ZAFERDEN KAÇIŞ !!

Okunması Gerekenler

*MİA SAN HÖNESS

18 yaşındaki Uli Höness 1970 yılında doğduğu şehrin takımı 1846 Ulm'dan Bayern Münih' e transfer olur. Bir temmuz sabahı,...

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı...

brunoEfsanedir diyebileceğim, “Zafere Kaçış” adli bir film izlemiştim çok eskiden. Sylvester Stallone kaleci, forvet Pele. Hoca bir dolu taktik veriyor, hiç biri işe yaramıyor derken, PELE diyor ki; “topu aldığınız gibi bana verin yeter”, Pele, 10 kişiyi çalımlayarak goller atıyor ve Nazi’ler maçı kaybediyor. Film işte !! Dar gömlekli de, “aldığınız her topu Emenike’ye şişirin” demiş, “o alıp topu bi şeyler yapar nasıl olsa” demiş, tüm taktik bundan ibaretti ilk yarıda, komedi işte. Ne olduğunu anlamadan 3.dakikada kalesinde golü görünce bütün hesaplar karıştı Fenerbahçe cephesinde.. Ozan’ın kaptırdığı topta defans arkasına atılan topu Germian ağlarla buluşturdu, bir Avrupa klasiği, hakem Ozan’a yapılan faulü atladı.. Anlatacağım manzarayla bu sezon çok karşılaşacağız geriye düşülen maçlarda, özellikle de deplasmanlarda.

FB MONA 91Fenerbahçe oyun boyunu kısaltmakta ve oyun kurmakta zorlanacak. Çünkü Fenerbahçe’nin santrforu yok, top tutamıyor ileride. Ayrıca defans göbeği ağır ve 3’lü, oyun başlatabilme yeteneğinde bir oyuncu da yok aralarında, o yüzden defanstan uzun ve havadan toplarla çıkış yapacaklar ve çok top kaybı yaşanacak.. O arada defans arkasına atılan toplarda da pozisyon verecek ve belki de ikiyi yiyecek. Nitekim de öyle oldu ve 18. dakikada Hasan Ali Bakayoko’yu ceza sahasında indirdi ve skor 2-0 oldu. Pereira zorunlu Topal – Kjaer değişikliğine gitti golün ardından ama Fenerbahçe yine etkili olamadı ilk yarıda. Ozan’ın ceza sahasında Fernandao’ya verdiği ve Fernandao’nun harcadığı bir pozisyon var sadece, onun dışında hiç bir şey yok. Daha bir 4-4-2’imsi bir şablona dönen, oyun boyunu ve pas boyunu kısaltarak ikinci yarıya başlayan Fenerbahçe sağ tarafta Van Der Wiel’i kullanmaya başlayınca ve Salih de kendine gelince etkili olmaya başladı ikinci yarıda Fenerbahçe.

FB MONA 93İkinci yarının hemen başında Emenike bir tane harcadı, iki dakika sonra da sağdan gelişen atakta golü buldu. Şimdi oyun dönmüşken bir hamle daha yapmak lazım, bir ofansif oyuncuyu daha oyuna almak lazım veya maçı uzatmaya taşımak lazım ki; o da anlamsız. Rakip bu dakikalarda kompakt özelliğini ve özgüvenini kaybetti ama beklenen hamle maalesef gelmedi. Soldan gelişen atakta uzaklaştırılamayan bir atakta Monaco 3-1’i buldu 65. dakikada. 70 de Vitor, Josef-Aatıf değişikliğine gitti, geçmiş olsun. Oyun üstünlüğü sana geçmişken hamleyi yapacaksın arkadaş. 4-3-3 gibi bir şablon bu ve bence doğru bir hamle ama çok geç. Sonra Hasan Ali-Stoch değişikliği geldi ardından, sahada hiç bir şey yapmayan Fernandao orada, ters kademeci ve defansın çabuk tek emniyet subabını da oyundan aldı Pereira. Mantığını sorgulamaya kalksak yazı bitmez..

FB MONA 92Fenerbahçe kalan dakikalarda Monaco savunmasını zorlayamadı ve Şampiyonlar Ligine veda etti.. Aslında doğru bir hoca ile ilk maç daha farklı bir skorla bitebilirdi. Risk alan bir hoca ile bu maçın son 20 dakikası da farklı olabilirdi. Hatta sistem değişikliğine gideceğim diye diretmeyen bit hoca ile de maçlar farklı bitebilirdi.. Daha yumuşak bir geçiş olabilir en azından.. Fenerbahçe’nin bir santrforu yok, Van Persie form tutsa da yok. Özelliği kafayla top uzaklaştırmak olan bir stoperin varken, iki tane daha aynısından alıyorsun, bu parasızlıkta birine de eşek yüküyle bonservis ödüyorsun sonra beleşe 10 numara arıyorsun. Aferin, Skretel mi şampiyon yapar bir takımı, Alex mi? Kaldı ki, Monaco ile iki maç yapıyorsun ve bariz defans hataları var sahada. Skretel’in bonservisinden kalan bir-iki milyonla taraftar Hakim Ziyech bekliyor.

Bana kalırsa verin şu dar gömleklinin tazminatını, en hayırlısı.. Usta terzi dar kumaştan bol gömlek dikermiş, bol kumaştan dar gömlek dikti geçen sene, o gömlekte paso üstünde zaten. Yumurtaya can veren güzel Allah da bizi Gökhan’dan kurtardı, darısı sol tarafa.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: bruno.monte@abcspor.com

twitter: @BrunoMonte1907

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

*MİA SAN HÖNESS

18 yaşındaki Uli Höness 1970 yılında doğduğu şehrin takımı 1846 Ulm'dan Bayern Münih' e transfer olur. Bir temmuz sabahı,...

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay Kerimoğlu transfer olunca daha da...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı Jailson, Gustavo ve Ozan ile...

ERROR BULUT

ERROR BULUT Yüz güzelliği mi iç güzelliği mi meselesiyle uzaktan- yakından bir alakası yok ama "boyu mu, işlevi mi" meselesini çok andıran bir sorunsal daha...

AYAN, PİNHAN VESAİRE

AYAN, PİNHAN VESAİRE “Reklam, talep yaratma sanatıdır.” American Marketing Association (AMA) reklamı bu sözlerle tanımlar. Reklam ve genel olarak pazarlamayı ele aldığınızda en kısa ve en efektif...

Benzer Konular