YORGUN AMA MUTLU

04/05/2019          

YORGUN AMA MUTLU

Zor bir gündü Fenerbahçe’liler için.

4 tane çok önemli maç aynı güne sıkışmıştı.

Ben de sabahtan ilk iş olarak Ülker Arena’ya doğru yola çıktım.

Ancak başlangıç istenildiği gibi olmadı. Beklenmeyen Banvit mağlubiyeti ile üzüldük yine de Obradoviç ve dünyanın en güzel takımı olası bir Efes finalinde saha avantajını kaybetmeyi telafi edeceklerdir güveni ile fazla üzerinde durmadım.

 

Esas telafisi olmayan maçlar hemen ardından başladı. Ben de yan taraftaki Metro Enerji Salonu’na geçtim Galatasaray’la Kadın Basketçilerimizin Yarı Final Serisi son maçı için. Karşılaşma esnasında Erkek Voleybol Takımı’mızın şampiyonluk haberi geldi İzmir’den. Hep beraber havalara zıpladık haliyle ancak Kadin Basketbol Takımı Galatasaray karşısında son 3 dakikaya 10 sayı geride girince sıkıntıya girdik. Neyse ki muhteşem bir geri dönüşle kazanmayı bildiler ve finale isimlerini yazdırdılar.

 

Ancak Fenerbahçe dolu gün henüz bitmemişti. Maç çıkışı hemen Kasımpaşa deplasmanı için yola çıktım şehrin karşı yakasına. Istanbul’un göbeğinde olmasına rağmen içeri girmesi en zor stad Kasımpaşa. Deplasman tribünü küçük , bilet bulmak zor. Stadın 4’te 3’ü boş ta olsa Kasımpaşa yönetimi çok katı. Kasımpaşa passoligine sahip taraftarların dışında kimseyi almak istemiyorlar. Ben de senelerdir bıkmadan usanmadan bu garip durumu protesto ediyorum. Bugün çok saygı duyduğum büyüklerimin yardımıyla numaralı tribünde maçı seyretme şansı buldum ama artık bu absürd duruma federasyonun bir dur demesi gerekiyor. %5 Allah’ın emri değil. Evsahibi takım eğer kendine ayrılan %95’lik yeri dolduruyorsa sıkıntı yok ancak tribünler boş kalıyorsa muhakkak deplasman taraftarına kademeli olarak yer açılması gerekiyor. Unutmayalım ki bir federasyonun en önemli görevlerinden biri maçlara daha çok taraftar gelmesini sağlamaktır. Istanbul’un ortasında, Taksim’in hemen altında koskoca asırlık çınarların boş tribünlere oynamalarına engel olunmalıdır.

 

Neyse, uzun bir giriş yaptıktan sonra gelelim gecenin son ve en merak edilen maçına. Yine geri düşmeyi başardık. Artık ben sayamıyorum kaçıncı kez mağlup durumdan kurtulmak için çabalamak zorunda kaldığımızı. Buna can dayanmaz. Hele hele Fenerbahçe gibi yaratıcılık sıkıntısı olan bir takımsanız geriye düşmek maç içinde başınıza en gelmemesi gereken durumdur. Öne geçip kapanan rakibe karşı pozisyon bulmak iyice zorlaşabilir. Neyse ki Kasımpaşa bu manada bize sıkıntı çıkaracak bir takım değil. Savunmada büyük problemleri var. Maçın başından sonuna kadar da Fenerbahçe’nin oyuna hükmetmesine engel olamadılar.

 

Bu baskılı oyunun en önemli faktörlerinden biri Isla-Dirar kanadıydı. Özellikle Isla Kasımpaşa solbekinin sürekli arkasına sarktı. Son zamanlardaki en etkili maçını çıkarttı.Ancak son paslarda çok ta başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim.

Isla gibi ciddi katkı verenlerden biri de Eljif Elmas’tı bugün. Driplinglerde çok diri gözüktü,adam eksiltti, maçı çeviren golünü de attı. Fenerbahçe’ye geldiğinden beri en iyi oyunlarından birini çıkarttı. Tabii Valbuena’yı unutmamak lazım. O bu takımın açık ara en yaratıcı futbolcusu. Eleştirenler diyorlar ki Valbuena bekine yardım etmiyor, defansif olarak zaafiyet yaratıyor. Evet , bu doğru olabilir ama ben iddaa ediyorum Hasan Ali’ye sorsanız kiminle oynamayı tercih edersin diye, Valbuena cevabını verir, çünkü Hasan Ali’nin de hücum anlamında daha etkin olmasını sağlıyor. Bugün de bir gol attı, bir de attırdı Valbuena. Alkışların büyüğünü haketti.

 

Benden bir başka alkış ta bugün Roman Neustaedter’e. Biliyorum sezon başından itibaren çok eleştirdim onu savunma sertliğine sahip olmadığı için. Bugün stoperlerin cezalı olması yüzünden ilk 11’de kendisine yer buldu. Sezon sonu sözleşmesi bitecek, muhtemelen de takımdan ayrılacak ama belli ki sermemiş, çalışmaya devam etmiş. Hiç aksamadı. Ne kadar iyi bir profesyonel olduğunu kanıtladı.

 

Öte yandan sezon sonu ayrılacak olan Ayew de 90. dakikada harika bir kontratak fırsatını heba ederken gözüme takıldı. Belki de Ersun Hoca geçen haftaki ıslıklara çok üzüldüğü için ona yer vermek istedi son dakikalarda ama keşke gelecek sezonlarda yararlanacağımız genç oyuncuları tercih etseydi. Açıkçası Galatasaray maçının sonunda Alper’in yaptığı vuruş gibi , Ayew’in bu maçta harcadığı kontratak ta ilerisi için önemli mesajlar verdi Ersun Hoca’ya.

 

Ancak esas önemli mesajı bu sezonun Fenerbahçe adına tek yıldızı olan sarı-lacivert deplasman tribünleri verdi. Takımı çağırdı maçın sonunda, unutmaya yüz tuttuğumuz ”Perihan Abla” melodisi eşliğinde şu satırları haykırdı.

”Bu sene son olmalı

Arkası olmamalı

Söyletme artık Fener

Acı hasret şarkısı”

Fenerbahçe tribünleri sezonun özetini bu nostaljik şarkıyla yaptı.

Bu güzel günü harika bir şekilde noktaladı.

Bana da uzun  süre sonra bir deplasmandan yorgun ama mutlu şekilde eve dönmek kaldı.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: alp.eralp@abcspor.com

twitter: @alperalp72

YORUMLAR