Öyle bir ilk devre oynadık ki tam keçiboynuzu. Hafta arası oynanan Kayseri kupa maçının devamı sanki. Çok ama çok yavaş bir pas trafiği, rakibi dengesiz yakalamanın neredeyse imkansız olduğu bir oyun, o bölgenin oyuncuları olmayınca işlemeyen kanatlar ve yerini bulmayan bir kaç uzun pas denemesi. Açıkçası Fenerbahçe’li olmayıp ta bu maça gözatanlar muhtemelen zaplayıp sıkıntıdan kanal değiştirmişlerdir. Maalesef hayalkırıklığı bir 45 dakika.

Ben ligin ikinci yarısının ilk maçı olması sebebiyle daha coşkulu bir futbol bekliyordum. Belli ki Ersun Hoca Denizli ve Rize deplasmanlarında 3’er puan getiren az pozisyonlu garantici oyunu tercih etmiş. Ancak bu tercihi yaparken de yaratıcılıktan ve hızlı paslaşmalardan feragat etmiş, ortaya çıkan bize yakışmayan bir ilk devre oldu.

Sonra ise oyuna Rodriguez girdi. Rodriguez değişik bir oyuncu. Çok savruk, son paslar son şutlar konusunda tercihleri genelde yanlış ancak şöyle de bir gerçek var, bizim en hızlı topçumuz Rodriguez. Delici özelliği var. Gol atamasa da ortalığı karıştırıyor. Onun girmesiyle 10 dakikalık “hızlı bir oyun” seyrettik. Bu 10 dakikalık dilime üstüste pozisyonlar sığdı. İyi oynamayan, boş kaleye gol kaçiran Rodriguez, herşeye rağmen istediğimiz hareketlenmeyi sağladı.

Ancak nedense gol sonrası ne o istenen koşuları yaptı ne de biz onu besleyebildik. Orta sahamız oyundan düştü. Bu sefer üstüste pozisyonlar veren Fenerbahçe oldu. Son bölümde oyunu rakibe vermemizi hiç beğenmedim. Kruse ve Emre’nin yorulması, diğer oyuncuların yaptığı top kayıpları ve son dakikalara kadar yeni bir değişiklik yapmamamız bunda etkili oldu.

Olumlu bir kaç nokta ise Vedat’ın yine az fırsat yakalamasına rağmen skora katkısı, Gustavo ve Serdar’ın koyduğu direnç ve bazı yan top hatalarına rağmen Altay’ın çıkarttığı bir kaç toptu. Sonuçta çok ama çok önemli bir 3 puanla döndüķ bu zorlu deplasmandan.

Pek hoşumuza gitmese de ben Ersun Hoca’nın deplasmanlarda bu oyun tarzına devam edeceğini tahmin ediyorum. Kadiköy’de ve dışarıda çok farklı oynayan bir Fenerbahçe izlemeye devam edeceğiz. Kazandığı sürece de hoca haklı olacak. Yalnız garantici oynamak demek illa ki yavaş oynamak demek değil. Bu konuda muhakkak bir çözüm üretmemiz gerekiyor. 10 dakikalık tempo her zaman 3 puan için yetmeyebilir.

Biz bugün özlediğimiz Antep deplasmanından mutlu ayrılıyoruz. Güzel yedik, sabahtan akşama kadar farklı lezzetleri tatma imkanı bulduk. Üstüne bir de çok istediğimiz 3 puanı aldık. Bizden keyiflisi yok. Ancak en önemlisi lig bitiminde keyifli olmak yani şampiyonluğa ulaşmak. Bunun için de olmazsa olmaz “daha hızlı” oynamak.

mail: alp.eralp@abcspor.com

twitter: @alperalp72

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz