NE TEPİK NE SEPET… VOLEYBOL ELBET

24/03/2018          

Ne tepik, ne sepet…Voleybol elbet 

Bir şeye uzun süre ara verince yeniden başlamaya bir bahane arıyor insan. Bu bazen basitçe bir Bazar Ertesi ya da Yeni Yıl’ın ilk günü olabildiği gibi bazıları için gündelik hayatın eliptik yörüngesinde ilerlerken kendi ekseninde de fırıldak gibi dönmesinin açılarını denk getirdiği gün olarak Equinox olabilir. (mühendisin bahanesi de başka oluyor)

 

Neredeyse Eylül Equinox’undan beri yazmıyormuşum. Aslında bu süreçte spordan ne seyirci ne terleyici olarak uzak kalmadım; ama nedense bir farklı his geldi. Bir maçı yazıyla anlatmak o kadar da anlamlı gözükmemeye başladı. Ebedi dostumuz Fener’in kupayı kaldırması sonrası bu sezon Euroleague de o kadar heyecanlı gelmedi. Şov kısmı ağır bassa da NBA’ye daha fazla takıldım. Volvo Ocean Race’deki özet bölümleri izlemeye çalıştım. Okyanusların gücü karşısında Homo Sapiens’in aslında ne kadar aciz kalabildiğini bir kez daha gözlemledim.

 

Ama ilk göz ağrım ve joker hakkımı kullandığım branş olan her zaman voleybol olmuştur. Mart-Mayıs dönemi pek çok spor branşında “creme de la creme” karşılaşmalar izleme şansınız yüksek bir dönemdir. İtalyanlar için de voleybol playoff maçları ayrı bir heyecandır. Bu seneki sekiz takım aşağıdaki gibi dizildi (www.sofascore.com)

 

Play off eşleşmeleri de tıpkı maçlar gibi kazanılmış üç oyun üzerinden eleme usulü oynanıyor. İlk beş sıradaki takımlar birbirlerine çok yakınlar. Ancak son üç de her an can yakabilecek kalitede oyunculara sahip. Karşılaşmalar genelde çok yüksek seviyede oynanıyor ve kazananı nüanslar belirliyor. Ben son olarak 17 Mart tarihinde Trentino-Verona arasındaki maçı bant kaydındna izledim. Muhteşemdi.

 

Verona’nın renklerinden olsa gerek ben Trentino’yu tuttum. Yine kazandı adi Fener:)

 

Romantik komedi tarzında bir maç oldu. Her set apayrı çekişmeye sahne olurken, hata yapanın sayı kaybettiği yeni düzende böyle üç saate yakınsayan maçı, yorucu bir iş günü sonrası beşinci setin son sayısına kadar seyredebilmek için hakikaten özel bir rekabet gerekiyordu. Dördüncü set sonrası resmen domuz orgazmı durumları hasıl oldu. Erkek voleybolünün geldiği nokta bir kez daha gösteriyor ki file alçak, saha küçük. FIVB acilen bu konuya el atmalı yoksa yakında maçları tribündekiler de dev ekrandan ağır çekimde algılamak zorunda kalacaklar.

 

Benim naçizane 1.90 boyum zamanında orta oyuncusu için bile yeterliyken şimdilerde libero zor olurduk. İki metre standart aksesuar. Üstelik oyuncular o kadar düzgün fizikli ve el, kol, vücud dengeleri o kadar iyi ki ekrandan bakarken sanki hepsi 1.80 lik makul adamlarmış gibi geliyor. Sanırım basketle voleybol arasındaki en temel ayrım bu… Voleybolde sporcuların esneklikleri ve çabuklukları sayı hedefli bir oyunda zaman hedefli baskete göre çok daha iyi olmak zorunda.

 

Smaç teknikleri de değişiklik gösteriyor. Artık çok sıçramaya gerek yok; buna karşın yatay enerjiyi topa aktarabilmek için müthiş bir bilek, kol, omuz ve bel zincirleme reaksiyonuna ihtiyaç var. Bazı smaçörler rakip bloğun dengesini bozmak için smaç kollarını vuruş öncesi bir kademe daha açıyor ya da çok hafif balans hareketi yapıyor. Trentino’da Sırp smaçör Kovaçeviç sol kolunu çok ilginç kullanıyor. Ekrandan bakınca sanki hafifçe topu ittiriyormuş gibi dursa da rakip sahada bomba gibi patlıyor. İtalya’ya bu sezon gelmesine ve Dante gibi ortasında olmasına rağmen ömrün, Brezilyalı Eder ağırlığınca altın eder. Ortadan blok ve smaç komple takıma destek sağlıyor. Verona’ya gelince aslında maça kötü başladı. 25-23 ile kazandığı ilk set sonrası iki seti de kaybedip tam maçı 3-1 verecekken son bir gayretle dördüncü seti 26-24 aldılar. Son set de 15-13 bitti zaten. Seri şu an 1-1 ve üçüncü maç 24.Mart tarihinde oynanacak. Kim kazanırsa önemli değil, bizim için güzel bir oyun seyretmek yeterli keyif olacaktır.

 

Trentino’nun formasındaki reklamlar ülkede voleybole finansal destek veren sponsorlar konusunda bir fikir veriyor. Adamlar utanmasalar o kalın oyunculara enlemesine bile reklam alacaklar. Saha ve salon muhteşem. Seyirci hep bir arada maç seyredip zevk alıyor. Gözüme takılan bir konu da video Check kültürü oldu. Özellikle Trentino’nun antrenörü 3-4 tane giden sayıyı bu VC itirazlarıyla geri kazanması dikkate değerdi. Kimbilir bu sistemlerin olmadığı bizim dönemlerde nice set ve maçlar böyle hakem hatalarından geçti gitti.

 

Maçın istatistiklerine bakınca karşılaşmanın ne kadar başa baş geçtiği daha net anlaşılıyor. İki takım da aynı sayıyı kazanmış. Trentino biraz daha fazla servisten sayı kazanmış, Verona ise azıcık daha fazla servis kaçırmış. Bu istatistiklere bakınca Trentino kazanmış olabilir diyor insan. İşte sporun güzelliği de burada. İstatistik dediğin bir yere kadar. Sonuçta tabela önemli. Ve tarih kazananı yazıyor.

Özetle İtalya Voleybol Ligi Seri1 de çeyrek final maçları başladı. Kaçırmayın derim.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: attila.sayan@abcspor.com

 

YORUMLAR