https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

YORULDUK !

Okunması Gerekenler

ALP ERALPSon bir haftada iki maç yapmıştı Fenerbahçe. Her ikisinde de uzun süre 10 kişi mücadele etmek zorunda kaldı. Bir de unutulmaması gereken bir gerçek var, Fenerbahçe tüm takımlardan daha erken açtı sezonu ve hepsinden daha fazla resmi maç oynadı. Dolayısıyla hem erken açılan sezon hem de son iki maçın yıpranmışlığı bugün etkisini oldukça hissettirdi.

fb basak 2Maça fena başlamadık aslında. Yine alışılageldik bir Fenerbahçe oyunu vardı sahada. Rakibe pozisyon vermeyen, çok pozisyon bulamasa da zaman zaman rakip kaleyi yoklayan, ilk 45 dakikada fena olmayan sarı lacivertliler, ikinci yarının başından sonra yorgunluğun etkisiyle yavaş yavaş oyundan düşmeye başladılar. Başakşehir tam oyunun hakimiyetini ele geçirirken bir anda 10 kişi kaldı. Roller tekrar değişti. Oyun Fenerbahçe’ye döndü.

Tabii 10 kişi kaldı derken Cüneyt Çakır’la ilgili iki satır yazmadan olmaz bugün. İlk devre çoktan atmış olması lazımdı Badji’yi. Artık devre arası yaptığı hataları mı izledi, bir telefon mu geldi bilemiyorum, belli ki yediği haltın farkına varmış, eline geçen ilk fırsatta attı Badji’yi.S anki atmaca gibi bekliyordu bu fırsatı. Badji de yaptığı kontrolsüz faulle yardımcı oldu Cüneyt Hoca’ya. Ancak tüm bunlara gerek var mı Cüneyt Hoca’m? Herkes soruyor niye Avrupa’da yönettiği gibi maç yönetmiyor Türkiye’de diye. Çünkü kafanda hep tilkiler var. Bu hesaplara girmeyeceksin hocam. Sen gördüğünü çal. Maçını yönet, maçın skorunu tayin etmeye kalkma, kimseyi yorma.
fb basak kirmiziDönelim maça, 11’e 10 oyuna dönüldükten sonra Fenerbahçe tekrar bastırdı ama daha önceki maçlara göre daha şuursuz bir baskıydı bu. Yorgunluk çok uzun topa hatta ileri şişirilen topa sebep oldu. Fazlasıyla top kaybı yaşandı.Fenerbahçe son haftalarda çok üretken olmasa bile en azından sahada ”ne yaptığını bilen” bir görüntü sergiliyordu. Bu sefer o görüntü yoktu.İstikrar sembolü Mehmet Topal bile aksadı zaman zaman. Üzerine çok yük binen oyuncular vardı. Sahanın kötülerinden biri,belki de en kötüsü Nani çıktı sahneye, neden ”yıldız oyuncu” olduğunu gösterdi, bireysel yeteneğiyle söktü aldı 3 puanı.
O Nani golden bir kaç dakika önce ayağının altından kaçırdığı top sebebiyle ıslıklanıyordu seyirci tarafından. Fena değildi aslında Fenerbahçe seyircisi. Ciddi destek verdi takımına. Emre’yi de bağırlarına basarak önümüzdeki yıllarda kulüp içinde alacağı görevler için şimdiden yeşil ışığı yakmış oldular. Ancak maçların zora girdiği anlarda bazen o kadar tahammülsüz ve sabırsız olabiliyorlar ki, ben de içlerinden biri olarak yoruluyorum, dayanamıyorum bu negatifliğe !
fb baska nani golBöylesine homurdanma ve ”hööleme ” altında top oynamak hakikaten zor.
Diyeceksiniz ki,”milyonlarca Euro kazanıyorlar, taraftar baskısına da alışık olacaklar”. Tabii ki doğru, tabii ki Fenerbahçe’de oynamak kolay değil. Ama inanın bu kadar tribün homurdanmasının takıma hiç bir yararı yok. Böyle bir atmosferde futbolcu risk almak istemez, şut çekmeye, ara pas atmaya korkar. Yan pas yapar, geri pas yapar. Bu da gol atma şansımızı daha da azaltır. Biliyorum taraftarın reaksiyolarını değiştirmek hiç kolay değil ama şundan emin olun tribünden sahaya ne kadar pozitif elektrik giderse sahadaki futbolcuya o kadar olumlu etkisi olur.
Bu kadar yorgun ve yıpranmış takım, son derece organize ve sert bir Başakşehir’i yenip gönderiyorsa, o futbolcular sadece bağra basılır, alınlarından öpülür.
mail : alp.eralp@abcspor.com
twitter : @alperalp72

Son Haberler

YAZ KIZIM

Bazen kaybettim sanırsın ama çok şey kazanmışsındır. Bazen gömüldüm sanırsın ama ekilmişsindir, yeniden filizleneceksindir. Bazen kazandım sanırsın ama kaybetmişsindir. 10 kişiyle kazanılan...

Benzer Konular