?

Gol olduğunda kimse yanındaki insanın adını sormaz.

Nereden geldiğini, ne iş yaptığını, kaç yaşında olduğunu bilmez. Belki siyasi görüşleri tamamen farklıdır, belki hayatları boyunca aynı masaya oturmayacak iki insandır onlar!.

Ama top ağlara gittiği anda bütün bu farklılıklar birkaç saniyeliğine anlamını yitirir. Birbirine sarılırlar. Sanki yıllardır tanışıyorlarmış gibi.

Sanki aynı mahallede büyümüş, aynı okulda okumuş, aynı hayatı yaşamış gibi.

Oysa birkaç dakika önce birbirleri için tamamen yabancıydılar.

Futbolun en ilginç tarafı belki de budur!.

Sahada yirmi iki oyuncu mücadele ederken, tribünlerde on binlerce insan görünmez bir bağın parçasına dönüşür. Aynı anda ayağa kalkar, aynı anda susar, aynı anda öfkelenir ve aynı anda sevinirler.

Modern hayatın büyük kısmı maalesef bireysellik üzerine kurulu.Kulaklıklarımızla yürüyor, ekranlarımızın arkasında yaşıyor ve giderek daha az ortak deneyim paylaşıyoruz.

Fakat stadyumlar bu düzenin bozulduğu nadir yerlerden biri. Çünkü tribünde insanlar yalnızca bir takımı desteklemez; Aynı zamanda geçici bir topluluğun parçası olurlar!.

Tribünün Görünmez Anlaşması

Bir stadyuma giren herkes yazılı olmayan bir sözleşmeyi kabul eder.

Aynı renkleri taşımak, aynı marşı söylemek ve aynı hikâyeye inanmak… Bu ortaklık, birbirini tanımayan insanlar arasında beklenmedik bir yakınlık yaratır.

Normal şartlarda konuşmayacağınız biriyle doksan dakika boyunca omuz omuza bağırabilirsiniz.

Ve bunu garip bulmazsınız. Çünkü orada birey değil, kalabalığın bir parçasısınızdır.

Aidiyetin En Saf Hali

İnsanlar doğaları gereği ait olmak ister.

Bir aileye, bir mahalleye, bir ülkeye ya da bir ideolojiye..

Futbol kulüpleri de bu aidiyet ihtiyacının en güçlü karşılıklarından biridir.

Bir takımın taraftarı olmak, çoğu zaman bir spor tercihi değildir; bir hikayeye dahil olmaktır.

Bu yüzden insanlar hiç tanımadıkları kişilerle aynı golde sevinirken kendilerini tuhaf hissetmez.

Çünkü aslında o an yabancı değildirler. Aynı hikayenin karakterleridir.

Son Düdük ve Dağılan Kalabalık

Son düdük çaldığında büyü bozulur. Tribünler boşalmaya başlar. Biraz önce omzuna sarıldığınız insan kalabalığın içinde kaybolur.

Kim olduğunu öğrenemezsiniz, zaten istemezsiniz de. Bir daha karşılaşma ihtimaliniz de oldukça düşüktür.

Ama bu durum yaşanan bağı değersiz kılmaz.

Tam tersine. Belki de onu özel yapan şey budur.

Çünkü bazı bağlar uzun sürdüğü için değil, kısa sürdüğü halde gerçek hissettirdiği için hatırlanır!.

Futbolun Asıl Gücü

Fazla uzatmadan bitirelim; futbolun gücü bazen kupalarda, bazen yıldız oyuncularda aranır.

Oysa oyunun en etkileyici tarafı çok daha basittir. Hiç tanımadığınız insanlarla aynı duyguyu paylaşabilmek.

Aynı anda nefesinizi tutmak. Aynı anda umut etmek.

Ve birkaç saniyeliğine de olsa, yabancı olmadığınızı hissetmek.

Belki de bu yüzden futbol yalnızca bir oyun değildir.

Çünkü bazı insanlar hayat boyu arkadaş olur, bazıları ise sadece doksan dakikalığına!.

Son Haberler

OLİMPİYATLARDA GÖREMEYECEĞİNİZ 35 ÇILGIN SPOR

Olimpiyatlarda Göremeyeceğiniz 35 Çılgın Spor Olimpiyatlar dünyanın en prestijli spor organizasyonu olabilir. Ancak dünyanın dört bir yanında öyle sporlar var...

Benzer Konular