BKY İLE 7 SORU 7 CEVAP | ABC SPOR

BKY İLE 7 SORU 7 CEVAP

08/11/2017

*** Fenerbahçe Ankara deplasmanından aldığı beraberlikle liderin 9 puan gerisine düştü ve daha uzun lig maratonunun 1/3’i bile geçmemiş de olsa, camianın direnci bugünden kırılmış gibi.

 

Son iki maçta son golü atıp maçı berabere bitiren takım Fenerbahçe olsaydı “dirençli” takım derdik. Tam tersi olunca takımın direnç eksiliği ortaya çıkıyor ve bu da camiaya yansır.

 

Haliyle herkes öfkeli ve kırgın. Fenerbahçe lig tarihi boyunca oynadığı 1952 maç içinde bu kadar basit goller yediği bir dönem var mıdır ? 1982 sonrası görüntüler olduğu için bu 11 haftadaki kadar tuhaf, basit goller yenmedi diyebiliriz, ötesini bilemiyoruz…

 

Bu yenen basit goller şansızlıktan mı, beceriksizlikten mi, odaklanma sıkıntısından mı, kondisyonsuzluktan mı, moralsizlikten mi yendi? Hepsinden ortaya karışık demek gerek. Ancak “bilerek yendi” gibi suçlayıcı ifadeleri asla kabul etmem.

 

Sadece futbol olarak konuşursak, Fenerbahçe’nin sorunu medya klişesi olarak “geriye yaslanma” veya “korkak oyun” değildir. Korkak, yaslanan bir takım 21 gol atamaz. Osmanlıspor maçı öncesi veriler elimde mevcut, hücum bölgesinde en çok isabetli pas atan takım Fenerbahçe, yaslanan takım bunu  yapamaz. Ancak sorunu iyi tespit etmek gerek.

 

Kaleye isabetli şut atan ilk 25 oyuncu içine Fenerbahçe sadece 1 isim sokabilmiş, Valbuena… Bu da rakip hücum bölgesinde topu kaleye göndermekte ciddi sıkıntı var demek. Fenerbahçe’nin 4 santraforunun (İngiltere, Hollanda, Türkiye gol kralları…) 2 tanesi raporlu. Bir tanesi terlik istirahatinde… Az önce söyledim ama sorunu doğru tespit  etmek gerek.

 

Sadece futbol olarak konuşmaya devam ediyorum. Fenerbahçe’nin sorunu sezon başından beri kalede ve sol kanat savunmasında.

 

Yine futbol sahasının içinde kalalım, bir ligde hakem hatalarının üç sezondur bir takım aleyhine olması görülmüş veya kabul edilebilir bir şey değil. Hakemi de yeneceksin diye sadece Fenerbahçe’ye bir elbise giydirmek adil ve akıllıca değil.

 

Fenerbahçelilerin tamamı mutsuz ve çoğunluğu umutsuz. Kendimi bu umutsuz çoğunluk içinde görmem zira Fenerbahçe’nin mucize iyileşmelerini hafızam sürekli öne çıkarır…

 

Şu anda Fenerbahçe şampiyonluk konuşamaz. İş tamamen takımda bitiyor, 3 maçlık bir seri yakalayıp puan ve özgüven yakalasınlar o zaman konuşulup konuşulmayacağına tekrar bakarız.

 

Mesele yakalayabilir mi ? Futbolcular ve teknik ekip yakalayamayız dediği anda zaten biter. Yakalayabilir derse bir umut ışığı olur.

 

*** Fenerbahçe Ankarada puan kaybetti belki ama benim dikkatimi çeken diğer bir konu; seneler önce Başkente geldiğinde, saatler önce kapıların kapandığı maçlara gitmiş bir Ankaralı olarak, tribünlerdeki toplam 3500 seyirci için düşünceleriniz? Ve de akabinde deplasman takımları için ayrılan %5 kontejan kararı için ne diyorsunuz.?

 

2 sene önce Ankara’dan İstanbul’a arabayla gelecektim. Beypazarı üzerinden geleyim, oraları göreyim diye düşündüm ve navigasyon yardımıyla Beypazarı yoluna girdim ve biraz gittikten sonra Osmanlıspor’un maçlarını oynadığı stadın yol ayrımını gördüm. İstanbul için Olimpiyat Stadı gibi ıssız bir yer.

 

Zaten Fenerbahçe Anadolu deplasmanların gidince sağmal inek gibi gören rakip yöneticiler 5-10 TL olan fiyatları 20-50 kat artırıyor. Nedenlerden bir tanesi o, diğeri de %5 kontenjandır.

 

Bu maç özelinde Fenerbahçe taraftarı kendine ayrılan bölümü yine de doldurdu, en azından televizyondan ben öyle gördüm.

Ankara taraftarı niye gitmiyor dersen, köksüz kulüplerin taraftarı olmaz.

 

*** Bugün belli oldu Aykut Kocaman “en azından şimdilik” devam ediyor. Sizce bundan sonrası nasıl olacak?

 

Futbolsever olarak Aykut Kocaman’a saygım, Fenerbahçeli olarak sevgi ve saygım var.

 

Kendisiyle 3 hafta önce 2 saat sohbet etme imkanım oldu.

 

Fenerbahçe’ye hangi sebeplerle imza attıysa o sebeplerle imzasının arkasında durdu.

 

2010-11 sezonunun son maçında Sivasspor’u yenip Fenerbahçe şampiyon olduğunda maçı anlatan spiker, sanırım Melih Şendil’di, bir cümle kurmuştu: “ve mucizenin adı Fenerbahçe”

 

Aykut Hoca’nın deyimiyle “umarım ve dilerim”

 

*** Bu arada bazı futbolcuların kadro dışı kalacağı söyleniyor. İhale adı geçen futbolculara kalacak gibi gözüküyor. Bu konudaki düşünceleriniz.

 

Yıllar önce bir tatilde İstanbul’a gelmiş ve koşarak Dereağzı’na antrenman izlemeye koşmuştum. 200 kişi bekliyordu, idman var mı diye sordum. Kimse bilmiyor ama bekliyordu. Sonra Müjdat tek başına çıktı sahada 5-10 tur koştu, kadro dışıymış. O kalabalık hipnotize olmuş gibi izledik…

 

Fenerbahçe’de böyle bir kadro dışı bırakma kültürü vardır, işe yaradığını pek görmedim.

 

Kadroya almamak ayrı bir tercihtir, kadro dışı bırakmak ne o oyuncuya ne o kulübe fayda getirir.

 

 

*** Basketboldaki FIBA-ULEB gerilimi ve Fenerbahçe’nin milli oyuncularının milli takımlarla gitmemesi hakkındaki görüşleriniz..

 

Euroleague’de hangi takım gönderiyor diye sormak yeterli olur mu?

Bir de Takım Oyunu programında bu konuyu tartışırken Uzay Gökerman güzel bir örnek verdi. Şampiyonlar ligi ile milli maç takvimi çakışsa Beşiktaş veya diğer kulüpler oyuncularını gönderir miydi diye.

 

 

*** Bakırköyspor’un tesislerinin yıkıldığını öğrendik. Nedir bu ülkedeki spora, sporcuya düşmanlık düşmanlık?

Benim çocuklarım dahil 500 lisanslı sporcusu olan bir kulübün tesislerini Bakırköy Belediyesi gece dozerle yıkıyor. Efendim burası ruhsatsız vs. biz de kanuna uyduk yıktık…

Velev ki ruhsatsız kanunsuz bir iş var ve bu Türkiye’deki tek ruhsatsız yapı. Bakırköyspor’un lianslı gençlerine, çocuklarına, spor okulunda miniklere, orada spor yapan her yaştan insana medenice spor yapacakları kortlar ve salon bulup, onları yerleştirip, sorunsuzca spor yaptığına emin olup sonra yıkım işine girersen o vakit belediyecilik, yöneticilik yapmış olursun.

Orada spor yapan çocuklar gençler ne yapacak, hafta sonu spor yapan halk ne yapacak ? Muhasebesi, kafeteryası, yönetim odaları ve tesisin tüm gelir getirici yerlerini içindeki eşyası kupaları evrakıyla yık, elektriğini, suyunu, doğalgazını kes, ortada dımdızlak bir salon ve kort bırak bunun adı belediyecilik halka hizmet olsun… Vicdansızlık, iş bilmezlik… Dahası da var ama yazmıyorum.

Bari Salon ve kortlar yıkılmasın diye veliler, üyeler, sprocular kulübün önünde toplandığında Bakırköyspor’da görev yapmış olan Nezih de oradaydı. Fenerbahçeliler’in deli Nezihi dediği, Nezihi Tosuncuk.

Yıkılmış bir kulübün önünde kupalarıyla… Göz yaşlarını tutmak imkansız.

 

*** Lucescu’nun yabancı sınırı hakkındaki açıklamaları ve Türk Futbolunu yeni bir yap-boz daha bekliyor gibi. Sizce bugünkü kural değişir mi, değişirse en çok kime yarar?

 

Kural değişir, 8+8 olur, 5+5+10 olur. Olur ve sonra bir daha değişir.

 

Yabancı sayısı oyuncu yetiştirmek önündeki tek engel değil. Engellerden sadece bir tanesi. Altyapı’da torpille oyuncu seç, eski futbolcuları işsiz kalmasın diye altyapının başına gönder, çocukların okul ile sporu bir arada götürmesini teşvik etme, pedagojik eğitim nedir bilme, ailelere umut tacirliği yap, menajerliğin at yarışı tüyoculuğu seviyesine inmesine izin ver sonra git yabancı kuralındaki rakamlar ile oyna…

 

Lucescu kaç yıl burada sorusunu da sorayım mı ?

 

*** Aslında bu haftaki 7 soru bitti ama Yine de bir Kitap tavsiyesi var mı diye soralım

Anlaşmamız 7 soru üzerineydi ama bu haftalık bir istisna yapalım:) Evet var

Sosyal medya yokken bloglar vardı. Uzun uzun analizler, bilgiler okurduk.

Tüm zamanlarda en sevdiğim iki blog dinyakoskrampon ve King Santillana’dır.

King Santillana’nın Fenerbahçeli olduğunu biliyordum ama kimdir bir fikrim yoktu. Blogu da kapattı. Şimdi o sitedeki yazılardan, bazılarını zengileştirip müthiş bir futbol kitabı yazmış. Benim çokça kullandığım tabirle meraklısına… Yazarı Alper Katmer, namı diyar King Santillana.

Dünyada derbiler, taraftarlık, rekabet, amblemler gibi bir çok konuda detaylı ve güzel Türkçeyle rahat anlaşılır bilgiler veriyor.

Kesinlikle tavsiye ederim.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: bozkurt.yilmaz@abcspor.com

twitter: @_bky

YORUMLAR
ABC SPOR | Sporun ABC'si
Sitemizde yer almakta olan istatistiki bilgiler, sayısal veriler ve sitede yer alan tahminler sadece bilgilendirmeye yönelik olup,bu verilerin kesinliğine dair herhangi bir iddia ve sorumluluğumuz bulunmamaktadır. Yazılan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Sitemizdeki fotoğrafların bir kısmı www.seskimphoto.com ajansından lisanslı olarak kullanılmaktadır.İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.