MIRZA ERKAN NAIBIAz önce bitti final maçı. Ben de dahil birçok kişi, daha çekişmeli ve en azından 4-5 set uzunluğunda bir final maçı hayal etmişti. Hayal etmiştim derken aslında böylesi bir finali bekliyordum fikrimi güçlendirmek istedim..
Marin Cilic turnuvadaki en çekismeli maçı olan Fransız Gill Simon karşılasmasından sonra çeyrek finalde Berdych’i, ardından yarı finalde Efsane Federer’i set vermeden 3-0’la geçince aslında finalin de nasıl geçebileceği konusunda bizlere fazlasıyla ipucu vermişti.
Bir Grand Slam turnuvasında önce çeyrek, sonra yarı final ve ardından final müsabası da dahil olmak üzere toplam 9 seti karsılığında tek bir set vermeden kazanan Marin Cilic kesinlikle bu sampiyonlugu haketmiştir!
Kei Nishikori de finale gelmeyi özellikle yarı finalde dünyanın şu anki bir numaralı teniscisi Novak’ı müthiş bir enerji ve mücadele örnegi gösterip yenerek fazlasıyla haketti.
Korttaki soğukkanlı duruşu, enerjisi ve konsantrasyonu ile tenisteki şavasan en önemli oyuncu karakterlerinden biri haline geldi simdiden.
FINAL US OPENGenel olarak klasik Grand Slam finalleri heyecanın çok gerisinde kaldığı düsünülse de, ben yine de tenis kalitesinin oldukça yüksek olduğunu düsünüyorum..
Cekismesi az ama yeni yüzlerin boy gösterdiği, herseye rağmen keyifli bir final izledik..Maç sonu Cilic’in söyledikleri gerçekten altı çizilmesi gereken şeylerdi teniste..
Bundan bir yıl önce şu anda bulunduğu yerin ve oynadığı tenis kalitesinin cok uzağında olmasına rağmen efsane sampiyonlardan Goran Ivanisevic sayesinde, önce oynadığı oyundan keyif almayı ögrendiğini ve çok daha fazla çalısarak bu seviyeye geldiğini söyledi…Ama hepsinden önemlisi bu zaferin Tour’da oynayan diger tüm oyuncuları da bundan sonrası için cesaretlendireceği ve çalısarak bunun mümkün kılınabileceğiydi…
Tenisle kalın..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz