ZEVKSİZ

Galatasaray Fenerbahçe maçları dünyanın sayılı birkaç derbisindendir. Olayları ile skorları ile, maç öncesi ve maç sonrası ile  hep heyecanlı, hep rekabet dolu, hep zevkli olur. Bu gece öyle olmadı. Son yılların en sıkıcı, en kalitesiz, en heyecansız maçını izledik. İki takımında aklı sanki başka yerdeydi. Galatasaray belli ki, bu maça mı odaklanayım, Paris maçına mı, karar verememiş. Fenerbahçe ise yıldızlarla dolu rakipten korksam mı, korkmasam mı diye karar verememiş. Tam bir beraberlik maçı idi ve öyle başladığı gibi golsüz ve zevksiz bitti.

İlk yarının ilk onbeş dakikası Fenerbahçe’nin önde basması ile geçti. Şut denemeleri ile kaleyi de yokladılar ama gollük denecek kıvamda değildi. Galatasaray ancak 20. dakikadan sonra kendine gelebildi ve ilk şutunu Lemina ile 22.dakikada yakaladı. İlk yarı hatta maç boyu Lemina’nın iki güzel şutu ve Falcao’nun ofsayt golü dışında pozisyonu yoktu.

Yine gereksiz ve riskli defans paslaşmaları, top kayıpları, Belhanda ve Falcao’nun yanlızlığı, yeni orta alanın formsuzluğu bu maçta da kabak gibi ortada idi. Kanatlardan top taşıyacak hızlı adam olmadığından tüm yük Babel’e biniyor. Adam daha şimdiden yoruldu. Acilen çift forvetli sisteme geçilmeli. Bundan önceki yıllarda hep ikili forvet işe yaradı. Hatırlayın en eskileden; Tanju- Mirsad, Hakan-Arif, Elmander-Baros, Burak-Umut, Burak-Drogba… Sonrası hep fiyasko. Bu oyunla Paris maçı zor. Beraberlik iyi sonuç olur.

Fenerbahçe daha diri, daha fizikli. Oyuncu kalitesi daha düşük olsa da, daha takım havasındalar. Bu gece Fener biraz cesur olsa, galip gelebilirlerdi.

Fatih Hoca yerini alınca herşey düzelir diye umuyor, kazasız bir Paris maçı diliyorum.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: cem.demircioglu@abcspor.com

twitter: @cemdemircioglu

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz